RUZNÂME 22 TEMMUZ 2016

ruznameDarbe Günlüğü -8-

Opus Dei Örgütü ve Fethullah Gülen

Fethullah Gülen büyük şeytan ABD’ye salya sümük yalvarıyor: Beni iade etmeyin. Doğru! İade edilmesin ki, yeni oyunların tertipleyeni ve başkahramanı olabilsin.

Fethullah Gülenin şahsiyet terkibi; korkak, kaypak, yavşak, hainlik ve teşkilat maharetinden meydana gelmiştir. O, 20. Asrın büyük teşkilatlarından birini kurmuştur. Teşkilatçılığıyla korkaklığı, korkaklığıyla kaypaklığı, yavşaklığıyla da hainliği “paralel” ve doğru orantılıdır.

*

Bu aralar gizli tarikat “Opus Dei” üzerine yoğunlaştım. Opus Dei örgütünü okudukça Fethullah Gülen hareketini okudum. Şöyle ki, iki örgüt, gerek teşkilatlanma şekli ve hareket tarzıyla birbirine çok benzemekte.

Opus Dei, Latince’de “Tanrı’nın işi”, Opus Dei’ciler de ‘Tanrının işçileri.’ manasını ihtiva etmektedir.  Tanrı’nın İşçileri İsa Peygamberi devre dışı bırakarak doğrudan “Tanrı” ile temas kurulabileceğini iddia etmektedirler. Fethullah Gülen hareketi ise, “Peygambersiz bir din” istemektedir zaten. Dinlerarası diyalog sapkınlığıyla beraber Hazreti Peygamber’i devreden çıkaran bu hareketin itikadi sapkınlığı tevhidi edyan; yani dinlerin birleştirilmesi projesinde ortaya çıkmıştır. Vatikan destekli Dinlerarası diyalog hamlesinin Türkiye ve İslam coğrafyasındaki temsilcisi Fethullah Gülen’dir. Papa’ya yazdığı mektupta “Papa 6. Paul Cenapları tarafından başlatılan ve devam etmekte olan Dinlerarasi Diyalog için Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz. Bu misyonun tahakkuk edişini görmeyi arzu ediyoruz. En aciz bir şekilde hatta biraz cüretle, bu pek kıymetli hizmetinizi icra etme yolunda en mütevazi yardımlarımızı sunmak için size geldik.” İfadelerini kullanan Fethullah Gülen’e göre “peygambere iman etmeden” cennete girilebilir.

*

Yahudi, Dinlerarası diyalog hamlesinin Vatikan tarafından desteklendiğini anlayarak bu projenin toplantılarına ve faaliyetlerine katılmamıştır. Opus Dei burada devreye giriyor. Güler Kömürcü ’ye göre Opus Dei “Yahudi-Katolik” savaşı başlatmıştır. Katolik dünyasının gizli kutusu (pardon örgütü) Opus Dei bu savaşın yürütücüsüdür. Güler Kömürcü’yü dinleyelim: İlk atışı 1 yıl önce Yahudiler yaptı. Satış rekorları kıran Dan Brown’un ‘Da Vinci’nin Şifresi’ isimli kitabıyla, Katolik âlemini toptan çökertecek, kiliseyi bombalayan bir atış yapıldı. Kitabının yazarının kimliği hiç öyle sıradan değil, Yazar Brown, ABD’nin derin devletinin kurumlarından biri olan, CIA’nın da tepesindeki NSA (National Security Ageney)’nin üzerindeki sır perdesinin aralanmasını sağlamıştı. Bu önemli bir not değil mi? Dan Brown, Katolikler’e ‘Katolik Alemine ’de atış yaptı ve Hz. İsa’ya ‘Tanrı’nın oğlu’ gözüyle bakan Katoliklere, “yanılıyorsunuz İsa sizin gibi sıradan bir ölümlüydü, evlendi, çocuk sahibi oldu, İsa’nın kuşağı halen yaşıyor. İncil de kutsal bir kitap değildir. Romalılar oturup Paganist uyarlamalarla İncil’i kaleme aldılar, İsa da kutsal değildir” dedi kitabında. Bitmedi, -İsa’nın kuşağının kimler olduğunu bu önemli ‘sır’a, masonik bağlantılarıyla bilinen Tapınak Şövalyeleri’nin sahip olduğunu da açıkladı yazar. Yani, Hristiyanlığın, özellikle de Katolik aleminin bugüne kadar olan tüm inanç sistemini-doğrularını bombaladı. Ve haklı olarak Katolik dünyası ateş püskürmeye başladı, VATİKAN-PAPA bu kitabı ağır dille kınadı ama kitap önemli bir tartışma başlatmış oldu.

