TERKİP VE İNŞÂ DERGİSİ YAZARI ÇAĞATAY HAZNEDAROĞLU METİN ACIPAYAM’IN MÜLAKATLARINI DEĞERLENDİRDİĞİ YAZISI

Terkip Ve İnşâ Dergisi Mülakatlar Hakkında

Çağatay HAZNEDAROĞLU

Terkip Ve İnşâ Dergisi olarak bir yılı geride bıraktık. Dergicilikle meşgul olanlar bilirler ki, dergicilik zor ve meşakketli bir iştir. Hele de derginizin güzergah haritası fikir ağırlıklı ise, işiniz daha da zor demektir.

Terkip ve İnşâ dergisi ilk sayısından bugüne saf (mücerret) fikre yönelmiş, tedrici şekilde fikrini örgüleştirerek adım adım kutlu ve mutlu umran (medeniyet) yolculuğuna devam etmiştir. Dergimiz “bir medeniyet yürüyüşüdür” alt başlığıyla yayın hayatına girmişti. Bu güçlü bir söylem olduğu kadar iddialı da bir sözdü şüphesiz. Zira İslam Medeniyet Tasavvuru, o kadar geniş ve ciddi meseleler arz etmektedir ki, bunlar düşünüldüğü zaman, dergimizin ehemmiyeti gayet tabii idrak edilmektedir.

Dergimizin güzergâhı boyunca takip edeceği mevzu ve meselelerin on yıllık listesi hazır halde olup, her sayıyı ilgili mevzunun konu başlıklarına göre hazırlamaktayız. Ülkede bu usûl pek de bilinen bir usûl değildir. “Bizim de bir dergimiz olsun” nev’iyle başlanan küçük ve çocukça bir takım teşebbüsler, kısa sürede tükeniyor, böylece mevzusuzluğun bedeli yarı yolda kalarak ödenmiş oluyor. Biz bu türlü serkeşliklerden ve usulsüzlüklerden imtina ederek, gayet hassas ve mecnunane şekilde yolumuza devam etmekteyiz. Bu sebepten yol uzun ve yapacağımız işlerin haddi hesabı yok.

***

Yaptığımız ve yapacağımız işlerin kıymeti paha biçilemez. Bu sebepten ülke efkar-ı umumiyesi mülakat usûlü etrafında taranmak suretiyle didik didik edilmektedir. Bu işi yapan Genel Yayın müdürümüz Metin Acıpayam…. Bundan muradımız, etrafımıza kapalı kalmayarak, kıymetli işlerin ve kıymetli insanlara ulaşılabilirlik sorununu çözmektir.

Metin Acıpayam, nerde bir ehl-i kalem görse o şahsa sarılıyor, böylece yeni insanlarla ünsiyet ve münasebet kurulmuş oluyor… Bu münasebet, mülakat ile perçinlendiği vakit, orta yere çok güzel mahsuller çıkıveriyor.

***

Dergimizin 12. sayısı bu sayıdır. 12 sayıda çeşitli meselelerde mülakatlar yapılmıştır. Bu zamana kadar mülakat yapılan isimler şöyle;

  • Dr. Ali Nesin
  • Doç. Dr. Hacı Ali Bozkurt
  • Müslüm Gündüz
  • Mustafa Yıldız
  • Dr. Nevzat Tarhan
  • Tamer Murat
  • Kerime Yıldız
  • Ahmet Arvasi (Bu mülakat, hayali mülakattır)
  • Yahya Düzenli

Prof. Dr. Ali Nesin ile yapılan mülakat “matematik” başlıklı olup, dergimizin 5. sayısında yayımlanmıştır. Matematik mülakatları sayesinde tecrübe ettik ki, ülkenin ciddi bir matematiki sıkıntısı vardır. Metin Acıpayam’dan işittiğime göre, 64 Matematik profesörü, yayın kurulumuzun hazırladığı suallere cevap verememiştir.

Diğer mülakatımız ise kıymetli bir hocamız ile gerçekleştirilmiştir. Hocamızın ismi; Hacı Ali Bozkurt. Hacı Ali hoca ile yapılan mülakatın konusu; ilimlerin tasnifi üzerineydi. Mülakat, dergimizin 8. Sayısında yayımlanmıştır. Metin Acıpayam, bu mülakatı şu sözlerle takdim etmiştir: Hacı Ali Bozkurt Beyefendi, 1943 Erzincan doğumlu, İngilizce, Almanca, İtalyanca, Fransızca ve Arapça bilen ilim adamlarımızdandır. Doçenttir, felsefe sahasında mütehassıstır. Anadolu’nun “kıymet mahzeni” olduğu fikrimiz ve umudumuz, bizi sürekli arayışa sevk etmekte, Allah Azze ve Celle ümit ve gayretimizi boşa çıkarmamaktadır. Bu cümleden olarak bulduğumuz kıymetlerden birisi de Hacı Ali Bozkurt Beyefendidir. Hacı Ali Bozkurt Beyefendi; ilmi teçhizatı, fikri derinliği, tecrit ve terkip mahareti takdire şayan bir ilim (bilim değil) adamlarımızdandır. Hem kadim müktesebatımıza vukufiyeti hem de felsefeye nüfuzu dikkat çekici derinliktedir. Ümmetin mühim ve acil meselelerinden olan “ilimlerin tasnifi” bahsine gösterdiği hassasiyet ve atfettiği kıymet, bu mevzuun unutulmuş olmasına hayret edecek kadar derindir. Şahsiyeti hürmete, idraki itibara layık olması cihetiyle daha uzun soluklu müşterek çalışmalar yapmak temennisindeyiz. Bu mülakat, telefonda yapıldığı için hacmi küçük lakin muhtevası büyük bir çalışma oldu. Rızaları istikametinde, bununla iktifa etmek niyetinde değiliz.

