RUZNÂME 5 HAZİRAN 2016

Amerika’da Zenci Müslümanlık Hareketi ve Muhammed Ali

Küçük yaşlarda okurdum Kadir Mısıroğlu’nu… Tarihi meselelerde üstadımdır kendisi. Çok şeyler öğrendim. Zaman zaman tenkit ettiğim tarafları olmuşsa da yekûnu sağlamdır üstadın. “Necip Fazıl’a dair” kitabı dışında eserleri bir nesli yetiştirmiştir. Bu bir hakikat. Kimse bu gerçeği reddedemez. Necip Fazıl’la alakalı kitabı ise tam bir hezeyan ve safsata…

*

Gecenin bir vakti derin bir “of” çekmiştim. İçim sıkılmaya yüz tutmuştu.  Gece vakti. Saat: 01.07… Ne zaman ki bunalsam, sıkılsam hemen mutlak müessire sığınırım. Mutlak müessir: Allah, mutlak varlık, mutlak yaratıcı…

Zikir, dua, ve kitap…

Zikretmeyen fikredemez. Fikredemeyen dua edemez. Zikirsiz, fikirsiz, duasız olmaktan sana sığınırım Ya Rab!..

Bu duygularla odama yönelmiş, gözlerimi kitaplara çevirmiştim. İlk gözüme çarpan kitap: Amerika’da Zenci Müslümanlık Hareketi isimli kitap oldu. Hemen uzanarak eseri bir çırpıda alıverdim. Müellif: Kadir Mısıroğlu. Kitabın sahifelerini karıştırırken tevafuk olsa gerek, ilk göze çarpan boksör Muhammed Ali ile alakalı kısımdı. Muhammed Ali’yi okurken, bir ara haberlere takip etmek istedim. Kitabı incitmeden masama bıraktım.

Tüm haber siteleri O’nun ölümünü yazıyordu. O, vefat etmişti. Necip Fazıl’ın “Yumruğundaki kuvvet İslam mütefekkirinin kafasında da tecelli ettiği anda her şey kurtulmuştur.” dediği zattı o. O, boksör Muhammed Aliydi. Ringlerin kahramanı, mazlumların sesi, attığı her yumruk, adeta intikam nişanesiydi.

*

Amerika’da Zenci Müslümanlık Hareketi müellifine kulak verelim:

Muhammed Ali, her faaliyetiyle inancının propagandasına bir vesile bulmak basiretini göstermiş olan asrın istediği uyanık ve müteaddi bir “yeni tip” müslümandır. O, her vesileden istifade etmek suretiyle bütün cihan ufuklarında akisler uyandıran gür ve imanlı sesini yükseltmiş ve imanını heyecan ve hareket halinde yaşamıştır: “Ben bütün maçlarımı Cassius Clay olarak değil, Muhammed Ali olarak yaparım. Bütün maçlar benim için bir tiyatro oyunu veya komedi- trajedi değildir. Birer ciddi oyundur” demek suretiyle bu şuuru en güzel bir şekilde ifade etmiştir. Her hareketiyle imanın vecd ve istiğrak halini yaşamakta olduğunu belli etmiştir. Onun; yenilmez kuvvetinin kaynağı, adalelerinden ziyade gür ve taze imanıydı. Kendisi bunun en veciz bir şekilde şöyle ifade etmiştir: “Kolum Kur’anı Kerimin tesirindedir. Ben bütün kuvvetimi yüce dinimden almaktayım. Ben bir din savaşçısıyım.” (Kadir Mısıroğlu, Amerika’da Zenci Müslümanlık Hareketi, Sebil Yayınevi, 2. Basım, s. 100-102)

Necip Fazıl’ın fikri, Hasan El Benna’nın aksiyonu, Erbakan hocanın zekası, Muhammed Ali’nin dünyasında ringlerde tezahür ediyordu adeta. Valideme kulak verelim: “Küçük çocuktuk, gece vakitleri uyanır, Muhammed Ali’nin maçlarını izlerdik, ne bokstan anlardık, ne de spordan, bizim için Muhammed Ali esastı.” Validem böyle söylüyor.

