RUZNÂME 27 MAYIS 2016

27 Mayıs 1960 İhtilali 

27 Mayıs karanlık bir gün.

2 bakan bir başbakanın darağacında sallandırıldığı, bu üç mazlum üzerinden İslam’dan ve Müslümanlardan intikam alındığı gün… Bugünkü ruznâmemi kaleme alırken bu üç mazluma fatiha okuyarak başlıyorum. İnşâllah şehit olmuşlardır. Kim bilir?

*

Romancılar-Romansızlar

Saat 2.20… Cemil Meriç okuyorum. Kulak verelim üstada: “Divan Edebiyatında roman yok. Niçin olsun? Batı’nın ilk romanlarından biri Topal Şeytan. Kahraman, evlerin damını açar, bizi yatak odalarına sokar. Roman başlangıcından itibaren bir ifşadır. Osmanlı’nın ne yaraları vardır, ne yaralarını teşhir etmek hastalığı. Hikâyeleri ya bir cengâveri ebedîleştirir, ya “hisse alınacak bir kıssa”dır.

Romanın burjuvaziyle doğduğunu söylerler. Burjuvazi Avrupa’nın imtiyazı, daha doğrusu yüz karası. Bir kelimeyle roman, başka bir dünyanın, başka bir ruh ikliminin, başka bir toplumun eseri. Daha zavallı bir dünya, daha dişi bir manevî iklim, daha geveze bir toplum. Başka bir tâbirle, bu edebî nevi bir buhranın, bir uyuşmazlığın, reelle ideal arasındaki bir nisbetsizliğin çocuğu. İçtimaî bir sıhhatsizlik, hiç değilse bir tedirginlik alâmeti. Sınıf kavgalarıyla sahneye çıkışı bundan. İnanan bir toplumda, pürüzlerini yok etmiş bir toplumda, hayalî çözüm yolları aramaya ihtiyaç duymayan bir toplumda romanın ne işi var? Osmanlı, Osmanlı kaldıkça Batı romanını anlayamazdı. Önce uzun bir temessül, daha doğrusu tesemmüm merhalesinden geçecek, iktisadî ve içtimaî müesseseleriyle değişecekti.

Medeniyet can çekişiyor. Gök bomboş, hayat abes; roman bu kalpsiz dünyanın insanını bütünüyle sahneye koymak iddiasında. Bütünü, yani çarpık insiyâkları, hayvanca iştihaları, çılgın arzuları veya arzusuzlukları ile. Aşk da –Tanrı gibi- öldüğüne göre, cinsiyet tek değer. Bezirgân hayâsızlığın üstüne bir şal attı: Cinsî bunalım. Sade, kütüphanelerin şeref misali, sadizm abesin ikiz kardeşi.” (Cemil Meriç, Bu Ülke, s. 121-122)

*

“Bizde neden roman gelişmedi” diye her fırsatta kendi medeniyetinin üzerine yürüyen bedbahtlara yukarıdaki satırlar tokat nev’inden cevap. Narkozlu yatağında uyanmak nedir bilmeyen hasta devin evlatlarını kendine getirici ruh… Bu satırlarda, ve yukarıdaki cevabta.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s