Kategori arşivi: DÜNYA BASININA MÜLAKATLAR

METİN ACIPAYAM AZERBAYCAN BASININA AKTÜEL GÜNDEMİ DEĞERLENDİRDİ

Metin Acıpayam: “Güçlü lider etrafında kümelenen yapı, kanun dışı hiç bir harekete geçit vermeyecektir”

Türkiye`nin genç fikiradamlarından, araştırmacı yazar Metin Acıpayam  2019 öncesi muhalif cephenin biraraya gelmesinin bir boş çaba olduğunu söyledi. Sayın Acıpayam karşı tarafın herhangi bir meşruiyetinin olmadığını da sözlerine ekledi:

“Tayyip bey stratejik olarak karşı tarafın meşruiyetini elinden aldı. Türk halkı karma yapılardan hoşlanmaz ki, bu yapının içinde herzaman Türk halkına ve Türk devletine ihanet etmiş bir takım güçler de mevcut ki, bunları asla ve asla unutmadık… Kanımca, Türk halkı daha önce de yaptığı gibi 1’de karar kılacaktır ve ihanet edenlere asla geçit vermeyecektir. Üstelik, karşı taraf daha birliği sağlayamadı bile… Ve yapıları çok karmaşıktır diye sağlayacaklarını da sanmıyorum”

Acıpayam bütün olumsuzluklara rağmen Türkiye`nin, kendi ‘oluş’unu gerçekleştireceğini ve mâzide olduğu gibi tekrar Medeniyet devleti olacağını belirtti: “Başta AB, ABD, NATO felaket senaryosundan başka hiç bir şey üretememektedir, Felaket Senaryosunun ise insanlığı sürükleyecek tek mecrası NİHİLİZM bataklığıdır… Batı’nın nihilizmden kurtulma şansı yoktur. Toynbe’nin dediği İstikbal İslamındır ve bunun da vatanı, karargahı, mecraı Türkiye’dir…

FETÖ tıpkı ağbabası Batı gibi mahvolmuştur. Türkiye’de artık illegal örgütlenmelere, mafya tipi yapılanmaların hayat hakkı yoktur.. Çünkü güçlü bir lider ve gittikçe büyüyen bir devlet ve anlayış vardır. Güçlü lider etrafında kümelenen yapı, kanun dışı hiç bir harekete geçit vermeyecektir.”

https://siyasiistikrar.wordpress.com/2017/05/16/metin-acipayam-guclu-lider-etrafinda-kumelenen-yapi-kanun-disi-hic-bir-harekete-gecit-vermeyecektir/

Reklamlar

METİN ACIPAYAM İLE ‘MAARİF’ DAVAMIZ ÜZERİNE MÜLAKAT

isimsiz-1MAARİF DAVAMIZ başlıklı MÜLAKAT

Mülakat: Tekin Gümüştekin

1) Merhabalar Metin Bey, Öncelikle bizi kırmayıp zaman ayırdığınız için şahsım ve turmeb haber ajansı adına teşekkür ediyorum. Sizin Eğitim sistemi başta olmak üzere  birçok konu da araştırmalar yapmış olduğunuzu biliyoruz. Öncelikle “Eğitim” dediğimiz zaman günümüz şartlarında aklınıza ne geliyor ve ne olması gerektiğine inanıyorsunuz?

Metin Acıpayam: 1,5 asırdır bir buhran içindeyiz. Bu buhranın tüm içtimai hayatımızı kuşattığı aşikâr bir gerçek. Buhran-ı fikrimizin birçok esbapları vardır elbet. Dilsiz ve dinsiz bırakılan bir cemiyet ve bu cemiyetin karanlık ‘aydın’ portresi.