Güler Kömürcü’ye göre Opus Dei: Gül ve Haç tarikatıdır. Bu bize Fethullah Gülen’in bir takım söz ve faaliyetlerini hatırlatmıyor mu? Opus Dei, dünya çapında 400 üniversite ve 200’e yakın kolej, 700 civarı gazete ve dergisi, 60 radyo ve televizyon kanalı, 40 haber ajansı ve 12 sinema şirketi var. Vatikan uzmanı Doç. Dr. Ali Murat Yel TEMPO’da yaptığı mülakatta şunları söylüyor:

‘Opus Dei tehlikelidir konuşamam’, ‘Opus Dei hakkında konuşmak çok da doğru olmasa gerek. Tehlikeli bir durum. Duyabilirler, bizim aleyhimize çalışıyor denebilir. O yüzden Opus Dei’ye çok girmeyelim. Sadece genel hatlarını çizelim.’

Aklı materyalistleşenlerin Allahtan önce Amerika’yı hesap etmelerini ve bu hesabın varsayımlarıyla korkarak ne hale geldiklerini görüyor musunuz? Konuşamam diyor muhterem (!) Doç. Sen konuşmazsan ben konuşmazsam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa? Müslüman olarak kadere iman ederek Allah’tan başkasına hesap vermeyeceğimizi bilmemiz gerekmez mi? Şu unutulmasın ki; Biz hayır ve şerrin sadece Allah’tan geleceğine iman eder, bu kutlu yolda ölümü “şehadet” sevinciyle karşılayacak insanlarız. Sadece davamızın ve fikrimizin askeriyiz.

*

Güler Kömürcü ’ye göre Opus Dei’de 3 tip üye bulunuyor. Bunlardan ‘Numerari’ (tam üyeler) hiç evlenmiyorlar, hatta Opus Dei evlerinde hep beraber yaşıyorlar. Evlenmeyen Fethullah Gülen’in örgüt içerisindeki üyelik tipi ‘numeari’ dir.

Güler Kömürcüyle devam edelim: ‘Sopranumerari’ ise Opus Dei’ye tam üye olup evlenip, çocuk sahibi olan üyelerden oluşuyor. Bunlar hayatlarının Opus Dei’nin evleri dışında normal bir biçimde yürütüyorlar ve aylık aidat ödüyorlar. ‘Aggregati’ adı verilen üçüncü tip üyeler ise evlenmedikleri halde çeşitli sebeplerle Opus Dei’in evlerinde yaşayamayacak insanlara tanınan bir üyelik biçimi. Bunların dışında ‘cooperatori’ adı verilen Opus Dei’in yardım ve eğitim çalışmalarına katılan gönüllüler var. Tam üyeler normal üniversitelerde eğitildikten sonra, teoloji eğitimini de tarikata bağlı üniversitelerden birinde gerçekleştiriyorlar. ‘Numerari’ olanların doktora yapması da şart. (Güler Kömürcü, Akşam Gazetesi)

*

Opus Dei’nin kurucusu Escriva, Tanrı’nın kendisine “ışık” gönderdiğini söylemektedir. “Işık” motifini hatırladınız mı? Fethullah Gülen’in “ışık evleri”, “ışık kolejleri” vs.

Opus Dei, kadınlı erkekli bir yapıdır. Teşkilatın el kitabı “Yol” da, kadınları kastederek ‘Onların bilgili olması gerekmiyor, ketum olmaları yeterlidir’ demektedir.

Fethullah Gülen’de erkekli kadınlı karma bir yapıdır. (abi-abla)

Escriva, ‘Tanrı’ya hizmet etmenin en iyi yolu kârlı bir şirket kurmaktır.” der. Fethullah Gülen’inin de buna benzer onlarca sözü vardır.

Opusçulara “dava” uğruna yalan söylemenin mubah olduğunu amaçları uğruna her şeyi savunabileceğini lider Escriva söylüyor. Tıpkı Fethullah Gülen hareketi gibi. Onlarca yalan, sahtekârlık, düzenbazlık… Ve takiyye üstüne takiyye… Fethullah Gülen’in takiyyeleri ve sahtekârlıkları hakkında çalışan Said Alpsoy,  300 sayfalık “Çelişkiler İnsanı” isimli kitabında Fethullah Gülen’in hayat boyunca tüm çelişkilerini ortaya koymuştur. Bu açıdan bu eser fevkalade öneme sahiptir.

*

Escriva’nın bir sözünde ‘Halkı denetim altına almanın yolu elitleri kontrol etmekten geçer.” diyor. Elitleri kontrol etmenin en etkili olanı okul ve eğitim müesseseleri kurmaktır. Fethullah Gülen’de böyle yapmamış mıydı? O, ümmetin zeki çocuklarını tespit etmek maksadıyla okullar kurarak bu çocuklar üzerinde tahakküm kurmuş, kurmakla kalmayarak çocukları ailesinden koparan hareketin lideridir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s