Kategori arşivi: FIKIH VE TATBİKAT

İHSAN ŞENOCAK İLE MÜLAKAT ‘KUR’ÂNİYYÛN MEZHEBİ VE MUCİZE ANLAYIŞI’ -2-

ihsan-senocakMetin Acıpayam: Mucize Te’lifatı hakkında ne söylemek istersiniz?

İhsan Şenocak: Allah Rasûlü’nün risaletini inkar faaliyetlerine karşı, ulemanın risaleti mucizelerle isbat etme noktasında kaleme aldığı te’lifât, zamanla bir ilim dalı haline geldi ve Delâilu’n-Nübüvve ya da “A’lâmu’n-Nübüvve” literatürü oluştu. Bunlar içerisinde Ebû Nuaym el-İsfahânî’nin (v. 430/1038) “Delâil”i ile Ebû Bekir el-Beyhakī’nin (v. 458/1066) “Delâil”i ayrı bir öneme sahiptir. İmam Suyuti’nin “el-Hasâisu’l-Kübrâ”sı gibi eserler hem Allah Rasûlü’nün risaletinden önceki “irhâsât” kabilinden olan rivayetleri, hem de risaletten sonra vuku’ bulduğundan “mucize” babında değerlendirilen harikulâde olayları da ihtiva eder.

Okumaya devam et

Reklamlar

İHSAN ŞENOCAK İLE MÜLAKAT ‘KUR’ÂNİYYÛN MEZHEBİ VE MUCİZE ANLAYIŞI’

ihsan

Mülakat: Metin Acıpayam


Metin Acıpayam: Kur’ân Müslümanları’nın reddettiği mevzulara Allah Rasûlü bağlamında bakıldığında her birinin Peygamber-i Ekber’in itibarsızlaştırılmasına yönelik hamleler olduğu görülmektedir. Buradan hareketle neler söylersiniz?

İhsan Şenocak: Ümmîliğin reddiyle oryantalizmanın Kur’ân’ın başka kitaplardan istinsah edildiği iddiasının; Allah Rasûlü’nün masumiyetinin inkarıyla, O’nun günahkar biri olabileceği ve bu yüzden kendisine itaatin şart olmayacağının; hadisler etrafında şüpheler oluşturarak Peygambersiz bir İslâm’ın önü açılmakta, mucizelerin inkarıyla ise risalete şehadet eden ilahi tasdiknameler iptal edilmektedir.

Metin Acıpayam: Kur’âniyyûn’un Mucize Telakkisi hakkında neler söylersiniz?

İhsan Şenocak: Kur’ân Müslümanları’na göre, “Allah Rasûlü’nün   Kur’ân’dan başka bir mucizesi yoktur; her ne kadar Ay’ın ikiye yarılması gibi rivayetler hadis mecmualarında mucize bağlamında nakledilse ve bazı âlimler de bunu Kur’ân’la isbat etme noktasında aşırı gitse de durum değişmez; İnşikâk-ı Kamer/Ay’ın İkiye Yarılması geçmişte olan bir hâdiseyi değil, Kıyâmet esnasında vuku’ bulucak bir olayı anlatmaktadır. Zaten ayetlerin devamında da hâdiseyi Allah Rasûlü’yle ilişkilendiren ne açık, ne de gizli bir delil vardır.” 1 Kur’ân Müslümanları bu noktada iddialarını şu şekilde müşahhaslaştırmaktadırlar: “Allah Teâlâ bir peygambere maddi bir mucize verir, muhatapları ona inanmaz ve risaletini inkar ederse, mühlet tanımadan onları helak eder. Nitekim Hz. Salih ve Hz. Musa başta olmak üzere diğer peygamberlerin muhatapları bu çerçevede helak edilmiştir. Buna göre, eğer Allah Rasûlü’nünmucizelerinden İnşakâk-ı Kamer/Ay’ın İkiye Yarılması gerçek olsaydı, onu inkar eden Kureyş hemen helak olurdu; kitaplarda helak olduğuna dair bir rivayet olmadığına göre bu hâdise tahakkuk etmemiştir. Kamer Sûresi’nde ifade edilen Ay’ın Yarılması hâdisesi Kıyâmet’te olacaktır. Mucize olarak nakledilen rivayetler ise uydurmadır.” Mucizeler, Allah Teâlâ tarafından risalet davasına memur kılınan Peygamberlere, risaletlerini sorgulayan muhataplarına izhar etmeleri için ihsan edilen ilahî belgeler hükmündedir. Bu yüzden gösterilmesi de, ona inanılması da zaruret arz eder.  Mucizeleri inkar, peygamberlerin ellerindeki ilahî şehadetnameleri de inkar etmektir.

