BAZI İSLAM MÜTEFEKKİRLERİNE GÖRE İLİMLERİN TASNİFİ

BAZI İSLAM MÜTEFEKKİRLERİNE GÖRE  İLİMLERİN TASNİFİ

İhsâ’u’l- ulûm, merâtibü’l-ulûm, tertîbü’l-ulûm, tasnîfü’l-ulûm, aksâmü’l-ulûm gibi muhtelif isimlerle kendini gösteren ilimlerin tasnifi, İslam irfan tarihinin çeşitli zaman dilimlerinde -ihtiyaca binaen- islam mütefekkirlerince yapılmıştır. Bu tasniflerde ilim tabiri çeşitli şekillerde tanımlanarak sınıflandırırmıştır. İlmi; “vaki olan şeylere mutabık katî inanç ‘veya’ birşeyin suretinin akılda vücut bulması” diye tarif eden, yahut bu tarifi kabul eden islam mütefekkirleri, ilimlerin tasnifiyle hem varlığa dair kuşatıcı bir bakışa sahip olmuşlar, hem de aklî-naklî bilgiyi uzlaştırmak gibi umumi gaye taşımışlardır.

Tarih boyunca ilimlerin tasnifi birçok cihetle yapılmıştır. Yapılan birçok tasnif olmuş ve bir kısmı da hakikaten isabet kaydetmiştir. İsabetli tasnifleri reddetmek gibi manasız fikri istiklal edalarına savrulacak hasislikte değiliz. Fakat içinde yaşadığımız zamanın ortaya çıkardığı bir ihtiyaca mebni yeni bir tasnif denemesi yapılmalıdır. Yeni tasnif denemesi, önceki isabetli tasniflere bir reddiye olmadığı gibi onları lüzumsuz da kılmaz. Onların üzerine, çağımızın ihtiyacını da ekleyerek yeni bir tasnif bina etmek gerektiğini düşünüyoruz. (Haki Demir- İlimlerin Tasnifi yazı dizisi -3-)

Fikirteknesi kadrosu olarak şunu idrak etmekteyiz ki, çağımızın muazzam meselesi ilimlerin tasnifi meselesidir. Batı bilgi işgalini kırmak ve İslam bilgi telakkisini oluşturmamızın yolu, günümüze bakan cihetle ilimlerin tasnifini yeniden yapmamızla alakalı bir konudur. Bu hususu böylece belirttikten sonra artık İslam alimlerinin ilimleri sınıflandırmasına geçebiliriz.

  • KİNDÎNİN İLİMLERİ TASNİFİ

(Ö. H. 252, M.866)

Abu Yusuf Yakub b. İshak al-Kindî yaşadığı zamanın bütün ilimlerine vakıf en meşhur şahsiyetti. Mantık, hendese, musiki, ilm-i nücum gibi sayısı 350’yi bulan eserlerinde ilimlerin tasnifine dair risalelerde vardır. Özellikle “Kitap Aksam al- İlm al-İlahi” ve “Kitab-u Mahiyet al-İlm Va Aksamihi” adlı eserleri bunlardandır. Maalesef bu eserler henüz tetkik edilip kitap olarak basılmadığı için nasıl taksim ettiğini gösteremeyeceğiz. Ancak Kîndi’nin Aristonun eserlerine dair yazdığı bir risalesinde riyazi ilimlerin tasnifine rastlamaktayız. Kîndi, riyazi ilimleri dörde ayırır:

  • Hesap ilmi
  • Telif ilmi
  • Geometri
  • Nücum ilmi

Kîndi’ye göre mütefekkir olmanın şartı riyazî ilimleri bilmektir; sonra sırası ile mantıkî, tabiî, metafizik ve ahlaki ilimler gibi muhtelif ilimleri bilmek lazımdır.

 

  • FARABÎ’NİN İLİMLERİ TASNİFİ

(Ö. H.399 / M.950)

Farabî’nin ilimlerin taksimine hasrettiği “İhsa al-Ulûm” adlı kitabından başka “Makale fi Agrad-i Ma Ba’d at-Tabia” ve “Kitab at-Tanbih Alâ Sebîl as-Saâde” adlı risalelerinde de ilimlerin tasnifinden bahsetmiştir. “Makale fi Agrad-i Ma Ba’d at-Tabia” eserinde ilimleri küllî ve cüzî olmak üzere ikiye ayıran Farabi, cüzî ilimler için mevcut ve mevhum şeylerden bahseder. Tabiat, hesap, hendese, tıp ilimleri cüzî ilimlerin dahilindedir. Küllî ilimler ise var olma ve vahdet meseleleri gibi umumî hususları incelerler.