Terkip ve İnşâ dergisi 4. Sayısında yapılan mülakatın mevzusu Risale-i Nur idi. Mülakat; Nur camiasının önemli isimlerinden Müslüm Gündüz ile yapıldı. Suallerimizin kıymeti düşünüldüğünde, cevapların bu nisbette kıymetli olmadığını gördük. Bu sebepten bu mülakat sebebiyle hayal kırıklığı yaşadığımı da söylemem gerekiyor. Bendeniz, mülakat yapılana kadar Müslüm Gündüz’ü daha derin ve hacimli tahmin eder idim. Yine de Müslüm Gündüz’e teşekkür ederiz.

Metin Acıpayam’ın kıymet detektörü dur durak bilir mi? Bu sefer öyle bir kıymet keşfetti ki, bu kıymetin ismi Mustafa Yıldız’dı. Mustafa Yıldızla yapılan mülakatın konusu, zaman-mekân-varoluş başlıklıydı. Mülakat dergimizin 7. Sayısında yayımlandı. Oldukça mücerret bir mevzu olan “zaman” meselesi, Mustafa Yıldız’ın derin ve hacimli cevablarıyla lif lif çözülmekte, bu sayede dergi yayın kurulumuz şu kararı almaktadır: Mustafa Yıldız ile irtibat ağı genişleyerek devam etmeli. Mustafa Yıldız’a yöneltilen sualleri de, ülke genelinde 15’e yakın ilim adamı cevaplandıramamıştır. Bu isimleri zikretmeyi ahlaken doğru bulmadığımız için burada isim listesini vermiyoruz.

Terkip ve İnşâ dergimizin 3. Sayısında Prof. Dr. Nevzat Tarhan ağırlanmıştır. Mülakatımızın mevzusu; Nevzat Beyin ihtisas alanından başlayarak, bilgi telakkisi ve batının epistemolojik işgaline kadar geniş bir sahaya teşmil edilmişti. Nevzat Tarhan, ülke umumi efkarında ciddi söz sahibi olan akademisyendir. Lakin Nevzat Tarhan’da şahsımı derin bir hayal kırıklığına uğratmıştır. Metin Acıpayam’ın sualleri, umumiyetle, İslam Medeniyet tasavvurumuzun ilim ve bilgi telakkisine bakan cihetiyle alakalıydı. İlim ve bilgi zapt altına alınmadan, aklımızın ve kalbimizin nasıl kurtulmasını bekliyoruz? Nevzat Tarhan suallerimize verdiği cevaplarla Anadolulu izlenimi uyandırmadı bizlerde. Anadoluyum demekle Anadolu olunmayacağını bu mülakat sayesinde gayet iyi anlamış olduk. Nevzat Tarhan’da zerre orijinalite mevcut değildi, cevapları ve mevzuyu ele alış usulüyle idrak ettik ki, tam bir eklektik kafanın sahibi…

  1. sayımızda akl-ı selim bir sanatkâr vardı karşımızda. Tamer Murat’tan bahsediyorum. Eskişehir Musiki cemiyet reisi Tamer Murat ile yapılan mülakatın mevzusu; Musiki üzerineydi. Okuyucularımız bu mülakattan gayet memnun kalmıştı. Zira konuşan Tamer Murat değil, O’nun şahsında bir medeniyet neferi idi…
  2. sayımızın kapak dosya konusu; İslam Sanat Telakkisi mevzusudur. Bu sayımızda ilginç bir mülakat usulüyle karşılaşacağız; Hayali mülakat. Mülakatın hayalisi nasıl oluyor demeyin. Oldu işte… Metin Acıpayam, S. Ahmet Arvasi ile mülakat gerçekleştirdi. Türk Edebiyatında merhum Ahmet Hamdi Tanpınar’dan aşinayız bu usule. Tanpınar haricinde hayali mülakat yapan müellifimiz yok ne yazık ki. Bu mülakatı alaka ile okuyacağınızı umarak, merhumun aziz ruhuna bir fatiha talep ediyoruz. Bu sayımızda bir diğer mülakat ise Vahdet gazetesi yazarlarından Kerime Yıldız ile yapılan “Sinema” başlıklı mülakattır.
  3. sayımızın kapak dosya konusu; Şehir ve Medeniyetti. Bu sayımızda yılların eskitemediği müellif Yahya Düzenli ile mülakat yapıldı. Bu mülakattan da oldukça istifa edeceğinizi umuyor, sözlerimi burada nihayete erdirmek istiyorum. Gayret bizden, muvaffakiyet Allah’tandır…

 

 

 

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s