Etiket arşivi: MAARİF

METİN ACIPAYAM İLE ‘MAARİF’ DAVAMIZ ÜZERİNE MÜLAKAT

isimsiz-1MAARİF DAVAMIZ başlıklı MÜLAKAT

Mülakat: Tekin Gümüştekin

1) Merhabalar Metin Bey, Öncelikle bizi kırmayıp zaman ayırdığınız için şahsım ve turmeb haber ajansı adına teşekkür ediyorum. Sizin Eğitim sistemi başta olmak üzere  birçok konu da araştırmalar yapmış olduğunuzu biliyoruz. Öncelikle “Eğitim” dediğimiz zaman günümüz şartlarında aklınıza ne geliyor ve ne olması gerektiğine inanıyorsunuz?

Metin Acıpayam: 1,5 asırdır bir buhran içindeyiz. Bu buhranın tüm içtimai hayatımızı kuşattığı aşikâr bir gerçek. Buhran-ı fikrimizin birçok esbapları vardır elbet. Dilsiz ve dinsiz bırakılan bir cemiyet ve bu cemiyetin karanlık ‘aydın’ portresi.

Osmanlı akından akına koşan bir medeniyet devletiydi. Âlemşümul mefkûresi, sarsılmaz imanı ve derin samimiyetten teşekkül etmiş bir cemiyet inşâ etmişti. Ne var ki, ihtiyarlaşan insan gibi Devlet-i Aliyye’de bunaklaşmış ve gevezeleşmişti. Hayatın dışında kalmış ve zamanın nabzını yakalayabilecek külli idrakten uzaklaşmıştı. Bu uzaklaşmakla beraber cevabımızın başında zikrettiğimiz buhran başlamıştı. Buhran âlemşümuldür. Batı’nın buhranı tüm cihana sıçrayarak bu cerahat Şark’ı da içine almış ve Osmanlı yılanlı kuyuya atılmıştı. Bu kuyunun kendine has hususiyetleri ve menfi veçheleri vardı. O zaman ki tabirle ‘cihan-ı husûmet’ yani tüm cihan Osmanlı Devletine husumet besliyordu. Husumetin dahili kahramanları nihayet Tanzimat’la kendini göstermiş, hariçteki dostlarıyla beraber devletimizi ve bu devletin ‘maarif’ anlayışını hedef almışlardı. Sualinizde geçen ‘eğitim’ kelimesini kesinlikle kabul etmemekle beraber lügat-ı ulvi’ den o kelimeye karşılık ‘maarif’ kelimesini kullanıyorum. Sebep? Sebep şudur ki, ecdadımız ‘milli eğitim bakanlığı’ müessesine ‘maarif nezareti’ diyordu. Ne için? Çünkü tüm ilimleri müessirin maarifetini keşf ve idrak üzerine inşâ etmişti. Müessir: Eser yaratan, yaratıcı,  Eser: İnsan.

Okumaya devam et

Reklamlar

RUZNÂME 4 TEMMUZ 2016

ruznameYahya Düzenliyi Okumaya Devam Ediyorum

Yahya Düzenli bugünkü kaleme aldığı yazısının mevzuu maarif meselesi. Maarif meselesini hal edemeyen cemiyetlerin gelişebilmesi ve ilerlemesi mümkün müdür? Elcevab: Hayır… Yahya Düzenli’nin bu yazısı da bir önceki yazısı gibi gayet muazzam… İstifadenize sunuyor, irfan soframızı irfan dostlarımızla genişletiyoruz… Yazının başlığı: Milli Eğitim Bakanı’na “Maarif” Manifestosu… Yahya Düzenli’ye kulak verelim: Deryanın derin sularında sakince seyreden bir denizaltının birden bire su yüzüne çıkışı gibi Osmanlı yabancılaşmasının Tanzimatla birlikte müthiş bir kırılma ile ortaya çıkışı, devam eden süreçte meşrutiyet ve nihayet cumhuriyetle “işgal ordularının yapamayacağı bir cinayetle” nesillerin aidiyet damarlarını koparıp atan yeni rejim, “genç yaratma” operasyonlarına öncelikle maariften eğitime çevirdiği Milli Eğitim Bakanlığı ile başlamıştı. Sonraki iktidarlar da aynı eğitim politikalarını, nesillerin idraklerini dumura uğratma operasyonlarını sürdürmüşlerdir.  Ne yazık ki, bugüne kadar hiçbir iktidar, nesillerin irfânı ve kimlik inşası konusunda yapılan ikazları dinlememiş, feryâdları duymamış, yeni rejimin Tanzimat’tan tevarüs ettiği talim terbiye usûl ve müfredatını şiddetlendirerek devam ettirmiştir.

Bugün,14 yıllık iktidarda bulunmasına ve siyasî istikrar konusunda bir endişesi olmamasına rağmen, ne acıdır ki İktidarın eğitim politikaları ve müfredatına dair “Tanzimat mantığı”nın artçılığından başka bir şey ortada göremiyoruz. Yapılan okul sayısı, onarılan, boyanan derslikler, akıllı tahtalar, tabletler, masa-sandalye kalitesi, atanan öğretmen sayılarıyla övünen iktidarlarımız, ne yazık ki facianın hâlâ farkında değil! Tanzimattan beri su alan eğitim gemisinin kaptan ve mürettebatının, su sızdıran delikleri bile görme basireti yok. Kaptanlar habire değiştiriliyor. Kaptanlık “rüşdü” olmayanlarla yola devam ediliyor. Geminin mâsum sakinleri ise hiçbir şeyden habersiz emniyette olduklarını zannediyor. Gemi batıyor ancak tehlike onlara hissettirilmemeye çalışılıyor.

Okumaya devam et

KİTAP TANITIMI -4-

Kitap Tanıtımı (İslam Maarif Anlayışı)

İslam maarif anlayışı, İslam irfanının insanda ve hayatta gerçekleştirilmesi fikridir. Bu fikrin müesseselerini, usulünü, adabını, vasıtalarını, mecralarını, havzalarını, mekanlarını, şahsiyetlerini, malzemelerini nizami bir anlayış içinde inşa etmek, idare etmek, tatbik etmek işidir. Nizam (sistem) ifade etmeyen bir iş bütünü, neticesinin ne olacağı bilinmeyen kumar gibidir. Bu kadar bahsi, bir “anlayış” çerçevesi içinde nizami bir örgü ile ortaya koymak gerekir. Birbirinden müstakil (bağımsız), birbirini beslemeyen ve desteklemeyen, çok zaman birbiriyle tezat teşkil eden bahisler toplamı değil ifade etmeye çalıştığımız, aksine, merkezi örgü nizamına sahip sayısız unsurun, kendi sahalarındaki sınırsız hürriyete sahip olmasıdır.

  Okumaya devam et