AMERİKAN RÜYASININ SONU MU?

Türkiye ve ABD arasında 1950’lerde başlayan ve giderek “stratejik dostluğa” dönüşen yakın ilişkilerin sonuna mı gelindi? Türk Amerikan ilişkileri yol ayrımında mı? İki ülke arasındaki ipler kopuyor mu?

Siyasete ve devlete yön çevren etkili çevreler, Türk-Amerikan ilişkilerinin kolay kolay sarsılmayacağını düşünüyor. Ankara’da, iki ülke arasındaki ilişkilerin konjonktürden kaynaklanan bir sarsıntı geçirdiği ancak ABD’deki seçimlerin ardından taşların eski yerine oturacağı görüşü hâkim.

Fakat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son açıklamalarına bakıldığında devlet aklının pek bu kadar iyimser olmadığı görülüyor. Zira Fırat Kalkanı, terör örgütüne karşı değil, bu örgütün arkasındaki ABD’ye karşı yapılan hamle. Güney sınırlarımızda ÖSO destekli başlatılan operasyonlar, ABD’nin bölgedeki planlarına set çekmek içindi. Türkiye’nin Musul üzerinden Misak-ı Milli’yi hatırlatması da benzer şekilde ABD’nin bölgeyi Türkiye’ye rağmen ve Türkiye aleyhinde şekillendiremeyeceği mesajını içeriyor.

Başika krizi bu yüzden patlamadı mı? Bağdat rejimi daha bir yıl önce bizzat davet ettiği Türkiye’yi, ABD’nin telkinleriyle “işgalci ülke” ilân etti. Türkiye’yi Musul operasyonunun dışında bırakmak isteyen Irak ve İran değil, doğrudan ABD’dir. ABD’yle ilişkilerin daha fazla gerilmesini istemeyen çevreler genelde Başika krizinde İran faktörünü öne çıkarmayı tercih ediyor; ama bilinmeli ki, ABD istemeden ne Irak, ne İran Türkiye’ye karşı tavır alabilir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ABD’nin Musul’a Şii Haşdi Şaabi milislerini sokma çabasına restle karşılık vermesi, “gelecekleri varsa görecekleri de var” demesinin karşılığı, bu kez PKK’nın Kerkük’e sokulması oldu.

ABD’nin dışında PKK’yı kim, hangi güç Kerkük’e sokabilir? ABD, İran ve Irak devletleri ile birlikte ve bu devletlerin üzerinden kontrol ettiği Şii Haşdi Şaabi ve PKK/PYD güçleriyle Ortadoğu’yu yeniden şekillendirirken, Türkiye’nin etrafını da ateş çemberiyle kuşatmaya çalışıyor.

Türkiye’nin bunu görmezden gelmesi elbette mümkün değil. ABD’nin bir yandan FETÖ ile devleti içeriden çökertmeye çalışması, diğer yandan PKK ve DEAŞ terörünü Ankara’nın üzerine salması görülmeyecek türden hareketler değil.

Bu nedenle Amerikan rüyasının sonuna gelindi; yarım asrı geçen “stratejik dostluk” dönemi kapandı. Türkiye’nin gördüğü zaten başkalarının rüyasıydı. ABD’ye hâkim olan küresel gücün Türkiye ile ilgili planları değişmediği sürece iki ülke arasındaki ilişkilerinin eskisi gibi “stratejik dostluk” seviyesine çıkması zor, bundan sonrası hep taktik ilişki.

Kurtuluş Tayiz

http://www.aksam.com.tr/yazarlar/amerikan-ruyasinin-sonu-mu-c2/haber-559813

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s