Kategori arşivi: SURİYE

KARARGAH DERGİSİ ÇIKTI!..

10534709_139948393067455_4121495270475319096_nUmumi neşriyatından Metin Acıpayam’ın mes’ul olduğu Terkip ve İnşa dergisi kadrolarının muhteva yönünden destekleriyle yayın hayatına başlayan KARARGAH dergisi ÇIKTI..

Karargah dergisinin fihristi şöyle;

Neden yeni bir dergi: Ahmet Muhtar Turan

Suriye’de savaşı çoktan zaferi kazandık: Haki Demir

Batasıca Batı: Prof. Dr. Veysel Aslantaş

Suriye’de görünmeyen cepheler: İbrahim Sancak

Suriye Meselesini yakın tarihte aramak: Ahmet Doğan İlbey

İslam Ordusu Meselesi: Nurettin Saraylı

Suriye Savaşı,İslam Baharını başlatacak: Ebubekir Sıddık Karataş

Suriye Savaşının muhtemel neticeleri ve tesirleri: Faruk ADİL

Stratejik Düşünce: Ahmet Selçuki

Cephe Gerisini Tutmak: Fatih Mehmet Kaya

Şevki Karabekiroğlu ile Mülakat: Metin Acıpayam

Keşfedilmemiş bir hayvan türü olarak Şiiler: İlyas Taşkale

Suriye İran’ın sonu olmalıdır: Ramazan Kartal

Suriye, AB’nin sonu olmalıdır: Ahmet Kamil Tuncer

Suriye Rusya’nın sonu olmalıdır: Mustafa Karaşahin

Suriye’nin anlamı: A. Bülent Civan

Rusya ve İran neden çekiliyor: Osman Kürşat Buharalı

Mücahitlerden Haber var: Ömer Faruk Sancaktar

Hilafet Batının da Kurtuluşudur: Yavuz Selim Silahtar

İhanet Şia’nın tabiatında var: Metin Acıpayam

Reklamlar

SURİYE SAVAŞI HAKKINDA MÜLAKATLAR -1-

 Konuşma: Metin ACIPAYAM-MUSTAFA UZUN

 


*Suriye’nin ümmet için manası nedir?

Suriye, hem tarihsel olarak hem de mevcut durum itibarıyla ümmetin merkezindedir. Zaten Nusayri – Alevi rejiminin en büyük zararı, tarih boyunca İslam Ümmetinin tam merkezinde olan bu toprakları tarihin dışına itmeleriydi. Bu topraklar ilk İslam fetihleri sonrasından başlamak üzere bugüne kadar Ümmetin orta yeriydi. Şam’ı ümmet havuzunun dışına itme projesidir Nusayri Rejimi.

*Suriye savaşının ümmet olmak için nasıl bir katkısı var?

Sadece ümmet olmak anlamında değil, ümmet olamama anlamında da büyük bir etkisinin olduğu aşikar. Suriye; ümmet için Çeçenya, Bosna, Filistin, Patani, Moro, Arakan gibi cihad bölgeleri ile kıyaslanamayacak kadar farklı bir kırılmanın adı olmuştur. Bu, içe dönük bir kırılmadır. Filistin özelinde düşünecek olursak HAMAS – FKÖ benzeri bir kırılma değil asla. Ya da Sünni – Şii kırılmasından bahsetmiyorum. Afganistan kırılması dahi Suriye ile kıyaslanamaz. Çok daha derin bir kırılmadan bahsediyorum.

*Cihadın ümmet olmaya katkısı nedir, Suriye misalinde cihadın tesiri nasıl okunabilir?

Dünyanın neresinde bir Müslümanın ayağına diken batsa diğer tarafındaki Müslümanın bunu hissetmesi açısından elbette fiili cihadın etkisini tartışmak manasız. Kardeşi için canını feda etmeye koşan bir yığın yiğitten söz ediyoruz. Ancak sadece koşu düzleminde kalsaydı buna biz “katkı” derdik. Keşke. Fakat sadece bu noktada kalmadı, kalamadı, bırakmadılar.

*İslam coğrafyasının her bölgesinden yiğitlerin gelmesi ümmet olma sürecinde mesafe almamıza katkıda bulunuyor mu, nasıl?

Bir süre önce Moro’da Moro Müslümanları Lideri Hacı Murat ile uzunca bir söyleşi yapmıştım. Sonuçta kazanan, Filipinler Devletini diz çöktüren bir cihadi hareketten söz ediyoruz. İslam Coğrafyasındaki diğer direniş hareketlerine yönelik tavsiyelerini sorduğumda net olarak; “Yabancı savaşçıların, mücahitlerin gelmesine mani olsunlar” demişti. Bakın, çok keskin bir duruş bu. Az önce cihadi koşudan bahsederken bunu anlatmaya çalışıyordum. Afganistan’ı düşünün, Çeçenya’yı düşünün. Şimdi Suriye’de birbirine giren Mücahitleri düşünün. Evinden, vatanından, annesinden, babasından, eşinden, çocuklarından cihat için ayrılıp Şam topraklarına gelen ve yine kendisi ile aynı duygu ve düşüncelerle gelen başka bir mücahitle çarpışan, kan döken, kafaları kesen bir noktaya savrulmayı düşünün. Bugün çağın Nemrudu Esed mi daha çok Müslüman katlediyor yoksa mücahit grupların birbirleri ile yaptıkları çatışmalarda mı daha çok Müslüman hayatını kaybediyor? Açıkçası o yiğitlerin tertemiz duygularla geldikleri Şam toprağında bu kadar Müslüman kanı almalarına tahammül edemiyorum.

