Aylık arşivler: Mart 2016

563947_10201761827033393_1303904800_n

Reklamlar

KARARGAH DERGİSİ ÇIKIYOR

993580_819055014894774_5285871945509651004_nTerkip ve İnşâ dergisi kadrolarının muhteva hususunda destek verdiği KARARGAH dergisinin yeni sayısı çıkmıştır.

Karargah dergisi TÜRKMEN-DER yayın organıdır. Türkmen- der umumi reisi MEHMET ALİ ÖZTÜRK’e gayretlerinden dolayı müteşekkil olduğumuzu beyan ederiz..

Karargah dergisinin bu sayısı SURİYE CEPHESİ dosya konusuyla çıkmıştır. METİN ACIPAYAM dergiye; İHANET ŞİA’nın tabiatında vardır başlıklı yazısıyla destek olmuştur. Bunun yanında; ŞEVKİ KARABEKİROĞLU ile yapılan mülakatı da dergi sayfalarında yerini almıştır…

TERKİP VE İNŞÂ DERGİSİ METİN ACIPAYAM YAZISI -13. SAYI-

NECİP FAZIL’A DOĞRU BAKIŞ

12776723_10153965629864939_198992467_oAlimi alime arifi arife sorun demişler… Bu noktada biz ne alimiz ne de arif… Tek kaygımız, Necip Fazıl ismi etrafında pervane gibi dönmek suretiyle bu cins zekayı ve mücerret kafayı anlamaya çalışmak. Necip Fazıl etrafında dönmek diye bir cümle kullanıyorum. Evet, dönmek, bu dönmenin neticesinde yanmak, pişmek ve kavrulmak. Kavrula kavrula kemâli yakalamak. Kemâl mertebenin zirve şahsiyeti, bulunduğu mevki ve manevi iklim sebebiyle çağımızda şekillenen ve şekillenecek bütün kavramların Necip Fazıl etrafında değer bulduğu hakikatini kavramak. Bu kavramayı sezerek, hissederek, duyarak yakalamak. Necip Fazıl karşısında tek meselem budur…

   Mefhumların çorbaya, anlayışın dumura uğratıldığı bir zamanın içindeyiz. Üst üste gelişen hadiseler ve hayatın problemleri “modern insan” tipini, evvala nefs putunun, sonra da beşeri putların kölesi haline getirdi. Geçirdiği derin ruhi bunalımlar ve buhranlar sebebiyle fertler, her geçen gün derin bir ahlâki bataklığın içine yuvarlanmakta. Bu ruhi problem ve derin buhranların en temelinde yatan hakikat ise kitlelerin mutlak dünya görüşünden yoksun kalmalarıdır. Bu yoksunluk o hale gelmiştir ki, aptallaşan ve salaklaşan bir nesille karşı karşıyayız. İrfan, anlayış ve idrak melekelerinin kanserleştiği böylesi bir zaman da, zamanı kucaklayan, bütünleyici bir bakışla fikir yoksunluğumuzu kelam şahikasıyla müsbet kutba çeviren Necip Fazıl’a bin selam olsun.

Okumaya devam et

SERVET TURGUT İLE MÜLAKAT -TERKİP VE İNŞÂ DERGİSİ 13. SAYI-

12776723_10153965629864939_198992467_oMETİN ACIPAYAM: İslam Tefekkür mecrasına şiddetle ihtiyacımızın olduğu aşikar. Tefekkür mecrası yoksa tefekkürün olmayacağı bedahet çapında hakikat. Tefekkürün olmadığı yerde ilim mecrasının akibeti vahimdir. Necip Fazıl bu gerçeği 30’lu yıllarda görerek tefekkür mecrasını tetiklemeye çalışmıştır. Bugün batıya mahkum oluşumuzun sebebi ilim telakkimizi oluşturmamızla alakalıdır. Üstadın o zamanlarda söylediği “felsefenin krize girdiği” gerçeğiyle beraber Batı’nın çöküşü başlamıştır. Batı’nın tek terkip maniverasını felsefe oluşturmaktadır. O halde felsefe çöktüğüne göre, Batı’da çöküyor demektir. O halde bu hengamede bize düşen ne olmalıdır? Batı’nın enkazı altında kalmak mı? Yoksa yeniden ayağa kalkabilecek medeniyet hamlesini başlatmak mı?

SERVET TURGUT: Hiç konuşmayan bir Allah dostu… Ona soruyorlar: “Efendim neden hiç konuşmuyorsunuz?” diye… Cevap veriyor: “Evladım! İlme sırtını dönmüş bir halka yönelmek, arka dönenlerin döndüğünden daha çok arka dönülmeyi gerektirir!” Bir nevi, devrinde ilme karşı takınan lakaytlığa karşı gönül koyuyor… Sorunuzun tefekkür, tefekkür mecrası ve ilim şeklinde temayüz eden vasfını bu açıdan irdeleyecek ve müşahhas plana aktaracak olursak, at koşturmak için nasıl önce bir at, yetmedi onu koşturacak bir alan, o da yetmedi iyisinden bir süvari lazımsa, bugün için tefekkür yeleli atlar, tefekkür mecrası ufuksuz çayırlar ve şiir yazar gibi at sürecek ilim ehli süvarilerden yana ortalık tenezzülsüzlük baskınıyla basılmış durumdadır. Bu tenezzülsüzlük hali de, nemli ortamlarda peyda olan böcekler gibi, tefekkür çapımızı atlı karınca sırtına bindiren, insanımızı eğleyen-eğlendiren ve şahsına fil ebadınca nam, menfaat, saygı devşiren tefekkür düşmanı sahte alimcikler için doğal yaşama koşulları doğuruyor. Yani tefekkür cihetinden hal-i pür melalimiz şu; bir traktör kasasında, bindiği kürek sapını at gibi dört köşe kulvarında koşturan bir çocuk!

Okumaya devam et

VESSELAM DERGİSİ 2. SAYI ÇIKTI

11059757_1781964888694199_7960140787373970794_nMetin Acıpayam’ın “Matematik epistemolojik işgalin uç beyidir” başlıklı yazısıyla katkıda bulunduğu Vesselam dergisinin 2. sayısı çıktı. Yeni sayıda şu isimler mevcut;

Züleyha Ozbay Bilgic
Mehmet Işik
Mesut Bilal Buğday
Nusret Şan
Güzelay Bekiroğlu
Rukiye Buyuker
Memduh Atalay
Isa Altun
Emin Güven
Veysel Altunbay
Aziz Karataş
Ramazan Kınalı
Fatma Ebru Akkök
Niyazi Kara
Mehmet Mortaş
Nese Cömert
Yaşar Demirel
Ömer Göl
Derya Bayton
Alpaslan Yurtsever
Murat Atagül
Zahide Eskici
Narince
Mehmet Demirel
Bülent Pakoz
Kemal Bölükbaşı
Oğuz Özyurt
Mehmet Gözükara
Metin Acıpayam
Hanifi Yılmaz
Gülcan Korkmaz
Ayşe çil
İbrahim şaşma
Sibel Orcan
Hatice Haklı

vesselamdergisi@hotmail.com