Okumaya devam et

SERVET TURGUT İLE MÜLAKAT 2 -15 TEMMUZ VE MÜESSESE FİKRİ BAŞLIKLI MÜLAKAT-

servet-turgut-2SERVET TURGUT İLE MÜLAKAT

İKİNCİ BÖLÜM

Metin Acıpayam: 15 TEMMUZ DARBE KALKIŞMASI ÜZERİNDEN YAKLAŞIK 4 AY GEÇTİ… GELDİĞİMİZ NOKTA İTİBARİYLE SORUYORUM… TÜRKİYE BELAYI TÜMDEN DEF EDEBİLDİ Mİ? YOKSA BU HADİSELER HENÜZ BAŞLANGIÇ MI?

Servet Turgut: Türkiye, belayı tümden def edebilmek mevkiinde bir ülke değildir! Bela, alnımıza ezelden yazılmıştır bizim… Kuran’ın ifadesiyle “dağların, göklerin ve yerin yüklenmekten kaçındığı emaneti sırtlamak” şeklinde tebarüz eden belanın şerefiyle müşerref kılınmış bir milletiz biz… Belayla gelen şeref… Osmanlı tarihini öyle bir çırpıda hamasetle anlatıp geçiyoruz… Nefsimiz kabarıyor; oh ne kolay! Oysa bu tarihin ne denli bir zorluk ve belayla deruhte edildiğini hissedemiyoruz… Yemen’e niye gitmişiz, Viyana kapılarına niye dayanmışız, Açe’de ne aramışız? Bugünün dünyasında Patagonyalı olmak belasız bir yaşamla tezyin edilmek gibi görülse de, bu durum, Patagonyalı olmanın şerefsizliğini göstermeyen bir dünya matematiğinden kaynaklanmaktadır. Şerefle tecelli eden suretin çizgileri, bela akrebinin iğnesiyle nokta nokta sokulmak suretiyle tersim olunur! Kökünü ya da kafanı koparmak için ağzını açmış bir makas belaysa da, üstesinden gelinecek bir beladır! Belanın büyüğü, böyle bir makas hareketinde kırpılan göz manası vehmetmek şuursuzluğuyla gelir ki; bu şuur kaybı, kendini kayıptır, kökünü kayıptır, kimliğini kayıptır. Hani Kemalistlerin vaat ettiği mutluluk ve muasır medeniyet de zaten, artık başkası olduktan sonra gelen mutluluktur. Kemalizm’in vaat ettiği mutluluğa misal olsun diye onun ağzından konuşayım:

“Namusu elden bırak, kaybederim diye seni endişelendiren bir belandan daha kurtul!”

Okumaya devam et

METİN ACIPAYAM’IN TERKİP VE İNŞÂ DERGİSİ 16. SAYISINDA YAYIMLANAN YAZISI

İtikâf ve Tefekkür  

Tefekkür aziz ve ulvi olduğu kadar gayet zor meşgaledir… Hazreti Peygamber’in mübarek dudaklarından çıkan şu söz tefekkürün önemini işaretler: “Bir saatlik tefekkür, bir sene nafile ibadetten hayırlıdır.” Tefekkürün önemini bu hadis-i şerif üzerinden belirttikten sonra, diyebiliriz ki, itikâf tefekküre nişanlıdır.

Tefekkür mahiyeti icabı sükûneti ve sakinliği sever. Derin fikrediş, derin hissedişle mümkündür. His ve fikir istinatgâhının dış kabuğu sükûnetle örülmelidir. Sükûnetin sağlandığı andan itibaren insan kendini dinlemeye başlar, bu sayede tüm dikkatleri üzerine toplar. Tam da bu anda itikâfla beraber insan bütün dikkat projeksiyonunu kendi çevirir, düşünür, fikreder. Böylece itikâf, tefekküre hususi manada karargâh teşkil eder.

Okumaya devam et

MÜCEDDİD DOSYASI -1-

Metin Acıpayam’ın Umumi Neşriyatından mes’ul olduğu Terkip ve İnşâ dergisinin 14. sayısından itibaren her sayıya mahsus olmak üzere derginin yanında EK sayı çıkarılacaktır. Bu ek sayı, zamanı ve mekanı YENİLEYİCİ olanların üzerine yapılan çalışmalardan teşekkül edecektir. Terkip ve İnşâ dergisinin yanında çıkarılacak EK sayıdan METİN ACIPAYAM sorumludur….

