RUZNÂME 15 TEMMUZ 2016

ruznameDarbe Günlüğü -1-

Bugün günlerden Cuma… Hazreti Peygamber’in buyurduğu gibi “üzerine güneşin doğduğu tek hayırlı gün Cumadır.” Cumamız mübarek olsun.

*

Kanlı bir gecenin sabahına doğdum bugün. Kanlı bir gece! İstikbalin tarihçisinin “Bu da ne demek” sözünü duyar gibiyim. Bugün Türk Silahlı Kuvvetlerinin içinde çöreklenen hain, alçak ve şerefsiz bir grup er ve erbaş mevcut iktidara karşı darbe kalkışmasına girmiştir.

*

Saat 12.45… Cuma namazı için evimin yakınlarındaki camideyim. Huşû içinde namaz… Ve Ahmet Yeter hocamla namaz öncesi ve sonrası sohbet… Hiç birimizin saatler sonrası olacaklardan haberi yok.

*

Saat 15. 00… Eve dönüyorum, şiddetli baş ağrısı ve baş dönmeleri geçirmekteyim. Sanki gece olacakların habercisi bunlar…

*

Saat 20.00 suları… Nihayet hareket başlıyor. Albay Muharrem Köse komutasındaki darbeci itler, İstanbul ve Ankara’da stratejik bölgelerin trafiğini kapatıyor ve hareket fiilen başlıyor. Polis, askeri kalkışma karşısında “tatbikat için buradayız” sözüne kanıp ne olduğunu anlamadan, etrafta kalakalıyor…

*

Saat 22.00… Genelkurmay’da silah sesleri… Devletin helikopterleri devletin müesseselerine saldırıyor. Hem de bu saldırma hamlesi düşman askerlerden değil, güya bu ülkenin askerleri (!) tarafından yapılıyor… Ortalıkta müthiş bir kaos. İlk aldığım malumatlara göre, İstanbul ve Ankara düşmek üzere… Şiddetli bir şekilde öfkeye kapılıyorum. Sanki yeni bir ihtilal oluyor gibi bir his kaplıyor içimi. Başvekil Binali Bey, “bu bir askeri kalkışma” diyor… Hükümet erkânı ortada yok, iktidar partisinin vekillerinden çıt yok. Genelkurmay reisi, darbeciler tarafından rehin… Mit müsteşarı Hakan Fidan’dan ilk anlarda ses yok. Mit ağır bombardıman ve ateş atında… Meclis bombalanıyor, darbeci şerefsizler hızını alamayıp vatandaşın üzerine mermiler yağdırıyor… Karizmatik liderliğine hayran olduğum Tayyip Erdoğan yine yapacağını yapıyor, hemen NTV televizyonuna telefonla görüntülü bağlanarak “milletime sesleniyorum, sokağa inin” diyor ve milletimiz liderinden önce davranıyor ve sokaklara iniyor. Ortalık tam bir kan deryası…

*

Saat 23.24… Ankara Gölbaşı’na hain darbeciler saldırıyor… Polis Özel Harekât Eğitim Merkezi… 42 vatan evladı şehit oluyor… Anaların diyarı Anadolu’nun kahraman evlatları hain köpekleri durduruyor. 42 polisin şehit ve 43 yaralının verildiği Gölbaşı harekât merkezi, tam bir beton yığınına dönüyor. Bina kullanılamaz vaziyette…

*

Saat 23.30… Orgeneral Hulusi Akar beyin darbeci itler tarafından rehin alındığı resmi müesseseler tarafından doğrulanıyor. İhtilal sanki adım adım geliyor… Susmayan telefonum, dinmeyen baş ağrılarım… Hadiseleri uzaktan takip ediyorum…

*

Saat 24.00… Darbe girişimi, ordu içerisine çöreklenen FETÖ örgütüne bağlı bir grup subay tarafından yapılmaya çalışılmaktadır diyor güvenlik kaynakları… Meselenin fikri cephesini sonra ele alacağız… Şimdi vakıalar üzerinden gitme vakti. Zira tefekkür, sükûnetle mümkün. Sükûnetin ermesini ve biraz zamanın geçmesini bekliyorum…

*

Saat 24.09… Milli İstihbarat Teşkilatı ağır ateş altında…

*

Saat 24. Bizim ev… Acilen kalkın diyorum kalkın, henüz evdekilerin haberi yok tüm bu olanlardan. Halis bir Anadolu kadını olan annem “eyvah” diyor, hükümeti düşürüyorlar mı? Annem ve babam da ayakta… Hadiseleri takip ediyoruz.

