Kategori arşivi: KADİM ESERLER

KISA SÖZLER VE VECİZELER -11-

Medeniyet Devletimiz için FERT-CEMİYET-DEVLET-MEDENİYET dörtlü terkibli fikriyat üzerinde çalışarak yeni ilimler kurmalı. Pozitvist akıldan kurtulmak için AKL-I SELİMİ
Batı Bilim Telakkisinden kurtulmak için İSLAM BİLGİ telakkisini,
Batı İhtisas belasından kurtulmak için KÜLLİ İDRAK şuur ve hassasiyetini TERKİB ve İNŞÂ etme mecburiyetindeyiz.
İslam Medeniyet Hamlesinin fikir alt yapısı buralarda!..
Gerisi koca bir fiyasko!…

KISA SÖZLER VE VECİZELER -10-

Aklını kurtaramayan Kalbini, Kalbini kurtaramayan Zevkini İnşâ edemez…
İnsan; akıl, kalp ve zevk karargahları üzerine yaratılmıştır. Aklın,kalbin,zevkin hakikati İslam’da…
İnsanı hayvana benzetip, kalbi reddeden, kalbin reddiyle de insanı hayvani zevkin kollarına atan BATI FELSEFE mecrasından çıkma vakti gelmedi mi? Gelmediyse kendi hamlemizi nasıl ve ne şekilde başlatacağız?

KISA SÖZLER VE VECİZELER -8-

“Dünyada 6 asır 3 kıtada barış yurdu’nu biz kurduk yalnızca. Biz çekildik tarihten; Batılılar, bir asırda dünyayı cehenneme çevirdiler!”
Hala bu sırtlan sürüsüne itimat eden akıl, BETONLAŞAN akıl değil de nedir?

KISA SÖZLER VE VECİZELER -7-

Batı MEDENİYETİ değil GENÇ ADAM, Batı Uygarlığı…
Medeniyet tektir, o da TEVHİD Medeniyetidir.
Lafa Batı Medeniyeti diye başlayan ahmak kafa, O’nu İslam’la eşitlemez de ne yapar?

TERKİP VE İNŞÂ DERGİSİ 14. SAYI METİN ACIPAYAM YAZISI

Untitled-1ÜÇ MÜHİM MESELE ETRAFINDA BÜYÜK DOĞU FİKRİYATI 


Büyük Doğu Fikriyatını müellifi, “Yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesi” sözleriyle ortaya koyar. “İnanış-Görüş-Ölçülendiriş” üçlü terkibinden doğan, muvazene ve muhakeme şuuru Büyük Doğu mefkûresini 20. Asrın istisnasız olarak “tek” ve “büyük” külliyatı haline getirmiştir.

Üç mühim mesele etrafında Büyük Doğu fikriyatı başlıklı yazımızda, Büyük Doğu’nun ümmetin her ferdinin kafasında şuurlaştırmaya çalıştığı 3 mühim mevzunun tahlilini yapacağız. Bunlar;

  • Batının (Felsefenin) krize girdiği meselesi
  • Ümmetin diriliş ve silkiniş hamlesini başlatma meselesi
  • Külli İdrak meselesi

  Okumaya devam et

PEDEGOJİ VE ÇOCUK EDEBİYATI MÜLAKATLARI -2-

Sohbet: Metin Acıpayam- Bestami Yazgan

bestami


Metin Acıpayam: İslam Medeniyet dairesinde ilim ve bilgi, zincir misali başı ve sonu belli olan kalın hatlardan ibarettir. Bizde bilgi ve ilim, hem aşağıdan yukarıya, hem de yukarıdan aşağıya tasnif edilmek suretiyle hayata tatbik edilmiştir. Batı bir’den çok’a giderek bilgiyi dağıtmış, İslam medeniyeti ise, çok’tan gelerek (terkip ederek) eşya ve hadiseyi “bir” vahidi etrafında var etmiştir. Sözü edilen bu cemiyetin (İslam cemiyeti) kültürünün nesilden nesile silsile halinde aktarılmasının tek unsuru aile’dir. Evde anne ve baba, ailede nine ve dede, mahallede hoca, mektepte muallim, fert fert hem öğretici hem öğrenicidir. Batı’nın kulağımıza fısıldattığı “İslam’da pedegojiye yer yoktur” anlayışı yerleşerek zamanla genişledi. Hazreti Peygamberin ve İslam Medeniyet Tasavvurunda pedagoji o kadar ilerleme kaydetmiştir ki, Anadolu’ya gelen Batılı seyyahlar şu sözü söylemişlerdir: “Müslüman çocuklar, Batıdaki prenslerden daha asildir”. Bu bilgiler ışığında “ideal (olması gereken) pedagoji” hakkında ne söylersiniz?

