RUZNÂME 7 AĞUSTOS 2016

ruznameSâmiha Ayverdi Okumaları -7-

Sâmiha Ayverdi’nin Gözünden Nihad Sami Banarlı

Onunla henüz orta mektep sıralarındayken tanışmıştım. Sığındığım üstadlardan birisiydi. Derin irfanı ve mâzisiyle olan barışıklığı bir mıknatıs tesiriyle beni kendine çekiyor, böylece billur ve berrak irfânî hayatından istifade ediyordum. Nihad Sami Banarlı’dan bahsediyorum… Ah şu ucuzluk yok mu? Tahakküm kurdu kuralı hayatımıza hakiki ilim-fikir-sanat abidelerinden mahrum olduk. Ne dünü tanıyor, ne bugünü manalandırabiliyor, ne de yarınları inşâ edebilecek hamle ve istidadı kendimizde bulabiliyoruz. Neyse ye’se kapılmak yok. Azim ve gayretle çalışmak var.

*

Sâmiha Ayverdi’yi Nihad Sami Banarlı’dan Nihad Sami Banarlı’yı da Yahya Kemal’den tefrik etmemek gerekir. Bu üç sanatkâr abide, birbirlerinin mütemmimidir. Bu sebepten “Kubbealtı mektebinin muallimlerini” beraber okuma mecburiyetindeyiz. Onların sesi maziyle istikbali bağlayan ulvi kubbelerin altından gelmekteydi. Dün, bugün, yarın… İslam’ın zaman ve tarih telakkisini ortaya koyar. Dün ibret levhasıdır. Bugün, düne nisbetle mana iklimi, yarın ise inşâ sahası… Dün bugünün, bugün yarının yoncasıdır. Tanzimat’tan beri bazı aydın zevatımızın anlamadığı hakikat budur.

*

Merhum Nihad Sami’yi Türkçe aşığı olarak tanıdım. Lisan keşmekeşi yaşayan memleketimin lisansız fertleri değil miyiz bizler? Ne hazin değil mi? Fuzuli’den Bâki’ye, Bâki’den Nefi’ye, Şeyh Galip’ten Hoca Dehhani’ye, Mevlana’dan Sultan Veled’e, Âşık Paşa’dan Kadı Burhaneddin’e kadar nicelerini asıl metinlerden okuyamamak… Hatta ve hatta Ahmet Hamdi Tanpınar’dan Peyami Safalara, Mehmet Akif’ten Necip Fazıl’a kadar bizi biz yapan büyük sanatkârlardan mahrum olmak… Ya rab! Ne büyük bir buhrandır bu!

*

O bir İstanbul beyefendisidir. Aynı zamanda da İstanbul aşığı. İstanbul, ruhumuzun merkezi. Türk’ün İslamiyet kal ’ası. İstanbul’a Tevfik Fikret gibi mi bakacağız, yoksa Yahya Kemal ve Necip Fazıl gibi mi? Kararımızı verelim!

*

Büyük sanatkârlar onlarla müsâvi eşhaslardan okunmalıdır. Âlimi âlime, arifi arife sormak ahlak kâidelerimizdendir. Hülâsa Sâmiha Ayverdi’den Nihad Sami okuma zamanı. Kulak verelim kıymetli hanımefendiye: Bir kal’a düştü. Nihad Sâmi Banarlı’nın ölümü ile bir millî şuûr ve îman kal’ası yıkıldı. Nihad Sâmi Banarlı denen bilgi, irfan, îman ve hamâset abidesi, târih ve edebiyat kültürünün dört başı mâmur kudreti ile millî şuûr ve millî îman kapılarını zorlayan adamdı. O, memleket dâvâsını îman hâline getirmiş kimse, bu dâvâ yolunda içi yanan insan, Müslüman-Türk ruhunun gece gündüz sönmeyen ocağı idi. Bu yüzden de Banarlı’ya bir vatan sevdalısı, bir vatan meczubu dense revadır.