Osmanlı akından akına koşan bir medeniyet devletiydi. Âlemşümul mefkûresi, sarsılmaz imanı ve derin samimiyetten teşekkül etmiş bir cemiyet inşâ etmişti. Ne var ki, ihtiyarlaşan insan gibi Devlet-i Aliyye’de bunaklaşmış ve gevezeleşmişti. Hayatın dışında kalmış ve zamanın nabzını yakalayabilecek külli idrakten uzaklaşmıştı. Bu uzaklaşmakla beraber cevabımızın başında zikrettiğimiz buhran başlamıştı. Buhran âlemşümuldür. Batı’nın buhranı tüm cihana sıçrayarak bu cerahat Şark’ı da içine almış ve Osmanlı yılanlı kuyuya atılmıştı. Bu kuyunun kendine has hususiyetleri ve menfi veçheleri vardı. O zaman ki tabirle ‘cihan-ı husûmet’ yani tüm cihan Osmanlı Devletine husumet besliyordu. Husumetin dahili kahramanları nihayet Tanzimat’la kendini göstermiş, hariçteki dostlarıyla beraber devletimizi ve bu devletin ‘maarif’ anlayışını hedef almışlardı. Sualinizde geçen ‘eğitim’ kelimesini kesinlikle kabul etmemekle beraber lügat-ı ulvi’ den o kelimeye karşılık ‘maarif’ kelimesini kullanıyorum. Sebep? Sebep şudur ki, ecdadımız ‘milli eğitim bakanlığı’ müessesine ‘maarif nezareti’ diyordu. Ne için? Çünkü tüm ilimleri müessirin maarifetini keşf ve idrak üzerine inşâ etmişti. Müessir: Eser yaratan, yaratıcı,  Eser: İnsan.

Okumaya devam et

RUZNÂME 31 TEMMUZ 2016

logobigDarbe Günlüğü -17-

AZERİ GAZETECİ OKTAY HACIMUSALİ’NİN METİN ACIPAYAMLA YAPMIŞ OLDUĞU MÜLAKAT

Mülakat: KARABAKH TODAY adına OKTAY HACIMUSALİ 

 

1- TRT ekranlarından darbe bildirisi okunduğunda ilk aklınıza gelen ne oldu? Yani böyle bir şey beklenen miydi size göre?

Metin ACIPAYAM: 15 Temmuz gecesi evimdeydim. TRT ekranlarından bildiri okunduğu sırada bütün milletimiz gibi bende haşyet içinde olanları izliyor ve düşünüyordum. Darbeci hainler TRT binasını basarak binayı ele geçirmişlerdi. Sadece TRT’mi? Hayır! TÜRKSAT binası bombalanıyor, MİT’e saldırılıyor, TBMM bombalanıyor vesaire. Hainler, milletin silahlarıyla millete saldırıyorlar. Tüm bunlar olurken ümidimi hiç kaybetmedim, biliyordum ki bu millet bu belanın da üstesinden gelecekti. Zira bu millet kutlu millettir. Asil ve hür olmayı benimsemiştir. Ve tüm dünya 15 Temmuz gecesi gördü ki, Müslüman Türk ve Kürt tarihi bir destan yazmıştır.

 2- Güçlenen bir Türkiye ve onun bu gücünden rahatsız olan bir dünya… Darbe girişimini böyle açabilir miyiz sizce?

Metin ACIPAYAM: Osmanlı Devleti’nin ilk toprak kaybettiği yıl her ne kadar 1699 Karlofça anlaşmasıyla olsa da, büyük ölçekte toprak ziyanı 1774 Küçük Kaynarca anlaşmasıyla olmuştur. 1774’den 1974’e kadar 200 yıllık takribi vetirede hep kaybettik ve mağlup olduk. İlk defa 200 yıl sonra 1974’de Kıbrıs’ta kısmi bir muvaffakiyet sağlayacak ve Kıbrıs’tan toprak alacaktık. İşte bu tarih büyük devlet olabilme yolunda milattır. 1974’den AK parti iktidarına kadar hazırlık devresi, sonrası malum… Her sahada söz sahibi olmak isteyen Türkiye ve lideri Tayyip Erdoğan… Tabii ki rahatsız olacaklar, hatta çıldıracaklar. Elden hızlıca kayan bir Türkiye’ye rıza gösterirler mi? Bugünkü savaşın sebebi de bu. Murakabe altına alınamayan Türk devletine ve liderine “aklını başına al, bizden vazgeçersen seni her daim rahatsız ederiz.” mesajından ibaret 15 Temmuz hadiseleri. Bu gerçeği görmeliyiz artık.

Okumaya devam et

RUZNÂME 30 TEMMUZ 2016

ruznameDarbe Günlüğü -16-

Soru Ve Cevablar Etrafında Hadiselerin Muhasebesi

1- 15 Temmuz darbe kalkışmasında bulunan darbecileri “küfür bloku” olarak kabul edebilir miyiz? Eğer böyleyse tüm gayr-i milli unsurlar darbeye dâhil oldu mu?

