ROMAN ve ÖYKÜ Hakkında Yürüttüğümüz Kamuoyu Tahkikâtımız Devam Ediyor

eray-aydin-1Metin Acıpayam: Necip Fazıl diyor ki: Vâkıa sebep olmadan netice doğmaz; fakat neticeyi teşhis ettirici yolların da sebep kutbuna bağlı düğümleri vardır. Öyle ki, sebep, bütün kendi eseri olan netice yollarından da aranabilir. Buradan hareketle ruhun romanı yazılabilir mi?

Eray Aydın: İnsanoğlunun bildiği kavramlar arasında romanı yazılamayacak olan hiçbir kavram yoktur değil ruhun o ruhu yaratanın bile romanı yazılabilir ve dahi defaatle yazılmıştır bile. Öncelikle romanı anlamak ne olduğunu zihnimizde şekillendirmek gerekir. Her gittiğim konferansta ve benden yardım isteyen her yazara söylediğim bir söz vardır: Bir yazar romanında 3 kişiyi yazar:  Olduğu kişi, olmak istediği kişi ve olmaktan korktuğu kişi. Bir edebiyat eserini okuduğunuzda eğer dikkatli bir gözle karakterleri tahlil ederseniz, yazarın korkularını, kıskançlıklarını, umutlarını hülasa onu insan olarak bina eden ruhu görürsünüz; netice olarak da şunu belirteyim: Aslında her roman “yazarının ruhunun” romanıdır.

Metin Acıpayam:  İdeal bir öyküde vakıânın kaynağı manalardır diyebilir miyiz?

Eray Aydın: Bir söz vardır küçük insanlar kişilerle büyük insanlar fikirlerle ilgilenir diye bence konu edebiyat olduğunda durum bunun tersi olabilmektedir. Çünkü büyük yazar en başta insanla ilgilenir. Belki şimdi söyleyeceğime siz dahil bir çok kişi itiraz edecektir ancak bence konu roman ya da öykü yada genel olarak edebiyat diyelim olduğunda insanlar fikirlerden daha kıymetlidir hatta insandan kıymetli ve roman çerçevesinde fikirden kıymetsiz bir şey de yoktur. Romanı roman yapan unsurlar öncelikle karakterler ardından kurgu mantığıdır yazarın üslubu da bu metnin harcıdır.

Metin Acıpayam:  Fransızların Anahtar Roman dedikleri tür hakkında ne düşünürsünüz? Türk Romancılığında böyle çalışmalar mevcut mudur?

Eray Aydın: Anahtar romanı bazı özellikleriyle psikolojik yönü yoğun bir polisiye olarak görmek mümkündür. Okuyucuya her şeyi hazır olarak vermeyip kafa yormaya onu yazım sürecine dahil etmeye çalışan bir tür olarak her ne kadar hak ettiği saygıyı özellikle ilk doğduğu Fransa’da göremese de en zorlu alanlardan birisi olduğunu düşünmekteyim. Genel olarak polisiyelerde ve zekice kurulmuş kurgularda en korkulan şeyler mantık hatalarıdır. Bir yazar mantık hatası tuzağına düşmemek için daima kurgusunun üzerinden geçerek eserini kontrol etmeli, özellikle insanların zekalarına meydan okuduğu bu türden eserlerde mayın tarlasında yürüyen bir asker kadar dikkatli olmalıdır. Çağdaşım olan yazarlardan bir örnek aklıma gelmedi.

Metin Acıpayam:  Büyük bir fikir adamımıza göre roman, ‘yerle göğü birleştirici mahiyetiyle insan ve toplum harekiyet ve sevvaliyeti içinde en ulvî ve münezzeh mânaya kadar ulaştırılabilir. Ve artık toprak üstü sefil mânanın yerde bırakılması şartiyle mefhum ve mahiyetini değiştirerek Frenklerin (Ekritür- Destine), Müslümanların da (Alın yazısı- Kader) dediği takdir kalemindeki hikmete yol arayabilir. O zaman karşımıza süflî mânasiyle roman değil, ulvî keyfiyetiyle ilâhî sanat çıkar ve roman dize gelir.’ Kıymetli Hocam bu sözleri nasıl değerlendirirsiniz?