Ruhunun manasını da şöyle resmediyor: O, fikir mihrâbı belirli insandı. Bu yüzden de, doğrulmuş olduğu istikâmetten kıl kadar şaşmaz, inanmış olduğu dâvâ uğruna, sırasında bütün bir karşı zümre ile, sırasında ise teke tek dövüşmekten yılıp usanmazdı.

Maarif davasına yaptığı katkılar şu satırlarda: Bir memleketin yükselmesinde veya seviye kaybetmesinde birinci derece mes’ûliyetin, maârif ordusuna düştüğü, inkâr götürmez bir gerçektir. Tarihin yalan bilmez dudağı, asırlar boyu buna şâhit olagelmiştir. Dünyânın her devrinde ve hemen her kıt’asında da aynı gerçek hükmünü sürerken, el ele vermiş ve üst üste tabakalaşmış yüzyıllar içinde, hassaten Türk cemiyeti, başka milletlerin boy ölçüşemeyeceği bir sadâkat ve asabiyetle, “hoca” denen fikir ve ruh inşacısının etrâfında peteklenip sarmaş dolaş olarak şekil ve nizam kazanmıştır. Onun için de, tasfiyeli bir ruh yapısına ve ibâdet kâbul ettiği bir eğitim ve öğretim aşkına sâhip bulunan “hoca”, talebesi için bir öğretici olduğu kadar, hayâtı boyunca müşavir eleman, Cibril huylu rehber olmuş, bilhassa, kendinde çekirdek hâlinde bilkuvve mevcut bulunan prensipleri, elinin altındaki istidatların idrâkleri zeminine ekip yeşertmiş, böylece de tohum hâlindeki fikri fiile çevirmek üstünlüğüne ve irtifâ’ına yetmiştir.

Nihad Sami üstadımızın en dikkate değer tarafı Yahya Kemal gibi san’at ve milli abidenin eserlerin kitaplaştırmasıdır. Bu hususta Sâmiha Ayverdi’nin şu satırlarına dikkat kesilelim: Nihad Sâmi Banarlı, bir edebiyat hocası, bir edebiyat târihçisi ve değerli bir müellif olmamış, böylece, memleket irfanına kendinden hiçbir değer katmamış olsaydı da, Yahyâ Kemâl gibi son asır Türk şiirinin âbidesi bulunan bir millî san’at kıymetini ölümden kurtarmış olmasıyle ebediyen baş tâcı edilmeye değer mücâhitler safında yer almaya hak kazanmış demekti. Nasıl bir derûnî icbar, nasıl anlaşılmaz ve anlatılmaz bir ruh hâletidir bilinmez, Yâhya Kemal, hâl-i hayâtında hiçbir eserini kitâp halinde toplayıp neşretmemiştir. Şiirleri dâhi mecmua ve gazete sütunlarında kalmış olan büyük şâir, fikir ve duygu bereketlerini sağlığında derleyip toplayarak kitap hâline getirmemişse de “fazlına ve faziletine” inandığını bildirdiği vefâlı ve sâdık talebesi Nihad Sami Banarlı gerçekten, hocasının metrukâtından, memleket irfanına âbide üstüne âbide dikmek fazlını ve faziletini göstermiştir.

Âbide Şahsiyetlerde yer alan BİR ATABEK’İN ÖLÜMÜ başlıklı yazı şu nidâ ve temenniyle nihayete ermekte: Ey bütün atabek’ler, Beyatlı’lar, Banarlı’lar! Türk târihini ve Türk’ün düşman kîni ile kan ağlayan yüreği, size minnet duyuyor, sizi çağırıyor, sizi istiyor! Bir mânâda öldünüz. Ammâ fikrinizle, îmânınızla, san’atınızla yaşıyorsunuz. Bu fikir, bu îman, bu san’at dirilip çoğalıp geri gelsin… Türk milleti, mânevi zürriyetinizi bekliyor. Gönül vereceği, gönlüne gireceği sizi, siz atabekler’i bin can ile gözlüyor, bin can ile istiyor!. (Sâmiha Ayverdi, Âbide Şahsiyetler, Kubbealtı Neşriyat 2. Baskı, s.214-221 BİR ATABEK’İN ÖLÜMÜ başlıklı yazı)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s