Kadir Mısıroğlu’ndan devam edelim: Asrımızda bayat ve ezik bir halet-i ruhiyenin esiri olan Müslüman kütlelere nazaran bu ses ne kadar yeni, kudretli ve asrın icabıncadır. Onun böylesine derin bir duyuşla iman kutbuna çekilmesini İslam’ı nefsinde en güzel bir şekilde yaşamasını bilen genç bir zenci kızı sebep olmuştur. Bunu kendisinden dinleyelim: Evimize komşu oturan bir genç kız bize İslâmiyet’in esaslarını anlattı. Hak din İslamiyet’tir, dedi. İşte ben Müslümanım, dedi. Mahallemizdeki bu kızın hareketleri hepimizden farklı idi. Son derece dürüsttü. Mütevâzı idi. Mahallemizde herkes ona sevgi ve saygı gösteriyordu. Bize, hepimiz, Allahın kullarıyız, dedi. Allah huzurunda eşit olduğumuzu, Hazreti Muhammed’in de Allahın Resulü olduğunu söyledi. İslamiyet’i öğrenmek istiyordum. Bu genç kız annemle beni aldı. Camiye götürdü. Âdeta ruhum yıkanmıştı O Cuma günü annemle kelime-i şehadet getirip Müslüman olduk. Şimdi hayatımdan çok memnunum.

Muhammed Ali devam ediyor: “Benim için en mühim olanı, Müslüman olmakla tamamen değişen kıymet hükümlerimdir. Tamamen dürüst, prensip sahibi bir insan oldum. Hepsinden mühim olan kadınlara iyi muamele etmeyi öğrendim. Hristiyan iken ben kadınlara dişi birer mahlûk gözüyle bakardım. İslamiyet bütün kötü ölçülerimi yok etti. Dünya’ya yeniden gelmiş gibiyim.”

Söz konusu kitaptan devam edelim: Muhammed Ali Clay’in şahsında İslam dünyasına böylesine zinde ve şuurlu bir kuvvet kazandıran bu genç kız gibi şahsında en câzip bir islâmi telkin ve propaganda tesiri taşıyan kaç Müslümana mâlikiz. Bu yüzden asıl, kendi benliğimiz üzerine katlanmak ve evvelâ şahsımızdan başlamak suretiyle bu eksiği telâfi etmekle mükellefiz. İslâm’ı hakkiyle yaşamayanın söz ve hareketlerinde tesir, feyiz ve çekicilik olmaz. Üstelik yarı Müslüman insanlar, belki bu mübarek ideolojiye arzu duyanları itip gerileten tesirler bile icra ederler. Bunun için kusurlu hareketlerimizle dinimize fena not verdirmekten sakınmak için bir an evvel aklımızı başımıza toplayıp kendimize gelmeliyiz.

Muhammed Ali’nin hayatı, diğer zenci çocuklarının hayatına nisbeten farklı geçmiştir. Çünkü O’nun âilesi diğer sıradan zenci tiplerinden oldukça farklıdır. Bu âile Amerika tarihine adı geçmiş bulunan Harry Clay’in soyundan gelmektedir. Bu bir beyazdır. Fakat Muhammed Ali soyuna beyaz insan kanı karışmış olmaktan memnun değildir. “Bu kan bize, dedelerimiz, ninelerimiz beyazların kölesi iken bulaşmış ve bizi zayıf düşürmüştür. Bir zenci saf kan olduğu zaman daima daha kuvvetlidir.” demiştir.

Âilenin bütün fertlerinde üstün bir zevki selim ve fevkalâde bir kabiliyet vardır. Aralarında sahasında muvaffak olmamış hiç kimse yoktur. Her fert, en aşağı iki yerden kazanç temin etmekte ve birkaç sanat ve maharete sahip bulunmaktadır. Bu maharetler arasında spor vesaire gibi amelî olanlar kadar güzel sanatları da zikredebiliriz. Tahsil ve görgü bakımından da diğer zenci âilelerinden oldukça üstündürler. Annesi Odessa Clay, O’nun çocukluğunu şöyle anlatmıştır: “Cassius bebek iken bile bir dakika yerinde oturmazdı. Arabasıyla gezmeye çıkardığım zaman etrafı seyretmek için arabanın içinde ayakta giderdi. Daha minimini bir bebek iken kendi kendine giyinmek yemeğini yardımsız yemek isterdi. İki yaşında iken sabahleyin 5 te kalkar her şeyi karıştırır, evin içini allak bullak ederdi. Su ile oynamaya, durmadan konuşmaya ve yüksek yerlere tırmanmaya bayılırdı. Çok da iştahlı idi. Yürürken daima parmaklarının ucunda yürürdü. Onun için taban adaleleri çok kuvvetli, hareketleri serî ve çeviktir. Biraz büyüdüğü zaman kendinden büyük çocuklarla oynamaya heves ederdi. Yalnız küçük kardeşi Rudolf’u çok sever, çok korurdu. Onu dövecek olsam hemen koşar ve kurtarırdı.”

