Etiket arşivi: SÂMİHA AYVERDİ

RUZNÂME 1 AĞUSTOS 2016

ruznameSâmiha Ayverdi Okumaları -1-

Kubbealtı’ndan bir ses… Çağlar ötesinden, vicdanın orta yerinden “dünü-bugünü-yarını” nişanlayan ses… Cemil Meriç’in hayran olduğu, Necip Fazıl’ın hürmetle selamladığı bu sesin sahibi Sâmiha Ayverdi hanımefendidir.

Osmanlı’nın son zamanına yetişmesine rağmen tam bir Osmanlı hanımefendisidir Sâmiha Ayverdi… Üslubu, tavrı, usulü. Bu muteber kadın mürşidi Kenan Rıfai Hazrete intisap ettiği andan itibaren nur kervanına katılmış ve böylece tüm eserlerini bu nurani ses şekillendirmiştir. Ruhu resmeden de o.  Maddeyi ruh potasında eriten de…

*

Ne bahtsız bir nesiliz biz! Ne Sâmiha Ayverdi’den haberdarız, ne Nihat Sami Banarlı’dan ve ne de Yahya Kemallerden… Bomboş bir zamanın savsak insanlarıyız.

Günümüz insanı Sâmiha Ayverdi’ye ses vermek zorundadır. Bu ses bizi kendimize getirerek asli hüviyetimizi bize iade edecek. Kulak verelim Sâmiha Annemize:

Türk’ün sanat haritasını yapmış olanlar, “Biz cihana parmak ısırtan hünerlerimizi gösterdik ve gelip geçtik. Amma siz arkamızdan gelenler o hazinenin içine girip, geriden gelenlere bu azametten haber vermediniz. Hâlâ da öyle… Bırakalım bir Süleymâniye’yi meydana getiren ve getirirken de aynı aşı birlikte kaynatıp pişiren taşçıları, dökümcüleri, camcıları, hattatları, sanki bir ot, bir ağaç gibi yerden kendi kendine bittiğini sanacak kadar önünden görmeyen gözlerle geçip gittiğiniz bir sebîli meydana getiren sanatkârın dehâya varmış kudretini dahi hor, hakir görmektesiniz.” demektedirler. (Sâmiha Ayverdi, Ezelî Dostlar, s.9)

“Türk’ün sanat haritasını yapmış olanlar.” Şu kelime terkibine dikkat buyrun! Mazinin mimarları Sâmiha annemin dünyasında birer sanatkâr. Biz mazisiz yapamayız. Mazi bizi inşâ ederken bizde istikbâli inşâ etmeliyiz. Tanzimat’tan beri Türk aydınının anlamadığı gerçek burada düğümlenmekte. Hiç annesiz evlat doğar mı? Annemiz, mazidir işte… Sesini, soluğunu, nefesini mâziden alanların önünde hürmetle eğilirim.

*

Okumaya devam et