Kategori arşivi: KİTAP TANITIM

METİN ACIPAYAM-ÖMER AKPINAR -İSLAM MEDENİYET TASAVVURU HAKKINDA SOHBET-3-

Reklamlar

MEDENİYETİMİZİN ÂMÂ ÜSTADI; CEMİL MERİÇ -3-

*İtibarsızlaştırılmış bir hayata mahkum edilmek

Mütefekkirler için itibarsızlaştırılmış hayat demek, O’nun fikrine sağır ve kör olmaktan doğmaktadır. Mütefekkir; yaşamayı fikir, fikri yaşamak kabul eden, hayatın hay-huyundan sıyrılıp, tefekkür istidadı ile yaşamayı kabul edecek kadar heyecan ve aksiyon sahibidir. Her ne kadar tefekkür sükûneti sevse de, mütefekkir fikrinin kavgasını vermek zorundadır. Bu kavga içtimai konjektörün belirleyeceği usûl ve kaidelerle gerçekleşir. İtibarsız hayat, marazi bir haldir. Öylesine marazi bir haldir ki, oradan kaos çıkar. Kaos, fikrin düşmanıdır. Kaosun olduğu yerde herhangi bir fikrî mesele konuşabilmenin mümkünatı yoktur. Bu sebeptendir ki, mütefekkir için itibarsızlaştırılmış hayatın izahı iki sebeb etrafında tetkik edilmelidir. Bunlardan ilki, anlaşılamama (ademe mahkumiyet), ikincisi ise; itibarsızlaştırılan hayata mahkum edilmektir.

Okumaya devam et

YENİ KİTABIMIZ

Kıymetli ilim adamı Mustafa Yıldız ile Metin Acıpayam’ın yaptığı ZAMAN-MEKAN-VAROLUŞ başlıklı mülakat kitaplık çapa ulaştı, bugün itibariyle Çıra Yayınlarından neşredilmek suretiyle Matbaaya verildi…

Hayırlara vesile olması temennisi ile…

Not: ZAMAN-MEKAN-VAROLUŞ başlıklı mülakat sorularımız 50 küsur ilim adamına cevablandırılması için gönderilmiş, lakin Mustafa Yıldız, Haki Demirve Mehmet Emin Parlaktürk dışında suallerimize cevab veren çıkmamıştır… Ahlakımız gereği, sualleri cevablandıramayanların isim listesini yayınlamıyoruz….

KİTAP TANITIMI -4-

Kitap Tanıtımı (İslam Maarif Anlayışı)

İslam maarif anlayışı, İslam irfanının insanda ve hayatta gerçekleştirilmesi fikridir. Bu fikrin müesseselerini, usulünü, adabını, vasıtalarını, mecralarını, havzalarını, mekanlarını, şahsiyetlerini, malzemelerini nizami bir anlayış içinde inşa etmek, idare etmek, tatbik etmek işidir. Nizam (sistem) ifade etmeyen bir iş bütünü, neticesinin ne olacağı bilinmeyen kumar gibidir. Bu kadar bahsi, bir “anlayış” çerçevesi içinde nizami bir örgü ile ortaya koymak gerekir. Birbirinden müstakil (bağımsız), birbirini beslemeyen ve desteklemeyen, çok zaman birbiriyle tezat teşkil eden bahisler toplamı değil ifade etmeye çalıştığımız, aksine, merkezi örgü nizamına sahip sayısız unsurun, kendi sahalarındaki sınırsız hürriyete sahip olmasıdır.

  Okumaya devam et

KİTAP TANITIM -3-

Bir Hüzünkârın Ömür Defteri

8 ay gibi kısa sürede yayınladığı yüz küsür kitabla  ülkenin tefekkür istidadını tetikleyen Fikir teknesi yayınları, yayınladığı ve yayınlayacağı onlarca telif eserle beraber istikbali inşâ etmeye devam ediyor.

Bu sayımızda ele alacağımız kitab, Fikir teknesi yayınlarından çıkan çarpıcı bir eser. Ahmet Doğan İlbey imzalı “Bir Hüzünkârın Ömür Defteri” isimli malum eser, sahasında ilk olmakla beraber, nevi şahsına münhasır bir seviye ve kalite belirtiyor.