Bestami Yazgan: Şair olmam hasebiyle sorularınızın bazılarına şiirlerle cevap vereceğim. Çocuğun ilk öğretmeni anne ve baba, ikinci sırada da nine ve dede gelir. Çocuğun ilk sınıfı aile, sınıf arkadaşları da kardeşleridir. Bunlardan yoksun olarak yetişen bir çocuğun eğitimi eksik kalır.

Okumaya devam et

MÜCEDDİD DOSYASI -1-

Metin Acıpayam’ın Umumi Neşriyatından mes’ul olduğu Terkip ve İnşâ dergisinin 14. sayısından itibaren her sayıya mahsus olmak üzere derginin yanında EK sayı çıkarılacaktır. Bu ek sayı, zamanı ve mekanı YENİLEYİCİ olanların üzerine yapılan çalışmalardan teşekkül edecektir. Terkip ve İnşâ dergisinin yanında çıkarılacak EK sayıdan METİN ACIPAYAM sorumludur….

Müceddid Dosyası Mevzu haritası şöyle;

TECDİT BAHSİ

*Müceddit Hazeratının listesi

*Tecdit silsilesi

*Tecdit anlayışı

*Mücedditsiz fikri tecdit mümkün mü?

*İnşa ve tatbikat sahasında tecdit mümkün mü?

ŞAHSİYETİ

*Terceme-i Hal

-Kısa hayat hikayesi

*Kurucu şahsiyet ciheti

-Kurucu şahsiyet ciheti var mı?

-Yeni bir tarikat kurmuş mu?

-Yeni bir ilim kurmuş mu?

*İlmi silsilesi

-Selefleri kimler

-İlim tahsil ettiği şahsiyetler

-Tesiri altında kaldığı şahsiyetler

-Halefleri kimler

-İlimde halifeleri kimler

*Tasavvufi silsilesi

-Mensup olduğu silsile listesi

-Selefi, mürşidi

-Halifeleri

*Yaşadığı dönemin umumi manzarası

-Siyasi vaziyet

-İçtimai vaziyet

-İktisadi vaziyet

-Ümmetin umumi vaziyeti

*Yaşadığı dönemin ilmi manzarası

-Yaşadığı bölgelerin ilmi vaziyeti

-Ümmetin ilmi vaziyeti

*Yaşadığı dönemin tasavvufi manzarası

-Yaşadığı bölgelerin tasavvufi vaziyeti

-Ümmetin tasavvufi vaziyeti

ESERLERİ

*Talebe-halife listesi

-İlmi mecradaki talebeleri

-Tasavvuf mecrasındaki talebeleri ve halifeleri

*Kurduğu müesseseler

-Yeni kurduğu müessese var mı?

-İlmi müesseseler var mı?

-Tasavvufi müesseseler var mı?

*Kitap listesi

-Kitap listesi

-Kitap mevzuları

*Kitapların fihristi

-Kitapların fihristi

-Fihristlerin kısa açıklaması

*Kitapların muhtevası

-Mevzu haritası

-Muhteva haritası

-Tecdit haritası

TECDİT HAMLESİ

*İtikadi sahadaki tecdit

-Tecdit mevzuu

-Tecdit mevzuunun yaşadığı devirde anlaşılma şekli

-Tecdit mevzuunun yaşadığı devirde anlaşılma şeklini tenkit noktaları

-Tecdit mevzuundaki teklifi

-Tecdidin kaynakları

-Tecdidin; ilim, irfan ve tefekküre katkısı

*Ameli sahadaki tecdit

-Tecdit mevzuu

-Tecdit mevzuunun yaşadığı devirde anlaşılma ve tatbik şekli

-Tecdit mevzuunun yaşadığı devirde anlaşılma ve tatbik şeklini tenkit noktaları

-Tecdit mevzuundaki teklifi

-Tecdidin kaynakları

-Tecdidin; ilim, irfan ve tefekküre katkısı

*Tatbikat sahasındaki tecdit

-Tatbikata dönük tecdit mevzuu var mıdır?

-İtikadi ve ilmi tecdit mevzuunun yeni bir tatbikatı iktiza etmesi söz konusu mudur?

-Yeni bir tatbikat keşif ve telif etmişse ne olduğu hususu

-Tecdit mevzuundaki teklifi

-Tecdidin kaynakları

-Tecdidin; ilim, irfan ve tefekküre katkısı

TECDİT SİLSİLESİNDEKİ YERİ

*Seleflerinin tecdit hareketlerine nispeti

-Tecdit hamlesi sadece Kitap ve Sünnete mi dayanıyor?

-Seleflerinin tecdit hareketlerine nispeti nasıldır?

