Etiket arşivi: metin acıpayam

ÇOCUK EDEBİYATI ROMAN ÇALIŞMASI -17-

Sırrı’nın ‘Serdar uyan artık’ demesiyle Serdar uyandı. Gözlerini açmasıyla başının yere düşmesi bir oldu Serdar’ın. ‘Sırrı Amca’ diye mırıldandı. ‘Sırrı Amca, neler olduğunu biliyor musun? diye soru sormadan Sırrı olanların tamamından haberinin olduğunu söyleyecekti. Koyu bir sohbet başlayıp Serdar’ın soruları gelmeden ikisi de Serdar’ın telefonunun sesiyle irkildiler.

Okumaya devam et

ÇOCUK ROMANI TEFRİKA -2-

Serdar yatağında… Derin şekilde uyumakta. Şakaklarından ince ince boşanan ter ilginç rüyalar gördüğünün delili değil de ne olabilir?

‘Hayalet’ diye bağırdı Serdar. Bağırdı ve uyandı… Uyanır uyanmaz Efesus yaklaştı yanı başına.

-Hayalet, insanların bize taktığı çok aptal bir isim. Biz hayalet değil gerçeğin ta kendisiyiz. İnsanlık ne kadar da zavallı. Bizi düşünmeyen ve okumayanlar anlayamaz. Biz ne hayaliz, ne de hayali…

-Kimsiniz öyleyse? Size ne diyeceğiz biz?

-Soyut… Soyut veya ateşperest varlıklar, bu iki kelime bizim için uygundur. ‘Hayalet’ insanların uydurduğu hayali kelime. Bu kelimeden nefret ederiz, ne kadar bayağı adlandırma.

*

Serdar tüm bu meçhul düşüncelerle okula gidiyor Rehber öğretmeni tarafından kapıda karşılanıyordu.

-Hadi bakalım Serdar okulun psikoloğuna gidiyoruz.

-Aaaa öğretmenim yine mi? Bıktım şu psiko-lokumculardan…

Okumaya devam et

SERVET TURGUT İLE MÜLAKAT 2 -15 TEMMUZ VE MÜESSESE FİKRİ BAŞLIKLI MÜLAKAT-

servet-turgut-2SERVET TURGUT İLE MÜLAKAT

İKİNCİ BÖLÜM

Metin Acıpayam: 15 TEMMUZ DARBE KALKIŞMASI ÜZERİNDEN YAKLAŞIK 4 AY GEÇTİ… GELDİĞİMİZ NOKTA İTİBARİYLE SORUYORUM… TÜRKİYE BELAYI TÜMDEN DEF EDEBİLDİ Mİ? YOKSA BU HADİSELER HENÜZ BAŞLANGIÇ MI?

Servet Turgut: Türkiye, belayı tümden def edebilmek mevkiinde bir ülke değildir! Bela, alnımıza ezelden yazılmıştır bizim… Kuran’ın ifadesiyle “dağların, göklerin ve yerin yüklenmekten kaçındığı emaneti sırtlamak” şeklinde tebarüz eden belanın şerefiyle müşerref kılınmış bir milletiz biz… Belayla gelen şeref… Osmanlı tarihini öyle bir çırpıda hamasetle anlatıp geçiyoruz… Nefsimiz kabarıyor; oh ne kolay! Oysa bu tarihin ne denli bir zorluk ve belayla deruhte edildiğini hissedemiyoruz… Yemen’e niye gitmişiz, Viyana kapılarına niye dayanmışız, Açe’de ne aramışız? Bugünün dünyasında Patagonyalı olmak belasız bir yaşamla tezyin edilmek gibi görülse de, bu durum, Patagonyalı olmanın şerefsizliğini göstermeyen bir dünya matematiğinden kaynaklanmaktadır. Şerefle tecelli eden suretin çizgileri, bela akrebinin iğnesiyle nokta nokta sokulmak suretiyle tersim olunur! Kökünü ya da kafanı koparmak için ağzını açmış bir makas belaysa da, üstesinden gelinecek bir beladır! Belanın büyüğü, böyle bir makas hareketinde kırpılan göz manası vehmetmek şuursuzluğuyla gelir ki; bu şuur kaybı, kendini kayıptır, kökünü kayıptır, kimliğini kayıptır. Hani Kemalistlerin vaat ettiği mutluluk ve muasır medeniyet de zaten, artık başkası olduktan sonra gelen mutluluktur. Kemalizm’in vaat ettiği mutluluğa misal olsun diye onun ağzından konuşayım:

“Namusu elden bırak, kaybederim diye seni endişelendiren bir belandan daha kurtul!”