15 Temmuz darbe kalkışmasıyla beraber küfür bloku olarak izah edilecek olan harekât mensuplarını “Fethullahçı, aşırı Kemalist, bir kısım PKK’lı ve şahsi menfaati peşinde olanlar” şeklinde işaretlememiz gerekiyor. Küfür koalisyonu bu çevrelerden teşekkül etmiş vaziyettedir. Bunların karşısında ise Tayyip Erdoğan liderliğinde vücut bulmuş aziz milletimiz. Türk-Kürt-Laz-Çerkes… Hulâsa; Anadolu. Anadolu = Anaların diyarı, anaların diyarı = Cennet Yurdu… Bu sebepten tüm gayr-i milli ve gayr-dini unsurlar darbeciler tarafında yer bulurken, hak ve hakikat cephesinin askerleri bu tarafta, yani meşru hükümet ve lider Tayyip Erdoğan’ın yanında.

2Teşkilat ve müessese fikri… 15 Temmuz darbe kalkışmasından sonra görüldü ki, ülkenin hala teşkilat ve müessese fikri mevcut değil… Bu nâmevcut halden istifade eden örgütler, Türkiye’de kanuni olarak teşkilatlanarak darbe teşebbüsüne kalkışmaktalar. Buradan hareketle tüm müesseselerimizi tekrar gözden geçirip müessese fikriyatı üzerine çalışmak gerekiyor mu?

Elbette… Hem de bir saniye dahi kaybetmeden. Ülkenin ilim-fikir-sanat adamlarına imkân verilerek kapanan tefekkür mecramız tekrar canlandırılmalıdır. Tefekkür mecramızın içerisinde “teşkilat-müessese fikri” nin yeri belirlenerek üretilen fikir, hayata tatbik edilmelidir. 15 Temmuz gecesinden sonra görüldü ki, milli ve dini şahıslar etrafında teşekkül etmeyen her müessese bu milletin ve devletin aleyhindedir, o halde acilen çalışmalara başlamalı, düşünce merkezlerinden çeşitli müesseselere kadar yeni baştan her müessese ele alınmalı, çeşitli mülakat, münazaralarla ilim-fikir-sanat adamları birbiriyle diyaloglar kurarak müşterek çalışmalar yapabilmenin güzelliğini görmelidir. Evvela bir tercüme enstitüsüne ihtiyaç vardır. Bu enstitü, ilk olarak Kadim İslam tarihinde ne kadar eser varsa bunları tespit ederek Latinize etmelidir. İkincisi lisan müessesesi… Acilen ülkedeki lisan keşmekeşine son verilerek Türkçe’nin düşmanlarıyla savaşılmalı, bu sayede sıhhatli ve akl-ı selim tefekkürü de mümkün hale getirmenin yolu açılmalıdır. Lisan demek tefekkür demektir, lisan dumura uğradığında tefekkürün de üretilemeyeceği aşikârdır. Tefekkürün olmadığı cemiyetlerde ise her daim darbeciler vardır… İlim, irfan, hikmet, hakikat darbecileri… Siyasi darbeciler sonra ki merhale…

3- Türkiye belayı tümden def etti mi? Yoksa bu hadiseler henüz başlangıç mı?

Şunu unutmayalım ki; Türkiye İslam coğrafyasının ve Türk vatanlarının karargâh ülkesidir. Karargâh olmanın en mühim tarafıda sürekli tehdit altında olmanızdır. Bu hadiselerin başlangıç olduğunu hususunda da net konuşamayız. Lakin zahiren bakıldığı zaman İslamiyet’in son kalesi olan Türkiye’yi rahat bırakmayacaklar… Bırakmayacaklar ki, karargâha muhtaç olan mazlumların ümidi kırılsın. Ümit iman ile müsavi olduğuna göre ye’se düşmeden işlerimize bakmalıyız.

4- 15 Temmuz darbe kalkışmasını 3. Cihan harbinin bidayeti kabul edebilir miyiz?

Evet… 3. Cihan harbi başlamış gibi gözüküyor.

Okumaya devam et

METİN ACIPAYAM AZERBAYCAN BASININA MÜLAKAT VERDİ

logobigMetin Acıpayam Azerbaycan basınına mülakat verdi!.. Karabakh Today gazetesi adına yapılan mülakatı Azeri gazeteci Oktay Hacımusali gerçekleştirdi… Çok yakında mülakatın ses kaydına ve yazılı haline sitemiz üzerinden ulaşılacaktır…

Takipçilerimize duyurulur!… 

http://tr.karabakh.today/ adresinden siteye ulaşılabilir…