-Seleflerinin tecdit hareketlerini kaynak olarak kullanmış mı?

*Haleflerinin tecdit hareketindeki yeri

-Haleflerinin tecdit hamlelerine kaynaklık etmiş mi?

İhtisaslaşma Meselesi ve Terkip

*İhtisaslaşma meselesi ve terkip

İhtisaslaşmanın müsbet tarafları olduğu kadar, birçok cihette menfi taraflarıda mevcuttur. Müsbet olan vechesi, bilgiyi disiplin haline getirilerek zapt ve rapt altına almak, kullanılır hale getirmek, konu üzerinde derinleşmek gibi birçok şey sayılabilir. Ayrıca ihtisaslaşmanın önemleri arasında bilginin tahsilinin ve taliminin mümkün ve nizami şekilde yapılabilmesi ve benzeri birçok fayda sayılabilir. Bu ve buna benzer birçok faydadan dolayıdır ki, ihtisaslaşma bir asırdır büyük itibar kazanmıştır. Sahip olduğu bu itibar, kendisine karşı tenkit geliştirmeyi imkansız kılmakta, ihtisaslaşma aleyhine söylenebilecek her sözü mümkün kılmamaktadır.

İhtisaslaşma tabiatı icabı iyidir, güzeldir. İtiraz ettiğimiz husus, ihtisaslaşmayla beraber oluşan idrak körlüğüdür. Kendi ihtisas sahası dışında hiçbir meseleyle uğraşmayan, “uzmanlık alanı” haricinde her meseleye kayıtsız kalan bu sıhhatsiz ihtisas kafaları, parça fikir yahut kırıntı fikir müptelalığından kurtulmadıkları takdirde, eşya ve hadiseyi teşhir ve teşhis etmekte “bütün fikrin” şuurunu idrak edemeyeceklerdir. “Merkezi bahis nedir?” sorusunu doğru cevablayamamış olan anlayışlar “bütün” arayışı içinde değillerdir. “Bütün” arayışı içinde olmamak, insan ve hayat hakkında hiçbirşey söylememektir. Geriye kalsa kalsa, menfaatler ve menfaat çatışmaları kalır.

Okumaya devam et

BAZI İSLAM MÜTEFEKKİRLERİNE GÖRE İLİMLERİN TASNİFİ

BAZI İSLAM MÜTEFEKKİRLERİNE GÖRE  İLİMLERİN TASNİFİ

İhsâ’u’l- ulûm, merâtibü’l-ulûm, tertîbü’l-ulûm, tasnîfü’l-ulûm, aksâmü’l-ulûm gibi muhtelif isimlerle kendini gösteren ilimlerin tasnifi, İslam irfan tarihinin çeşitli zaman dilimlerinde -ihtiyaca binaen- islam mütefekkirlerince yapılmıştır. Bu tasniflerde ilim tabiri çeşitli şekillerde tanımlanarak sınıflandırırmıştır. İlmi; “vaki olan şeylere mutabık katî inanç ‘veya’ birşeyin suretinin akılda vücut bulması” diye tarif eden, yahut bu tarifi kabul eden islam mütefekkirleri, ilimlerin tasnifiyle hem varlığa dair kuşatıcı bir bakışa sahip olmuşlar, hem de aklî-naklî bilgiyi uzlaştırmak gibi umumi gaye taşımışlardır.

Tarih boyunca ilimlerin tasnifi birçok cihetle yapılmıştır. Yapılan birçok tasnif olmuş ve bir kısmı da hakikaten isabet kaydetmiştir. İsabetli tasnifleri reddetmek gibi manasız fikri istiklal edalarına savrulacak hasislikte değiliz. Fakat içinde yaşadığımız zamanın ortaya çıkardığı bir ihtiyaca mebni yeni bir tasnif denemesi yapılmalıdır. Yeni tasnif denemesi, önceki isabetli tasniflere bir reddiye olmadığı gibi onları lüzumsuz da kılmaz. Onların üzerine, çağımızın ihtiyacını da ekleyerek yeni bir tasnif bina etmek gerektiğini düşünüyoruz. (Haki Demir- İlimlerin Tasnifi yazı dizisi -3-)

Fikirteknesi kadrosu olarak şunu idrak etmekteyiz ki, çağımızın muazzam meselesi ilimlerin tasnifi meselesidir. Batı bilgi işgalini kırmak ve İslam bilgi telakkisini oluşturmamızın yolu, günümüze bakan cihetle ilimlerin tasnifini yeniden yapmamızla alakalı bir konudur. Bu hususu böylece belirttikten sonra artık İslam alimlerinin ilimleri sınıflandırmasına geçebiliriz.

Okumaya devam et