Fikir dolu yazılarıyla ülke gündeminde takip edilen isimler arasında yer alan Ahmet Doğan İlbey, kitabın takdiminin alt başlığını “Bir hâlden bir hâle geçmek” olarak belirlemiş. Buradaki “hâl’den kasıt tasavvufi haldir. Zira müellif tam bir ehl-i tarik karaktere sahiptir. Tasavvuf hal ilmidir, ancak yaşayarak öğrenilir. İşte müellifin “bir hâlden bir hâle geçmek” olarak izaha giriştiği bu haldir ki, tasavvuftaki terakkiyi anımsatır. Anlayacağınız henüz takdimdeki başlıkla okuyucuyu tefekküre sevk eden müellifle başbaşayız.

Okumaya devam et

KİTAP TANITIM -2-

İslam Medeniyet Tasavvuru 1 –Terkip ve Tefekkür-  kitabı tanıtım yazısı

8 ay gibi kısa sürede yayınladığı yüz küsür kitabla  ülkenin tefekkür istidadını tetikleyen Fikir teknesi yayınları, yayınladığı ve yayınlayacağı onlarca telif eserle beraber istikbali inşâ etmeye devam ediyor.

Bu sayımızda ele alacağımız kitab, Fikir teknesi yayınlarından çıkan çarpıcı bir eser. Haki Demir imzalı İslam Medeniyet Tasavvuru isimli malüm eser, üç ciltlik medeniyet serisinin ilk cildini oluşturan,  “Terkip ve Tefekkür” altbaşlığıyla  yayınlanan İslam Medeniyet Tasavvuru isimli eserdir. Bu şaheser niteliğindeki kitap, sahasında ilk olmakla beraber, nevi şahsına münhasır bir seviye ve kalite belirtiyor.

Terkip ve İnşâ dergimizin 6. Sayısının kapak dosya konusu; Terkip İlimleri mevzusudur. Bu kapsamda ele alacağımız bu kitap, terkip ilimleri hakkında fikri bir çerçeve vermekte bizlere. Haki beyin tahayyülünde var olan Medeniyet tasavvurunun gerçekleşme vetiresinde, ilk yapılması gereken iş, ilimlerin tasnif edilmesidir. Bu tasnifle beraber bir asırdır bilgi ağından kurtulamadığımız Batı bilgi telakkisinden kurtulacak, böylece kendimize has bilgi telakkimizi oluşturacağız.

Okumaya devam et

KİTAP TANITIM -1-

Zaman Mekan Varoluş Kitabı

Fikir teknesi külliyatının 23 sırt numaralı “Zaman Mekan Varoluş” kitabı ile başbaşayız. Kitabın müellifi Haki Demir. Kitabın değerlendirilmesine girmeden evvel müellifle alakalı bazı şeyler söylemem gerekiyor.

Haki Demir, kaleme aldığı onlarca telif eserle, tutkulu hayallerini kartal kanatlarıyla doğudan batıya, kuzeyden güneye bütün dünyayı sarıyor, menfaat hırsıyla yanıp tutuşan ellere, son derece mütevazi tavır ve eda ile büyük bir vakar dersi veriyor. Ele aldığı her meseleyi tefekkür mecrasına çekerek rahat insan tiplerinin uykusunu kaçıran bir müellife dönüveriyor. Şanı ve şöhreti yok, menfaat hırsıyla yanıp kavrulan nefsani halleride. Son derece tevekkel halde, “manevi mesuliyetimizdir” deyip bütün aşk ve heyacanını içinde yaşıyor. Dışa vurulan aksiyonun ve heyecanın, insanları fevri harekete sürükleyeceğini gayet iyi bilen Haki Demir, tüm heyecanını içinde yaşıyor. O’nun gözleri dışa bakmıyor, tamamen içe bakıyor. O’nun kulakları dışarıyı duymuyor, içini ve kalbini duyuyor. Kalb ve gönül iştiyakından cezb olan dehavari akıl ve mantık muhayyilesini, tasavvuf ocağında terbiye edenlerden. Böyle biriisi Haki Demir. Eminim bu satırları okuyunca, nefsinin kabarmasından korkarak, bu sözleri önemsiz görecektir. Zira O, methiye ve eleştirilere çoktan kulaklarını kapatmış. Methiyenin nefsani kabarmayı, tenkidin ise tersten nefsi tetiklediğini her vesilede dile getiriyor. Bu tür ucube şeylerle enerjisini tüketen insan tiplerine ise yarı üzüntülü eda ile tebessüm ediyor.

Okumaya devam et