İSLAM İRFANINDA SANAT TELAKKİSİ

İslam İrfanında Sanat

İslam irfanında sanat, meçhulde mahfuz halde bulunan mananın keşfedilerek, “güzel” bir surette inşa edilmesidir. Buradan anlıyoruz ki, İslamın sanatı mana ile münasebet halinde olup, ne mananın sanattan, ne de sanatın manadan müstakil olarak ele alınması düşünülemez. Müslümanın sanat faaliyeti, meçhulü kurcalamak, ihtimalleri taramak, yeni bir terkip kıvamı bulmaktır. Sanat faaliyetinin “bilinen” alan ile tek alakası, yeni bir terkip kıvamı keşfetme halidir. Yeni bir terkip kıvamı yakalamak, yeni keşiflere yol açacaktır.

Sanat, bir taraftan harikulade terkip kıvamına sahip olmakla, nizami boyutun varlığına hatta zirvesine işaret eder. Diğer taraftan hiçbir “makul nizam” sanat eseri değildir. Hem nizami boyutun olması hem de akli nizam olmaması, eseri, sanat eseri yapıyor. Sanatın problemi de tam bu noktada ortaya çıkıyor. Sanatın yüksek tesir kudreti, akıl ötesi bir nizam belirtmesidir. İnsanda nizamın mümessili, akıldır. Aklın ötesindeki bir faaliyetin nizami olması, akıl dışılığı ifade etmez, aklın üstünde olduğunu gösterir. Bu nokta çözüldüğünde sanat anlaşılmış, bu noktaya yaklaşıldıkça sanata yaklaşılmış olur.

İslam İrfanında Sanatkar

İslam irfanında sanatkar müstakil şahsiyet değildir. Sanatkar şahsiyet terkip unsurlarından olan, “veli sanatkar”, “alim sanatkar”, ve “hakim sanatkar” terkiplerinden anlıyoruz ki, sanatkar müstakil olarak ele alınmaz. İslam irfanının müstakil sanatkar yetiştirmemiş olması, zafiyetinden ve eksikliğinden değil, kendi sanatını (kimi zaman ilmini) inşa etme ve “büyük sanatkarı” yetiştirme çabasındandır. İslam irfanının büyük sanatkar şahsiyeti cüzi idrak yerine külli idraki benimsemiştir.

Müstakil Sanatkar

Batı uygarlığında sanatkar, müstakil şahsiyettir. Batı’da sanata ve sanatkara geniş imtiyazlar ve hürriyetler verilmiştir. Bunun sebebi, Batı’nın sanat eserinin kıymetini keşfetmesiyle alakalıdır. Batıdaki sanat; suret, şekil, zarf, ambalaj üretimidir. Zira hürriyet genişliğine bir alan olarak sunulmuştur. Bu sebepten derinlik boyutu yoktur. Batı’da sanat, serseri serkeşlerin pazarı haline getirildi. Her meselede savruluş yaşayan Batı adamının, bu meselede sıhhatli yürümesi hayal dahi edilemez.

İslam Sanatı Birleştiricidir

İslam irfanının sanatında birlik esastır. İslam sanatında gaye birliğini “tevhit” yani “ilah birlik” öğretisini görürüz. Buna karşılık Batı sanatında tasvirci, telkin edici unsurlar vardır. İslam sanatı bunları reddeder. “Kübistik bütünlük” insanın şuurlu olarak yaratılmış olduğu inancının tezahürüdür. Bu yaklaşımın en büyük pratiklerini Mimar Sinan vermiştir.

İslam Sanatının En Temel Özelliği Güzelliktir

Sanat estetik sahada değerlendirmeye tabi tutulur. Bu saha İslam irfan sahasıdır. Estetik (bediiyat); ahlakın ölçeğini iyi-doğru-güzel etrafında tetkik eder. Bunların hepsi de kendilerini sanat marifetiyle dışa aktarır.

İlimde tecrid (soyutlama), teşhis için; sanatta teşhis, tecrid içindir. Bu yüzdendir ki, tecrid’e kalan ilimlere, sanat telakkisi ismi verilir. 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s