RUZNÂME 13 AĞUSTOS 2016

ruznameNihâd Sâmi Banarlı Okumaları -5-

-İstanbul’a Dâir-

Büyük şâir ve soylu kafa Nedim asırlar önce İstanbul’a sesleniyordu: Bû şehr-i Stanbûl ki bî-misl ü bahâdır/Bir sengine yekpâre Acem mülkü fedadır. Medeniyet devletinin medeni şâiri Bâkî ise: Serv-kâmetler ikî yânın alurlar yolun/Reh-i gülzâre döner yolları İstanbûl’un diyordu. Nedim’e göre İstanbul; bir taşına bütün Acem ülkesinin fedâ edilebileceği yerdir. Sadece Acem ülkesi mi? Hayır! Belki de tüm kâinat…

Geçen asrın büyük kafalarından Necip Fâzıl’ın İstanbul’u ise; ruhtur, mütefekkirin içinde tüten bir şey; havadır, renktir, edadır, iklimdir. Ayrıca üstadın İstanbul’u “gecesi sümbül kokan, Türkçesi bülbül kokan.”  Mekânın adıdır.

*

Bugün Nihâd Sâmi üstadımızın İstanbul’a Dair kitabını okuyorum. İstanbul’un ruh ve manasıyla mücerret dünyasında yok olup tekrar dirilen sesi duyuyorum. Bu ses, İstanbul’u sadece mücerret manada sahiplenmemekle beraber, O’nu müşahhas planda da düşünüyor. Manasıyla beraber maddesini de inşâ etme hamle ve teşebbüsüne giriyor.

*

İstanbul aynadır. Bu aynaya bakan İslam’ın inşâ ettiği ulvi Türk’ü ve Müslüman Türk’ün muazzam tarihini görür, seyredurur. İstanbul milli çizgidir, bu milli çizgiye yanaşan bu milletin milli ananelerini kuşanır. İstanbul dini semboldür. Zira Hazreti Peygamber’in mübarek dudaklarında İstanbul methedilmiştir. Hülâsa İstanbul’u sevmek, İstanbul’da yok olmak bu yok oluşun içinde varoluşu yakalayanlar, millidir, dinidir ve hakiki millet-i İslamiyedir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s