Etiket arşivi: ercan yıldırım

FİKİR VE SİYASET MÜNASEBETİ HAKKINDA MÜLAKATLAR -18-

12166059_160326394350206_2103132826_nERCAN YILDIRIM İLE MÜLAKAT

Metin Acıpayam: Fikir Adamı ve siyasetçi hakkında başlayacak olursak… Fikir adamı ile siyasetçi arasındaki mukayese konularından calib-i dikkat olanı, bilgiye muhatap olmak ve onu yoğurmaktır. Siyasetçilere “gerçek” bilgi akar, öyle ki bilgiye boğulacak denli çok ve çeşitlidir. Fikir adamlarının malik olmadığı sayısız bilgi vahidi siyasetçilerin önüne, istemeseler de gelir, yığılır. “Gizli” veya “önemli” sıfatlarıyla tasnif ettikleri çok sayıda bilgiye sahiptirler. Halkın ve tabii ki fikir adamlarının sahip olmadıkları birçok bilgiye malik oldukları için “nefs emniyetleri” fevkalade gelişir. Fikir adamlarından daha fazla bilgiye sahip olmak, zihni evrenlerinde enteresan mecralar oluşturur ve garip tavırlar halinde dışarıya dökülür. Bu hal karşısında fikir adamının tavrı ne ölçüde ve ne şekilde olmalıdır?

Ercan Yıldırım: Siyasetçilerin, kendi gündemleri, kendi bürokratik işleri vardır. Dolayısıyla siyasetçinin bilgisiyle fikir adamının bilgisi arasında ilişki kurmak zaten mümkün olamaz. Fikir adamının siyasetçi karşısında alacağı tavır bellidir; bulunduğu devlet, millet, toplum, ülke… adına ne denirse, mensubiyetini oluşturan değerleri ikame edecek, onu güçlendirecek faaliyetleri yerine getirmeye devam etmeli. Müslüman bir entelektüelin temel gayesi bu bakımdan İslam’ın öngördüğü yaşama biçimini hayata geçirme hususundaki dikkatlerini üst seviyeye çıkarmak, Allah’ın istediği ölçüde yol yürümeyi sağlamak olmalıdır. Burada siz siyaset ile fikriyatı bir ve beraber olmaktan çok karşı karşıya gibi de algılarsınız, yanyana da düşünebilirsiniz. Halbuki hem siyasetin hem fikriyatın kendine özgü varoluş alanları, menfaat birliktelikleri, çıkarları dolayısıyla dünyaya özgü nitelikleri bulunur. Mesele her iki kesimin kendi ikballerini, toplumlarının ve ülkelerinin en başta da halife olarak geldikleri dünyada misyonlarının üzerine çıkarmamaları gerektiğidir.

Metin Acıpayam: Siyasi kadrolar meselenin tatbikat kısmıyla ilgilidir. İslam medeniyetinin yeniden inşasından bahseden cumhurbaşkanı ve başbakanın, çalışma yoğunluğu hatırlanırsa İslam medeniyet tasavvurunu geliştirmesi düşünülemez, İslam medeniyetinin inşasından önce tasavvurunun (fikriyatının) geliştirmesi gerektiği açıktır. Sizce Türkiye’de İslam medeniyet tasavvurunu geliştirecek, medeniyet müesseseleri numunelerinin fikrini örecek, siyasetçiler ve sair aksiyonerler tarafından inşa ve tatbikatını takip ve teftiş edecek fikir ve ilim adamı kadroları mevcut mudur?

Ercan Yıldırım: Burada önemli olan iki konu var. İslam medeniyeti dediğimiz maddi medeniyet inşasını İslam’ın bize emredip emretmediğidir. İslam Müslümanlara, herkesin kulluğunu unutmasına neden olacak maddi imkânları inşa etmesini emretmediği gibi aslında bundan nehyeder. Dolayısıyla İslam için öncelik, Allah’ı yeryüzünde unutan, unutturmaya çalışan küfre karşı mücadele sahasını kurmaktır. Diyebilirsiniz ki küfürden daha fazla sermaye temerküzü sağlar, çok daha güçlü silahlar icat edersek küfre galebe çalarız. Bu imkanları ele geçirmek zaten küfürle ilgilidir.

Okumaya devam et

Reklamlar