Kategori arşivi: ZİHİN KONTROLÜ

METİN ACIPAYAM-PROF. DR. NEVZAT TARHAN MÜLAKATI (ParaPsikoloji ve Biyoloji)

Reklamlar

DOÇ. DR. SULTAN TARLACI İLE MÜLAKAT

Batı Tıp ve Psikiyatrinin İflası

Mülakat: Metin ACIPAYAM


sss

 

Metin ACIPAYAM: Biyoloji, batıda pozitif bilimlerin içinde yer alıyor, hem pozitif bilim mecrasında olması hem de tüm canlıları tetkik eden bilim olması hasebiyle, insanları da tetkik etmesi, ciddi bir problem değil midir?

Sultan Tarlacı: Evet, biyoloji fen bilimleri ve pozitif bilim içerisinde ama pozitif bilimlerin kraliçesi yine de fizik. Biyolojinin bazı alt dalları elbette bilimin klasik tanımının ölçütlerini karşılamaz. Gözlem ile bir hipotez oluşturursun, biyolojik yapıda deney yaparsın ve sonra da deneyi başkaları da senin metotlarında tekrar eder. Benzer sonuçlara ulaşırsa bu bilim demektir zaten. Ama aynı tekrarı evrim biyologları yapamazlar. Gözlem yapamazsın doğada evrimi görecek zamanın yoktur. Deneyi yapay seçilimle yapsan da doğal seçilimle yapamazsın gibi… Şu da bir gerçek ki bilimin tanımı konusunda da çok ciddi tartışmalar vardır. Karl Popper, Imre Lakotas ve Paul Feyenebard bilimin bilgi elde yöntemlerini ve kutsal bir hava verilmesini yerden yere vurmuşlardır. Onlara göre mitoloji de bilimdir. Bilimin bugünkü söylemleri de bir gün mitoloji değerinde olacaktır çünkü. Önemli olan yöntem olsa da asıl önemli olan elde edilen bilginin değeridir. Diğer yandan mesela -loji ile biten birçok alan da bilimsel kabul edilmez. Mesela teoloji, arkeoloji… Tarih de mesela bir bilim değildir. Dediğiniz gibi insanı da yani kendini biyolojik canlı olarak tetkik etmesinde bence bir sorun yoktur. İnsan kendi kendini nesnesi olarak inceleyebilir. Asıl sorun içe bakıştır. Bilinç, özgür irade, karar verme gibi yetileri inceleme sorunudur. Başkasının bedenini kesip inceleyebilirsin ama kafayı açınca orada bir bilinç göremiyorsunuz. Her ne olursa olsun en değerli bilgi kaynağı gene bilimseldir. Burada bence şunu unutmamak lazım, hiç kimse Tanrısal bilgiye sahip değildir. Bilim insanları ve bilgi üretenler de bunu böyle kabul etmelidir. Aynı zamanda bilimsel bilgiyi değerlendiren halk da aynı şeyi kabul etmelidir. Eleştirdikleri Tanrısal bilgi değildir. Yanlış ve eksiklikleri daima olacaktır.

Temel bilimlerden olan biyolojinin tatbik bilimi olan tıp, psikiyatriyi kendi bünyesinde inşa etmesi (yani psikiyatrinin tıbbi model olması) ciddi bir handikap oluşturmaz mı?

Okumaya devam et

PARAPSİKOLOJİ VE ZİHİN KONTROLÜ MÜLAKATLARI -2-

Zihin kontrolü konusunda çalışan devletler ve uygulamaları

METİN ACIPAYAM : Hocam zihin kontrolü denince pisijik güç geliyor bu konunun tarihini bize kısaca anlatabilir misiniz ?

VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Metin Bey, Pisijik güç zamanın kendisi kadar eski olmakla birlikte bilimsel çevreler tarafından maalesef yeni yeni ciddiye alınmaya başlandı. Artık bilimsel deneyler Pisijik güçlerin var olabileceğini ve onları kontrol edebilirsek, dşünce okumak, zamanda yolculuk, gelecekte ki hadiseleri hissedebilmek gibi imkansız olduğunu düşündüğümüz olayları keşfetmemizin mümkün olabileceğini göstermektedir. Tüm eski inançlarda ve İslam akayidinde insan kainatın bir parçası olarak algılanırken 16.yy da İSAAC NEWTON REUNE DECARTES tarafından insan bir makine gibi algılanmaya başlanmış ve fizik kurallarına tabii tutulmuştur. Nitekim bildiğiniz gibi tüm Ortodoks bilim buradan türemiştir. İnsanı bir makına gibi algılarsak kendi kendini tamir etmesi düşünülemez ve kainatla bir bütünlük oluşturması beklenemezdi. Bu yaklaşım bilimin ilerlemesinde pozitif katkılar sağlarken en basit bir yara iyileşmesini bile açıklayamamaktadır. DR. Rıza Nur ‘un ki kendisi ataistdi ve Atatürk döneminde dört ayrı bakanlık yaptı. Sağlık Bakanlığı dahil. Hayat ve Hatıratım isimli kitabın ikinci cildinde siil hastalığını doktorların iyileştirememesine rağmen yaşlı komlu bir teyzenin okuyarak iyileştirmesini hayretler içerisinde anlatır. Bunun gibi pek çok rahatsızlıklar metafizik metodlarla iyileştirilmektedir.

Okumaya devam et