Muhammed Ali ise, çocukluğunu hatırladıkça hep kendinden büyük çocuklardan yediği dayaklar aklına gelirmiş. Çünkü daima kendinden büyüklere sataşırmış. Fakat çocukluğuna âid kötü hatıraları babasının huysuzluğuymuş. Onun yakınlarından biri bu hususu kendisinden öğrendiklerine istinaden şöyle nakletmiştir: “- Siz beyazlar, böyle bir şeyi havsalanıza sığdıramazsınız. Fakat emin olunuz ki; zekî ve kültürlü bir zenci âilesinin evinde câhil ve aptal bir zenci evinden daha fazla hırçınlık hüküm sürer. Câhil zenciler, hayat şartlarını olduğu gibi kabul edip, hayvan gibi yaşayıp gitmeye, şikâyetsiz boyun eğerler. Fakat duygulu, düşünceli ve kültürlü zenciler kendilerinin ve ırkdaşlarının mâruz kaldıkları haksızlıklara bir yandan da, çaresizlik içinde bulunmaktan dolayı asap bozukluğuna uğrarlar. Bu yüzden evlerinde son derece hırçın ve asabî bir hayat yaşarlar.”

İşte Clay âilesinin de, böyle bir sinirlilik içinde yüzdüğü bir devirde Muhammed Ali’nin ızdırabını sezerek O’na yardım eden Louiseville şehri polislerinden Joe Martin olmuştur. Bu O’nun ilk boks hocasıdır. Clay’ın bu devresini şöyle anlatmaktadır: “Clay’leri tanıdıktan biraz sonra Cassius’un babasından ödü koptuğunu hemen anladım. Bir tabelâ boyacısı olan baba Clay mesleğinde oldukça mâhir, kabiliyetli, sanatkâr yaradılışlı bir adamdı. Fakat, içkiye düşkündü. Bu yüzden arkadaşları ile el şakası yapar, hattâ döğüşe kalkışır, bazen de evde karısı ve çocukları ile kavga eder, onlara el bile kaldırırdı. Halbuki içmediği zamanlar kuzu gibiydi. Dünya’da ondan nâzik ve terbiyeli biri zor bulunurdu.”

Clay, boksa başlamadan evvel, şehrin âsî gençlerinden müteşekkil bir gurupa dahildi. Bunlar tabancalarla gezer, otomobil yarışlarına katılır, gurup döğüşlerine girişir ve deli gibi içerlerdi. Clay’ın bu haylaz gençlerle beraberliği uzun sürmemiştir. Oniki yaşlarında iken yeni aldığı bisikletinin çalınması sebebiyle polis merkezine gitmiş ve burada kendisinden ilk boks derslerini alacak olduğu sözünü ettiğimiz Joe Martin’le tanışmıştır. Bu tanışma O’nun boksa başlayarak bu haylazlardan ayrılmasına sebep olmuştur. O günden itibaren gayet sıkı bir rejim içinde boks antremanlarına başlamıştır.  Sabahleyin beşte kalkar, evlere gazete dağıtır, sonra mektebe gider, akşam üstü de, spor salonuna giderek antreman yapardı. Bir gün büyük bir boksör, hattâ Dünya şampiyonu olmak arzusu O’nu bir kara sevda gibi sarmıştı. Bütün boş vaktini antremanla geçiriyor ve tahammül edilmez bir ölçüde çalışıyordu. Nihayet daha lisede iken Amerikan Millî Boks şampiyonu oldu. Millî Altın Eldiven Şampiyonluğu mükâfatını kazandı. En son da herkesin bildiği gibi Amerika adına olimpiyatlara katılarak Dünya ağır sıklet boks şampiyonu oldu ve altın madalya aldı.

Clay’in ağabeyisi Rahman Ali de kendisi gibi müslümandır. Ve Clay ile birlikte bir propaganda nâzırı kadar İslam’a hizmet etmektedir. İki kardeş Amerika zenci Müslümanlık hareketinin bir zamanki lideri Elijah Muhammed’in gayet yakını olmuşlar ve bütün faaliyetlerini İslâm Davası’na hasretmişlerdir.

Askerlik hizmeti için yapılan bütün dâvetleri reddetmiş ve Kur’an hükümleri ile alâkası olmayan bir orduda askerlik yapmasının dinine uymadığını ifade ederek ancak İslâmî gayeler için ve cihad mahiyetinde bir askerlik yapabileceğini ifâde etmiştir. Her vak’ayı inancının propagandası için mükemmel bir vesile olarak kullanan M. Ali’nin şuur ve uyanıklığı hepimize örnek olmalıdır. (Kadir Mısıroğlu, Amerika’da Zenci Müslümanlık Hareketi, Sebil Yayınevi, 2. Basım, s.103- 108)

*

Bugünkü ruznâmemiz bu kadar. Muhammed Ali’nin ruhuna el fatiha…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s