Okumaya devam et

METİN ACIPAYAM-ÖMER AKPINAR -İSLAM MEDENİYET TASAVVURU HAKKINDA -1-

HABERVAKTİM.COM YAZARI AHMET DOĞAN İLBEY İLE MÜLAKAT

İsimsiz-1

15 TEMMUZ SONRASI TÜRKİYE’NİN İSTİKBALİ BAŞLIKLI MÜLAKAT

Mülakat: Metin ACIPAYAM

 


1-15 Temmuz darbe kalkışmasında bulunan darbecileri “küfür bloku” olarak kabul edebilir miyiz? Eğer böyleyse tüm gayr-i milli unsurlar darbeye dâhil oldu mu?

Türkiye’de bütün darbelerin millet ve devlet bütünlüğüne karşı yapıldığını, muhtevasının laikçi, Kemalist zeminde Batı eksenli olduğunu, Batı’nın çıkarları için yapıldığını asla unutmamak gerek. Darbelerin sebebi, ne istedikleri ve istikameti bazan şartlara göre değişebilir. Meselâ 27 Mayıs, 12 Eylül darbeleri Amerika desteğiyle yapılmış, sonrasında İngiltere gibi birçok Bat ülkesi de desteklemiştir. Bunlar herkesin bildiği mevzular artık. “Küfür Bloku” sözüne gelmek için bu açıklamayı yaptım. İçeride darbeyi bizzat yapan askerî gruplar ve hempası sivil bürokrasi kendisini “küfür bloku”  olarak addetmiyor. Fosilleşmiş birkaç cümleleri vardır. “Ülke kötü yönetiliyor, dinci şeriatçı düzene doğru gidiş var. Bunun için darbe ile yönetime el koymak…” Bu indî gerekçeleri darbecilerin “Küfür Bloku” içinde olmadığını göstermez. Çünkü darbecilerin abisi büyük şeytan Amerika’dır. Dahası var, oyunlarını açık oynamasalar da Almanya, Fransa gibi ülkeler de var. Rusya oyundan haberdardı, fakat çıkarı için oyuna katılmadı, bekledi. Dolayısıyla bu güruhun hepsi belirttiğiniz gibi elbette “Küfür Bloku” dur. Kısaca, tarihten bu yana Türk Ülkesi’ne tuzak kuranlar, darbe planlayanlar daima aynı “Küfür Bloku” nun destekleyicileridir. Değişmez bir durumdur. Haçlılardan bu yana Türk Ülkesi’nin değişmez düşmanlarıdır.

“Bütün gayr-ı millî unsurlar darbeye dâhil oldu mu?” suali uzun bir mevzu. Görünene, verilen bilgilere göre Türkiye dâhilindeki bütün gayr-ı millî unsurlar darbeye fiilen iştirak etmişlerdir, diyemeyiz. Lojistik desteklerinin ve sessiz kalarak yâni pusuda bekleyerek seyrini beklediklerini söyleyebiliriz. Meselâ DHCK, PKKHDP gibi örgütler darbe esnasında pusu olan örgütlerdir. Ayrıca, ötedenberi vesayet rejimi yanlısı derin ulusalcı kanadın medya, bürokrasi, askerî ve aydın kanadı darbenin Amerikan-CIA-FETÖ tarafından desteklendiğini bildiği için “nötr” kalmıştır. Laikçi-Kemalist devlet yanlısı olan bu grup, cumhuru seçtiği iktidarın devrilmesini istemesine ve bu niyet olmasına rağmen fiili ve düşünce desteği şimdilik söz konusu değil.

Okumaya devam et

RUZNÂME 31 TEMMUZ 2016

logobigDarbe Günlüğü -17-

AZERİ GAZETECİ OKTAY HACIMUSALİ’NİN METİN ACIPAYAMLA YAPMIŞ OLDUĞU MÜLAKAT

Mülakat: KARABAKH TODAY adına OKTAY HACIMUSALİ 

 

1- TRT ekranlarından darbe bildirisi okunduğunda ilk aklınıza gelen ne oldu? Yani böyle bir şey beklenen miydi size göre?