*

Saat 24.11… “Halka acilen sokaklara inin” diyen Tayyip Erdoğan’ın uçağı Atatürk Havalimanı’na iniyor. Marmaris’ten gelen Tayyip beyin kaldığı otelde ağır ateş altında… Reis-i Cumhur Hazretleri ben diyor ben “15 dakika daha o otelde kalsam, ya öldüreceklerdi, ya da bilmediğim bir yere götürüp rehin edeceklerdi.”

*

Saat 24.13… Darbeciler TRT binasında… TRT sunucusu Tijen Karaş’a ihtilal metni okutuluyor silah zoruyla. Tijen hanım, kafamıza diyor silah dayadılar ve ellerimizi arkadan kelepçelediler ve ihtilal metninin okunması gerektiğini bağıra çağıra söylediler… Bu güzel ve ürkek kadını TRT’de dinliyoruz… Saat 00.15 suları. Çıldırıyorum. Yanımda annem, babam ve kız kardeşim Mislina… Annem ağlıyor babam kükrüyor ben düşünüyorum. Düşünen adam, çare arıyor. Telefonu alıyorum ve hemen AKP İl Başkanını arıyorum. Tabii ki telefonu meşgul, ulaşamıyorum. Ulaşmış olsam diyeceğim ilk söz: Herhangi bir hareket ve nümayişiniz olursa katılmaya hazırız…

*

Düşünmem gerekiyor benim. Bu sebepten muhterem pederimi gönderiyorum merkeze. Git diyorum sen git Maraş sokaklarında neler oluyor bana haber ver…  Ve nihayet beklediğim anons Maraş’ı inletiyor: Vatandaşlarımızı acilen sokağa çağırıyoruz. Toplanma mekânı, AKP il teşkilat binasının önü. Rahatlıyorum ve huzur buluyorum biraz. Artık ok yaydan çıkmıştır, artık Müslüman Anadolu’yu kimse tutamıyor. Bir desten yazıyor milletimiz, Kürt’üyle, Türk’üyle tarihi bir destan… Tüm Türkiye’de milletimiz, akın akın sokaklarda… Liderinin talimatından çok çok önce iniliyor meydanlara. Anadolu topyekûn göğüs göğüse çarpışıyor.  Tankların önüne yatan insanlar, Tayyip Erdoğan’ı yedirmeyiz diyen yığın yığın insanlar… 15 Temmuz Cuma hain kalkışma karşısında zafer: Anadolu Milleti’nindir.

*

Tayyip Erdoğan’ın ihtilal lideri olduğunu bu hadiseden sonra daha iyi idrak ediyorum. Lider, içtimai hadiseler karşısında erkenden kokuyu alarak harekete geçen adamdır… O, hadiselerin ilk zuhuru sırasında devletin yeterli olamayacağını ve milletin de sokaklara inmesi gerektiği görerek milleti sokaklara çağıran adamdır. Bu tarihi bir hamledir. Anadolu Milleti “lider-sultan millettir.” Liderine bağlı, emre tâbi, ve haddini bilen millet. 20. Asrın liderlik fikriyatı Tayyip Erdoğan üzerinden tetkike muhtaç…

*

Bizim ev… Sabaha kadar ayaktayız. Annem ve kardeşim Mislina dualar edip namaz kılıyorlar. Babam merkezde. Bense hadiseleri seyredip notlar alıyorum, menfi müsbet tüm ihtimalleri masaya yatırarak akl-ı selim düşünmeye çalışıyorum…

Saat 02.37… Hemen telefonuma sarılıp Ahmet Yeter hocamı arıyorum lakin herkes gibi hocama da ulaşamıyorum. Ulaşsaydım yanına geleceğimi söyleyecek ve ezan okumasını isteyecektim.

Meydanlarda olan insanımıza bir moral depolayacağı aşikârdı ezanın. Fevkalade bir karar… Kararın sahibi: Diyanet İşleri Reisi Mehmet Görmez… Ülkenin tüm camilerinde ezan ve sâlâlar okunmasını emrettiğini öğreniyorum, içimde bir sevinç, ümit… Tüm minarelerden ezan sesleri yükseliyor, bu arada küfür (darbe) bloku gittikçe sıkışıyor, milletimiz ezandan aldığı ümit ile darbecileri yerle bir ediyor.

Ne büyüksün Ya Rab! Ezanların susturulduğu topraklarda, ezanla darbe önleniyor. Bu Yüce Allah’ın bu millete bir lütfu olsa gerek. Yüce Allah bizleri seviyor…

*

Saat 04.56… Sabah namazını kıldık nihayet, babam yeni geldi. Kısmi olarak kontrolün sağlandığı bilgisi nihayet ulaştı. Darbeciler bir bir gözaltına alınmaya başladı… Hamdolsun, bu millet bu belayı da def etti.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s