RUZNÂME 29 TEMMUZ 2016

ruznameDarbe Günlüğü -15-

OHAL’de Ayasofya Açılmalıdır

15 Temmuz darbe girişiminden sonra hükümetin en mühim kararı acilen OHAL’i ilan etmesiydi. OHAL’in ilanı ve getirilişi her ne kadar darbe teşebbüsüyle alakalı olsa da hükümet bu tarihi süreçte bir takım hamleleri atmak mecburiyetindedir. Bunlardan bizce en önemlisi; Ayasofya’yı hakiki hüviyetine irca etmektir.

*

Unutulmamalıdır ki, Ayasofya; hürriyet ve esaretin remzidir. Bu toprakların hür mü yahut esaret altında mı olduğunu tespit ve teşhis etmek isteyenler, Ayasofya’nın haline bakmalıdır.  Ayasofya mana darbecileri tarafından müzeye –namı diğer yarı kilise- çevrilmiş, böylece Batı’ya “artık karşınızda hayat hakkım yoktur.” şahsiyetsizliğini resmen kendi ağzımızla söylemek suretiyle tescillemişiz. Ne hazin ve yürek yakıcı bir gerçektir bu!  Bu gerçekle yüzleşmeden içimizdeki darbeciler tamamıyla tasfiye edilemeyecektir.

*

Ayasofya’nın manaya kapandığı günden beri, çağların ve vicdanın sesi olan kıymet hazineleri susmamışlar, Ayasofya hakkında yazılar, konferanslar, faaliyetler düzenlemişlerdir. Necip Fazıl’dan Osman Yüksel’e, Osman Yüksel’den Ali Fuat Başgil’e, Yavuz Bülent Bakiler ’den Arif Nihat Asya’ya, Kemal Tahir’den Atilla İlhan’a kadar ülkenin yazarı, fikir adamı, hocası… Ayasofya’nın mahzun halini hatırlatarak çağlar önce gelen Sultan Fatih’in sesine kulak vermişlerdir.

*

15 Temmuz ihanet teşebbüsünden sonra darbeciler şu an tasfiye edilmekteler. Öğretmenden doktora, doktordan akademisyene, askerden yüksek rütbeli komutanlara kadar binlerce devlet memurunun vazifesi bitirilmiş ve muhakeme süreci başlamıştır. Buradan naçizane tavsiyemiz şu olacaktır ki; Ayasofya “ihtilalci kafa” lar tarafından müzeye çevrilmişti. OHAL’de ihtilalin şeklî, fiilî her unsurunu temizlemek hükümet erkânının üzerine bir borçtur. İhtilalcilerin eliyle müzeye çevrilen Ayasofya, belki de 15 Temmuz ihtilalcileri tarafından darbe girişimi başarıya ulaşsa tam manasıyla kiliseye çevrilecek, böylece bu milletin esareti hem madden hem de manen tam olarak tescillenecekti.

Tayyip Erdoğan bu hakikati görmelidir. Bakanlar kurulu kararıyla kapatılan Ayasofya’nın tekrar Bakanlar Kurulu kararıyla açılması mümkündür. Eğer ihtilalcilerin Cumhuriyetten bugüne yaptığı iş, eylem, hareket… Hâsılı ne varsa her yaptıkları işi  “belâ”lı kabul etmediğimiz takdirde darbecilikle mücadele edilemez, edilemediği zaman da bir darbeci gider öbür darbeci gelir. Nitekim darbe tarihlerine bakıldığı zaman bu gerçek görülür… 1960-1970-1980-1997-2016… İlk üçü; 10’ar yıl aralıklarla, dördüncü üçüncüden 17 yıl beşinci teşebbüs ise 19 yıl sonra… Darbe teşebbüsünün muhatabı olan gazi hükümet ve başkomutanın tasarrufunda ilân edilen OHAL bu sebepten gayet mühim. Eğer ki bu tarihi süreç değerlendirilemez de asli ve esasi adımlar atılmazsa belki de on yıl sonra bir darbe teşebbüsüyle yine baş başa kalacağız…

Bu zamana kadar ciddi adımlar atıldı ve yerinde önlemler alındı. Yüksek Askeri Şura’dan çıkan kararlar beklediğimiz gibiydi. Ama beklediğimiz bir ulvi şey vardır ki; Oda Ayasofya’dan ezan sesleri… Ve artık hürriyetin tam manasıyla tescili…

Sultan Fatih’in ve yerin altında yatan binlerce Müslümanın hakkı ve hukuku için AYASOFYA CAMİİYE ÇEVRİLMELİDİR… Aksine bu batılı darbecilerden tam manasıyla intikam alınamaz…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s