Metin ACIPAYAM: 15 Temmuz gecesi evimdeydim. TRT ekranlarından bildiri okunduğu sırada bütün milletimiz gibi bende haşyet içinde olanları izliyor ve düşünüyordum. Darbeci hainler TRT binasını basarak binayı ele geçirmişlerdi. Sadece TRT’mi? Hayır! TÜRKSAT binası bombalanıyor, MİT’e saldırılıyor, TBMM bombalanıyor vesaire. Hainler, milletin silahlarıyla millete saldırıyorlar. Tüm bunlar olurken ümidimi hiç kaybetmedim, biliyordum ki bu millet bu belanın da üstesinden gelecekti. Zira bu millet kutlu millettir. Asil ve hür olmayı benimsemiştir. Ve tüm dünya 15 Temmuz gecesi gördü ki, Müslüman Türk ve Kürt tarihi bir destan yazmıştır.

 2- Güçlenen bir Türkiye ve onun bu gücünden rahatsız olan bir dünya… Darbe girişimini böyle açabilir miyiz sizce?

Metin ACIPAYAM: Osmanlı Devleti’nin ilk toprak kaybettiği yıl her ne kadar 1699 Karlofça anlaşmasıyla olsa da, büyük ölçekte toprak ziyanı 1774 Küçük Kaynarca anlaşmasıyla olmuştur. 1774’den 1974’e kadar 200 yıllık takribi vetirede hep kaybettik ve mağlup olduk. İlk defa 200 yıl sonra 1974’de Kıbrıs’ta kısmi bir muvaffakiyet sağlayacak ve Kıbrıs’tan toprak alacaktık. İşte bu tarih büyük devlet olabilme yolunda milattır. 1974’den AK parti iktidarına kadar hazırlık devresi, sonrası malum… Her sahada söz sahibi olmak isteyen Türkiye ve lideri Tayyip Erdoğan… Tabii ki rahatsız olacaklar, hatta çıldıracaklar. Elden hızlıca kayan bir Türkiye’ye rıza gösterirler mi? Bugünkü savaşın sebebi de bu. Murakabe altına alınamayan Türk devletine ve liderine “aklını başına al, bizden vazgeçersen seni her daim rahatsız ederiz.” mesajından ibaret 15 Temmuz hadiseleri. Bu gerçeği görmeliyiz artık.

Okumaya devam et

TERKİP VE İNŞÂ DERGİSİ 14. SAYI HAKKINDA

12674785_10154049065119939_2072897542_oMetin Acıpayam‘ın umumi neşriyatından mes’ul olduğu Terkip ve İnşâ mecmuasının 14. sayısı BÜYÜK DOĞU hususi sayısıdır…

14. sayı mevzu haritası şöyle;

BÜYÜK DOĞU ÖZEL SAYISI

*İslam tefekkür mecrasının yeniden açılışı

-Derin mağlubiyet, büyük çöküş, kaotik kriz

-İslam tefekkür mecrasının yeniden açılışı

-Büyük Doğu’nun tefekkür hamlesi

*Yirminci asırdaki tartışmalar ve Büyük Doğu

-İslami tefekkürde yenilik arayışları

-Kitap Sünnet Mezhep telakkilerindeki savruluşlar

-Kaosun ortasındaki kutup yıldızı, Büyük Doğu

*Silsilelerin kopması ve Büyük Doğu

-Medresenin çöküşü ve ilmi silsilenin kopuşu

-Tefekkür mecrasının kuruması ve fikri silsilenin kopuşu

-Büyük Doğu’nun silsileyi inşa hamlesi, keşf-i kadim

*İslam’a muhatap anlayış

-Külli anlayışın ihyası

-Akl-ı selimin inşası

-Doğu anlayışın dünya görüşü

*İslam’a muhatap anlayış ve reform teşebbüsleri

-İslam’a muhatap anlayış reform teşebbüslerinin kalkanıdır

-Anlayışın yenilenmesi dinin tahrifine engeldir

-Bilgi kaosu karşısında İslam’a muhatap anlayış

*Oryantalist taarruz ve İslam’a muhatap anlayış

-Oryantalist taarruza karşı müdafaa hattı

-Batının bilimselliği ve İslam’ın ilim telakkisi

-İslam’ı batı felsefesinden kurtaran hamle Büyük Doğu

*Yeni tecdit usulü, İslam’a muhatap anlayış

-İslam yenilenmez, anlayış yenilenir

-İslam yenilenmez, akıl yenilenir

-Fikri tecdit usulü, İslam’a muhatap anlayış

***