Müceddid Dosyası Mevzu haritası şöyle;

TECDİT BAHSİ

*Müceddit Hazeratının listesi

*Tecdit silsilesi

*Tecdit anlayışı

*Mücedditsiz fikri tecdit mümkün mü?

*İnşa ve tatbikat sahasında tecdit mümkün mü?

ŞAHSİYETİ

*Terceme-i Hal

-Kısa hayat hikayesi

*Kurucu şahsiyet ciheti

-Kurucu şahsiyet ciheti var mı?

-Yeni bir tarikat kurmuş mu?

-Yeni bir ilim kurmuş mu?

*İlmi silsilesi

-Selefleri kimler

-İlim tahsil ettiği şahsiyetler

-Tesiri altında kaldığı şahsiyetler

-Halefleri kimler

-İlimde halifeleri kimler

*Tasavvufi silsilesi

-Mensup olduğu silsile listesi

-Selefi, mürşidi

-Halifeleri

*Yaşadığı dönemin umumi manzarası

-Siyasi vaziyet

-İçtimai vaziyet

-İktisadi vaziyet

-Ümmetin umumi vaziyeti

*Yaşadığı dönemin ilmi manzarası

-Yaşadığı bölgelerin ilmi vaziyeti

-Ümmetin ilmi vaziyeti

*Yaşadığı dönemin tasavvufi manzarası

-Yaşadığı bölgelerin tasavvufi vaziyeti

-Ümmetin tasavvufi vaziyeti

ESERLERİ

*Talebe-halife listesi

-İlmi mecradaki talebeleri

-Tasavvuf mecrasındaki talebeleri ve halifeleri

*Kurduğu müesseseler

-Yeni kurduğu müessese var mı?

-İlmi müesseseler var mı?

-Tasavvufi müesseseler var mı?

*Kitap listesi

-Kitap listesi

-Kitap mevzuları

*Kitapların fihristi

-Kitapların fihristi

-Fihristlerin kısa açıklaması

*Kitapların muhtevası

-Mevzu haritası

-Muhteva haritası

-Tecdit haritası

TECDİT HAMLESİ

*İtikadi sahadaki tecdit

-Tecdit mevzuu

-Tecdit mevzuunun yaşadığı devirde anlaşılma şekli

-Tecdit mevzuunun yaşadığı devirde anlaşılma şeklini tenkit noktaları

-Tecdit mevzuundaki teklifi

-Tecdidin kaynakları

-Tecdidin; ilim, irfan ve tefekküre katkısı

*Ameli sahadaki tecdit

-Tecdit mevzuu

-Tecdit mevzuunun yaşadığı devirde anlaşılma ve tatbik şekli

-Tecdit mevzuunun yaşadığı devirde anlaşılma ve tatbik şeklini tenkit noktaları

-Tecdit mevzuundaki teklifi

-Tecdidin kaynakları

-Tecdidin; ilim, irfan ve tefekküre katkısı

*Tatbikat sahasındaki tecdit

-Tatbikata dönük tecdit mevzuu var mıdır?

-İtikadi ve ilmi tecdit mevzuunun yeni bir tatbikatı iktiza etmesi söz konusu mudur?

-Yeni bir tatbikat keşif ve telif etmişse ne olduğu hususu

-Tecdit mevzuundaki teklifi

-Tecdidin kaynakları

-Tecdidin; ilim, irfan ve tefekküre katkısı

TECDİT SİLSİLESİNDEKİ YERİ

*Seleflerinin tecdit hareketlerine nispeti

-Tecdit hamlesi sadece Kitap ve Sünnete mi dayanıyor?

-Seleflerinin tecdit hareketlerine nispeti nasıldır?

-Seleflerinin tecdit hareketlerini kaynak olarak kullanmış mı?

*Haleflerinin tecdit hareketindeki yeri

-Haleflerinin tecdit hamlelerine kaynaklık etmiş mi?

İSLAM HUKUKUNA GİRİŞ -1-

İSLAM CEZA HUKUKU’NA GİRİŞ

Suçun tarifi

İslam ceza hukukunda umumiyetle suç mefhumu “Allahu Teâlanın menetmiş olduğu şerî mahzurlardır” diye tarif edilmesi malüm olan hakikattir. Buradaki mahzurlar umumi manada şu hususlar ile ifade edilmektedir:

  1. Yasaklanmış bir hareketi işlemek. Veya emredilmiş olan bir fiili yapmamak. (Ahkâm’üs-sultaniye, Maverdi, s. 192)
  2. Şeri mahzurlar denilirken bunların şerî olması gereği belirtilmiştir. Bununla bir şeyin suç olabilmesi için şer’an yasaklanmış olması gereği şart koşulmaktadır.

Okumaya devam et