Kategori arşivi: HADİS VE HAYAT

METİN ACIPAYAM-ÖMER AKPINAR -İSLAM MEDENİYET TASAVVURU HAKKINDA SOHBET-3-

Mutlak Müderris Hz. Resul-i Ekrem’in Tedrisat Usûlleri

Mutlak Müderris Hz. Resul-i Ekrem’in Tedrisat Usûlleri

İslam’ın iki asıl kaynağından olan Kur’an ve Sünnet, İslam ilim ve tedrisat anlayışının temel iki kaynağıdır. Kur’an, Allah’ın Habibine vahyettiği, Sünnet ise Hazreti Peygamberin hayatında olan söz ve hadiselerin tamamına denilir.

*

İslamiyet’in ilk müderrisi Hazreti Peygamber’dir. Mutlak müderrisin mutlak talebeleri de Sahabe-i Kiram’dır. Allah’tan aldığı hakikatleri sahabelerine anlatan Hazreti Peygamber’in ilk tedrisat usulü sohbettir. Bu sohbetlerde mutlak ilme muhatap olan Peygamber’e kulak veren Sahabe Efendilerimiz ise, mutlak tedrisat usulü olan sohbet meclisinde O’na muhatap olmaları sebebiyle sahabe olmuşlar ve Hazreti Peygamber’in kutlu ve muzaffer yoluna kendilerini adamışlardır.

*

Hazreti Peygamber’in Tedrisat Usûllerine bakıldığı zaman görülecektir ki, O; muhatabına ümit ve iman aşılayan Peygamberdi. Zira, İslamiyet, ümit ve iman dinidir. Ümit imanla eşdeğerdir, Ümidini kaybeden imanını kaybetme gibi felaketli bir hale yakalanır ki, Allah hepimizi böylesi hallerden muhafaza eylesin. Hazreti Peygamber etrafında örgüleşen tedrisat usullerinden sohbetle beraber üzerinde sıkça durulan mevzuların başında “ümit” “iman” ve “müjde” ler gelir. Bir çok sıkıntılı müjdeleriyle mutlak ümidi, mutlak ümitte mutlak imanı beraberinde getirmiş, böylece sahabe efendilerimizin imani inşâ dönemleri gerçekleşmiştir.

Okumaya devam et

EHL-İ SÜNNET VE İTİKAT HAKKINDA MÜLAKATLAR -2-

 “Arslan Balta” ile Ehl-i Sünnet itikadının öneminden ilimlerin tasnifine, ilimlerin tasnifinden İslam ilim telakkisine kadar geniş manada yaptığımız MÜLAKAT

ARSLAN BALTA: KUR’AN İSLAMI KANAATİMCE PROJEDİR

 GEÇMİŞTEKİ BİLGİLER REDDEDİLEMEZ

 METİN ACIPAYAM: Hadis ve Sünnet inkarcıları yerli oryantalistler midir? Bu inkarın tabii neticesi olarak Hz. Peygambersiz bir İslam anlayışı istenildiği aşikar. Bu konudaki görüşleriniz nelerdir?

 

ARSLAN BALTA: Hiçbir zaman bir başkasını kendi öznel düşüncemden yola çıkarak tanımlama taraftarı değilim. Ben sadece bugün hadis ve sünnet çerçevesinde var olan düşünceye karşı kendi düşüncelerimi olabildiğince ilmi boyutta ortaya koymaya çalışıyorum. Kim kendisini nasıl tanımlamak istiyorsa öyle tanımlasın. Benim usulüm böyle. Ben var olan tüm düşüncelerin bir ön yargı olmaksızın anlaşılmaya çalışılması gerektiğini düşünüyorum. Anlamaya çalıştıkça önceden önyargıyla baktığım birçok düşüncenin, hiçte düşündüğüm gibi olmadığını görmüşümdür. Eleştirilerimiz makaleler üzerinden olmalıdır. Birbirimizi inkâr ederek hiçbir yere varamayız. Tam aksine düşünce dünyamızı fakirleştiririz. Batıya eleştirel gözle bakmakla birlikte, düşünce dünyalarındaki renkliliğin, bilgiyi üretmede kendilerine ciddi katkılar sağladığını görmek gerekir. İslam düşünce tarihinde çok önemsediğimiz bazı alimlerin birbirini eleştirmek yerine, tekfir etme gibi bir yol seçmeleri bence iyi olmamıştır. Bu gelenek maalesef bugün değişik bir boyutta devam etmektedir. Birbirimiz hakkında hüküm verme yerine, düşünce planında seviyeli bir tartışma ortamı hazırlamalıyız. Genç kuşaklara bizler böyle bir zemini miras bırakmalıyız.

Okumaya devam et