İHANET ŞİA’NIN TABİATINDA VAR

İHANET ŞİA’NIN TABİATINDA VAR

Terkip ve İnşâ dergisi yazarlarından Nurettin Saraylı, Fikir Teknesi yayınlarından çıkan “İhanet Şia’nın Tabiatında Var” kitabında, Şia’yı; “ümmetin en büyük ihanet gurubu” olarak takdim eder. Nurettin Saraylı’nın bu muazzam tespiti, kesin şekilde doğrudur. Şia, ümmetin her döneminde haşerat böcekler misali her türlü kefereyle işbirliği yapacak kadar alçalmış, bununla beraber, ümmetin omurgasını çökertmek için her türlü hareket hattında mevzilenmiştir. Yani Şia’nın tarihi seyrinin arka planında her dönem “ihanet” yatmaktadır. Tıpkı bugün olduğu gibi…

Suriye savaşı münasebetiyle görüyoruz ki İran, dostu Rusya ve PYD ile kol kola flört etmekten çekinmiyor. Rus köpeği Esad’ın yerle bir olacağı hengâmede, hain İran devreye girerek Şii nüfusun yaşadığı ülkelerden Şii milisleri örgütlemiş, böylece Suriye Savaşında yeni cepheler açılmıştır.

Mücahitlerin kahramanlığı karşısında, Rusya ve Batı güdümündeki Şİİ savaş hattı, salibin salyasını akıtmasına zemin hazırlamışlar, savaş cephesinin açılması ve genişlemesiyle tüm Şİİ gruplar akın akın Suriye’ye taşınmaktadırlar. Özellikle Irak ve Lübnanlılardan oluşan bu teşekkülün ekserisi Şİİ Afganlardan oluşmaktaktadır. Bunun dışında Hicaz Hizbullahı’na başlı savaşçılar, Yemen’deki Şii Husilerle münasebet halinde olan Zeydiler ve daha birçok sapkın ŞİA grubu, emperyalist Esad’ın yanında Müslümanlara ve mazlumlara karşı savaşmaktadırlar. Şia’nın tarihteki yüzlerce ihaneti karşısında, bu ihanete de şaşırmıyoruz tabii ki. Yazımızın başında Nurettin Saraylı’dan iktibasla söylediğimiz üzere İhanet Şia’nın tabiatında vardır.

Hazreti Peygamberden başlamak suretiyle, tüm sahabe kadrosunu, cüce akıl ölçüleriyle muhakemeye tabi tutarak tenkide giden şiiler, İslam tarihinin her döneminde gerek siyasi, gerekse ilmi bakımdan sille üstüne sille yiyince, tek kurtuluş yolunu hainevi hal ve hareketlerde bulmuştur…

Esad’a Destek İhanetin En Büyüğüdür

Zalim Esad’a destek İslam’a ve Müslümanlara en büyük ihanetin ta kendisidir. Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi ORSAM’a göre, milis güçlerin neredeyse tamamının İran tarafından destekleniyor ve yönlendiriliyor olması, Suriye’de Tahran’ın etkisini artırdı. Iraklı Şii milis liderleri verdikleri röportajlarda, “Suriye hükümeti ve İran’ın Suriye’de savaşan Şii milis güçlere silah desteği verdiğini, İran’ın, Irak’tan Şii savaşçı gidişini örgütlediğini” açıkça ifade etmişti. Gönüllü savaşçılar İran’daki kamplarda eğitiliyor ve Suriye’deki yerel irtibatları sayesinde ülkeye girişleri sağlanıyor. Suriyeli muhaliflerin çatı kuruluşu Suriye Ulusal Koalisyonu (SMDK) Başkanı Halid Hoca da İran’ın Devrim Muhafızları’na bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin bizzat Suriye’deki çatışmaları yürüttüğünü ve saha komutanlarını atadığını söylemişti. Kasım Süleymani, İran’ın sadece Suriye sahasında değil Ortadoğu’nun bütün çatışma bölgelerinde İran’ın yeraltı operasyonlarını örgütleyen isim. İdlib kentinin muhaliflerin eline düşmesi ardından Süleymani’nin İdlib sınırındaki sahil bölgesine gittiği, bölgenin Nusayri köylerinde orduya yazılmamış gençlerin silah altına alınması için talimat verdiği de öne sürülmüştü. (www.aljazeera.com.tr)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s