Kategori arşivi: IRAK

SURİYE SAVAŞI HAKKINDA MÜLAKATLAR -2-

1930604_796605700472337_7820299225038123895_nŞevki Karabekiroğlu ile Mülakat

Metin ACIPAYAM: Suriye’nin ümmet için manası nedir?

Suriye jeopolitik açıdan çok değerli bir coğrafyadır.  Doğu ile batı arasındaki geçiş yollarının üzerindedir. Ayrıca kuzeyden güneye Asya’dan Afrika’ya giden yolların da geçiş noktasıdır. Yine transit geçişlerin can damarı olan Mısır ve Süveyş kanalını elde tutmak için Suriye’de söz sahibi olmak gerekir. Tarihte Napolyon Mısır’ı gelip ele geçirdiğinde Suriye olmadan Mısır’da tutunmanın mümkün olmadığını görmüş bu yüzden Suriye harekatına girişmiş ama Akka kalesi önlerinde Osmanlılara yenilip çekilmek zorunda kalmıştı. Suriye yenilgisi Napolyon’un Mısır’da da sonunu getirdi ve orayı da terk etmek zorunda kaldı.

İslam tarihine baktığımızda yine tüm dikkatlerin Suriye üzerinde olduğunu görürüz. Hz. Peygamber’in (s.a.v) son seferi Tebuk Suriye üzerine idi. Hz. Ebubekir zamanında Yermuk savaşı Suriye’de yapıldı ve Hz. Ömer zamanında da fethedildi.

Suriye’nin önemini en iyi ortaya koyan olay Muaviye’nin Emevi Devletini kurarken merkez olarak Suriye’yi seçmiş olmasıdır. İslam’ın geometrik şekilde büyüdüğü Emeviler zamanında bu fütuhatçı siyasetin merkezi Suriye olmuştur. Çünkü dünyanın şah damarı sayılan kritik noktaların merkezinde yer almaktadır.

Okumaya devam et

Reklamlar

SURİYE SAVAŞI MÜLAKATLARIMIZ DEVAM EDİYOR

10366310_10153056246652189_3329226406955936939_nTÜRKMEN-der Umumi reisi MEHMET ALİ ÖZTÜRK ile yapılan mülakat; 1 Nisan’da KARARGAH dergisinde olacaktır…

İHANET ŞİA’NIN TABİATINDA VAR

İHANET ŞİA’NIN TABİATINDA VAR

Terkip ve İnşâ dergisi yazarlarından Nurettin Saraylı, Fikir Teknesi yayınlarından çıkan “İhanet Şia’nın Tabiatında Var” kitabında, Şia’yı; “ümmetin en büyük ihanet gurubu” olarak takdim eder. Nurettin Saraylı’nın bu muazzam tespiti, kesin şekilde doğrudur. Şia, ümmetin her döneminde haşerat böcekler misali her türlü kefereyle işbirliği yapacak kadar alçalmış, bununla beraber, ümmetin omurgasını çökertmek için her türlü hareket hattında mevzilenmiştir. Yani Şia’nın tarihi seyrinin arka planında her dönem “ihanet” yatmaktadır. Tıpkı bugün olduğu gibi…

Suriye savaşı münasebetiyle görüyoruz ki İran, dostu Rusya ve PYD ile kol kola flört etmekten çekinmiyor. Rus köpeği Esad’ın yerle bir olacağı hengâmede, hain İran devreye girerek Şii nüfusun yaşadığı ülkelerden Şii milisleri örgütlemiş, böylece Suriye Savaşında yeni cepheler açılmıştır.

Okumaya devam et

SURİYE SAVAŞI VE DAYANIKLILIK

Suriye Savaşı ve Dayanıklılık

Dayanıklılık hali, ruhidir… İnsanın hayat karşısındaki dayanıklılığı ruhi istikametiyle doğrudan alakalıdır. İnsan, hususiyeti itibariyle nisyan içindedir, yahut insan demek nisyan; yani aldanan demek değil midir?

Dünya kelimesi “deni” kelimesinden türetilmiştir. Deni; alçak manasındadır. Alçak dünyada nisyan halinde olan insanın aldanması bir lahzadan ibarettir.

*

Dayanıklılık halini sarih şekilde ortaya koyan ise savaş zamanlarıdır. Savaş, mahiyeti itibariyle, insanların ve cemiyetlerin dayanıklılık haline projeksiyon tutan, “dayanabilme” yahut “dayanıksızlık” hallerini çıplak şekilde ortaya çıkaran gerçekliğe sahiptir. Bu sebepten savaşın nihai neticelerinden birisi de devletlerin dayanabilirlik testini ölçmek suretiyle bunu ortaya çıkarmasıdır.

Savaş ve İslam Alemi

İslam âleminin metbu milleti Türk, 1000 yıldır fiili ve içtimai manada İslam’ın liderliği gayesiyle meydan yerinde olan ulvi millettir. Kadim İslam tarihine bakıldığı vakit görülecektir ki, Türk demek aynı zamanda Müslüman demektir. Muhterem ecdadımız, ırkını imanı ile nişanlayan, Türklüğün şartını İslamın şartı mesabesine taşıyan hüviyet arz etmektedir. Müslüman Türk, İslam’dan evvel savaş ve aksiyon mefkuresini, İslam’dan sonra ulvi cihat mefkuresiyle buluşturmuş, böylece 1000 yıl süper güç olmak suretiyle, Greko-Latin sürülerini atına yem etmiştir.

*

Okumaya devam et