Okumaya devam et

KARARGAH DERGİSİ ÇIKIYOR

993580_819055014894774_5285871945509651004_nTerkip ve İnşâ dergisi kadrolarının muhteva hususunda destek verdiği KARARGAH dergisinin yeni sayısı çıkmıştır.

Karargah dergisi TÜRKMEN-DER yayın organıdır. Türkmen- der umumi reisi MEHMET ALİ ÖZTÜRK’e gayretlerinden dolayı müteşekkil olduğumuzu beyan ederiz..

Karargah dergisinin bu sayısı SURİYE CEPHESİ dosya konusuyla çıkmıştır. METİN ACIPAYAM dergiye; İHANET ŞİA’nın tabiatında vardır başlıklı yazısıyla destek olmuştur. Bunun yanında; ŞEVKİ KARABEKİROĞLU ile yapılan mülakatı da dergi sayfalarında yerini almıştır…

İHANET ŞİA’NIN TABİATINDA VAR

İHANET ŞİA’NIN TABİATINDA VAR

Terkip ve İnşâ dergisi yazarlarından Nurettin Saraylı, Fikir Teknesi yayınlarından çıkan “İhanet Şia’nın Tabiatında Var” kitabında, Şia’yı; “ümmetin en büyük ihanet gurubu” olarak takdim eder. Nurettin Saraylı’nın bu muazzam tespiti, kesin şekilde doğrudur. Şia, ümmetin her döneminde haşerat böcekler misali her türlü kefereyle işbirliği yapacak kadar alçalmış, bununla beraber, ümmetin omurgasını çökertmek için her türlü hareket hattında mevzilenmiştir. Yani Şia’nın tarihi seyrinin arka planında her dönem “ihanet” yatmaktadır. Tıpkı bugün olduğu gibi…

Suriye savaşı münasebetiyle görüyoruz ki İran, dostu Rusya ve PYD ile kol kola flört etmekten çekinmiyor. Rus köpeği Esad’ın yerle bir olacağı hengâmede, hain İran devreye girerek Şii nüfusun yaşadığı ülkelerden Şii milisleri örgütlemiş, böylece Suriye Savaşında yeni cepheler açılmıştır.

Okumaya devam et

SURİYE SAVAŞI VE DAYANIKLILIK

Suriye Savaşı ve Dayanıklılık

Dayanıklılık hali, ruhidir… İnsanın hayat karşısındaki dayanıklılığı ruhi istikametiyle doğrudan alakalıdır. İnsan, hususiyeti itibariyle nisyan içindedir, yahut insan demek nisyan; yani aldanan demek değil midir?

Dünya kelimesi “deni” kelimesinden türetilmiştir. Deni; alçak manasındadır. Alçak dünyada nisyan halinde olan insanın aldanması bir lahzadan ibarettir.

*

Dayanıklılık halini sarih şekilde ortaya koyan ise savaş zamanlarıdır. Savaş, mahiyeti itibariyle, insanların ve cemiyetlerin dayanıklılık haline projeksiyon tutan, “dayanabilme” yahut “dayanıksızlık” hallerini çıplak şekilde ortaya çıkaran gerçekliğe sahiptir. Bu sebepten savaşın nihai neticelerinden birisi de devletlerin dayanabilirlik testini ölçmek suretiyle bunu ortaya çıkarmasıdır.

Savaş ve İslam Alemi

İslam âleminin metbu milleti Türk, 1000 yıldır fiili ve içtimai manada İslam’ın liderliği gayesiyle meydan yerinde olan ulvi millettir. Kadim İslam tarihine bakıldığı vakit görülecektir ki, Türk demek aynı zamanda Müslüman demektir. Muhterem ecdadımız, ırkını imanı ile nişanlayan, Türklüğün şartını İslamın şartı mesabesine taşıyan hüviyet arz etmektedir. Müslüman Türk, İslam’dan evvel savaş ve aksiyon mefkuresini, İslam’dan sonra ulvi cihat mefkuresiyle buluşturmuş, böylece 1000 yıl süper güç olmak suretiyle, Greko-Latin sürülerini atına yem etmiştir.

*

Okumaya devam et

KARARGAH DERGİSİ VE ÇALIŞMALAR HAKKINDA

10553380_690949877713198_1767209384810196376_n 10553380_690949877713198_1767209384810196376_n (1)Karargah Dergisi 1 Nisan’da çıkıyor… 

Genel Yayın Yönetmenliği vazifesini METİN ACIPAYAM‘ın  yaptığı Terkip ve İnşâ dergisi kadrolarının, muhteviyat bakımından destek verdiği Karargah Dergisi 1. Nisan’da Çıkıyor…
Karargah dergisi Türkmen-der Yayın organıdır.

Türkmen- Der Genel Başkanı Mehmet Ali Öztürk beyefendidir. Bu vesile ile TÜRKMEN-DER mücadelenin tüm “karargahını” kurmuş bulunuyor…

Karargah Dergisi, Suriye savaşı ve İslam Coğrafyasındaki “oluş” ve “olamayış” mevzuları ile doğrudan irtibatlı olan, mücerret fikrin derinlikleriyle müşahhas-aktüel meselelere nüfus etmeyi planlayan yayın politikası ile meydan yerine çıkıyor.
Hayırlara vesile olması temennisi ile…

Okumaya devam et