Eray Aydın: Öncelikle romanın batı medeniyetinde doğduğunu ve Cemil Meriç’in roman için: Osmanlı Osmanlı kalsaydı, Osmanlıda roman olmazdı sözünü hatırda tutmak gerekmektedir. Roman’ın batı ya da eskilerin değimiyle: Garp medeniyetinde meydana geliş sebebi. Mükemmel bir dünyanın özlemiydi. Adeta bir ütopya gibi sistemli ve alabildiğine idealize olabilen bir toplumda roman kolay gelişmez. Eğer günlük yaşamınızda sıkıntıları ayyuka çıkan bir toplum değilseniz. İyi romancılar da yetiştiremezsiniz. Gerek Rus gerek Fransız ve gerek Türk romanını incelediğinizde en unutulmaz eserlerin buhran dönemlerinde ya da bu dönemlerin hemen akabinde müteşekkil edildiğini görürsünüz. İş bu yüzdendir ki Roman ve öykü yazını-hatta tiyatroyu ve sinema sanatını da buna dahil edebiliriz- İnsanların günlük sıkıntılardan ve hayatın vahametinden bir kaçış ve daha güzel bir dünyaya ulaşmak için fikir ve enerji biriktirme kaynağıdır. Bu gözle bakarsak romanın toplumların ve devletlerin kusurlarını yüzlerine vurabildiğini onu dönüştürebildiğini kaderlerini değiştirebildiğini ruhunu incelterek vicdanını yüceltebildiğini de müşahede edebiliriz. Böyle bir dönüşüm yaşandığında dönüşüme vasıta olan yazarların, ülkenin kaderinde zaferler kazanan bir kumandandan çok daha kati tesirleri olduğunu da tarih defterleri defaatle kaydetmiştir.

Metin Acıpayam:  Her öyküyü romanın bidayeti kabul edebilir miyiz?

Eray Aydın: Bu biraz şekilci bir yaklaşım olur. Roman da öykü de yazmış biri olarak söyleyebilirim ki, 2 tür arasındaki tek fark sayfa sayısı değil. Ne yazdığım romanları öyküye çevirmek isterdim ne de öykülerimi romanlaştırmak. Bu iki bağımsız türden sanılanın aksine öyküyü inşa etmek romanı inşa etmekten daha zordur. Benim ilk nesir eserim de bir romandı ve dahi yazım sanatına yeni başlayacaklara öyküden değil romandan başlamalarını öneririm. Çünkü gerçek bir yazar için öykü yazmak bir vazgeçiştir. Cümlelerinizden karakterlerinizden kaygılarınızdan ve bazen fikirlerinizden dahi vazgeçmek zorunda kalabilirsiniz. Bu yüzden az yazabilmeyi daha doğrusu öz anlatabilmeyi başarabilmek için önce çok yazabilmeye aşina olmak elzemdir.

Metin Acıpayam:  Öyküyü parça, romana bütün fikir diyebilir miyiz?

Eray Aydın: Zannımca bu tam doğru bir ifade olmaz zira bazen 30 sayfalık bir öyküde ciltler dolusu bir romanın anlatımına yetişemeyecek bir fikir birikimi bulabilirsiniz. Parça veya bütün yaklaşımından ziyade öykü ve roman aslında aynı vakıaların öz ya da detaylı anlatımı olarak görülebilir. Yakın zamana kadar Olay öykü durum öykü diye ayrımlara gidiliyordu, ancak yazın sanatımız geliştikçe çetrefilli bir hal de almaya başladı. Şimdiki edebiyat eserlerinde iki tür iç içe geçebiliyor bu durum önceden sadece romanlarda olurdu hâlbuki öykülere ve dahi senaryolara sirayet ettiğini de görmekteyiz.

Eray Bey Teşekkür ederiz.

Rica ederim Efendim

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s