Farabî “Kitab at-Tanbih Alâ Sebîl as-Saâde” isimli eserinde ilimleri ikiye bölmüştür. Bunlar:

  • Nazarî ilimler
  • Amelî ve bedenî ilimler’dir.

Bu iki sınıflandırmadan birisi olan Nazarî ilimleri ise kendi içinde üçe ayırır. Bu tasnif;

  • Riyazî ilimler
  • Tabiî ilimler
  • Metafizik ilimler

şeklindedir. Amelî ve bedenî ilimler ise kendi içinde ikiye taksim edilmiştir. Bunlar;

  • Ahlâk
  • Siyaset

şeklindedir. Farabi’nin ilimlerin tasnifi meselesindeki en meşhur eseri şüphesiz “İhsa al-Ulûm” ’dur. Bu kitaptaki başlıca tasnif ise şöyledir:

  • Dil ilmi
  • Mantık ilmi
  • Riyazî ilimler
  • Tabiî ve ilahi ilimler
  • Fıkıh, kelam ve medenî ilimler

Bu eserde Farabi, dil ilmini (7), mantık ilmini (8),  riyazî ilimleri (7), tabiî ilimleri (8), ilahi ilimleri (3), Fıkıh ilmini (2), Kelâm ilmini (2), ve medeni ilimleri de 2 kısma ayırmıştır.

“İhsa al-Ulûm” isimli eser o kadar kıymete değerdir ki, bu eser için Kıftî şu sözleri söylemiştir;

“İhsa al-Ulûm” dan bahsederken hiçbir kimsenin Farabî’den önce böyle bir eser vermediğine işaret ederim.

Bu eserin ortaçağda yapılan latinceye yapılmış müteaddit tercümeleri ve Batı müellifleri tarafından aynen iktibası (kimi zaman intihali) Farabî’nin bu eserinin kıymetini göstermektedir.

İHVAN-I SAFÂ’NIN İLİMLERİ TAKSİMİ

(Hicri 4. asır)

Dördüncü asrın ikinci yarısında merkezi Basra’da olan İhvan as-Safâ ve Hullan al-Vefa adındaki cemiyetin ilimlerin tasnifi konusundaki çalışmalarına şahit oluyoruz. İhvan- Safâ ilimleri riyazi, şerî, ve felsefi olmak üzere 3’e ayırmıştır. Bunlardan riyazî ilimleri (9), şerî ilimleri (6), felsefî ilimleri ise 4 (Riyazî, mantıkî, tabiî, ilahî ilimler) bölüme ayırmıştır. Ayrıca bazı zenaat ilimleriyle ekin ve nesil ilimlerini hem riyazî ilimlerden hem de tabîi ilimlerden saymıştır.

 

HAREZMİ’NİN İLİMLERİ TASNİFİ

(Ö. H. 385 / M. 995-7)

Harezmi ilimlerden ve sanatlardan bahseden Mefatih al-Ulûm adlı kitabını vezir Ahmet al-Utbî için yazmıştı. Harezmi ilimleri iki kısma ayırmıştır. Bunlar: 1-  Şerî ve arabî (islamî) olan ilimler. 2- Diğer milletlerin ilimleri. Şerî ve arabî (islamî) olan ilimler 6 (Fıkıh, kelam, gramer, kitabet, şiir, haberler) kısma, diğer milletlerin ilimlerini ise 9 kısma bölmüştür. Bunlar; 1- Felsefe, 2- Mantık, 3- Tıp, 4-Geometri, 5-Hesap ilmi, 6-Nücun ilmi, 7- Musiki, 8- Hiyel (mekanik), 9-Kimya

 

EBU HAYYAN AT-TEVHİDİ’NİN İLİMLERİ TASNİFİ

Ebu Hayyan at-Tevhidi’nin ilimlerden bahseden “Samarat al-Ulûm adlı küçük risalede başlıca Fıkıh, dil, mantık, nücum, belâgat, ve hendese ilimlerine temas etmiştir. Müeelif bu eserinde tasavvufu da bir ilim olarak göstermiştir.

 

İBNİ SİNA’YA GÖRE İLİMLERİN TASNİFİ

     Henüz genç yaşlarında iyi bir tabib olarak yetişen İbni Sina, mantık, tabiat, ilahiyat gibi çeşitli ilim sahalarında eser vermiş mütefekkirlerimizdendir. Burada mevzuumuz icabı iki eserinden bahsedeceğiz. Bu iki eseri; 1- Tabiîyat Min Uyun al-Hikmet, 2- Aksam al-Ulûm al-Aklîye’dir. Bu eserlerinde ilimlerin tasnifini yapan İbni Sina’nın Tabiîyat Min Uyun al-Hikmet isimli eserindeki tasnif muhtasar, diğer eserinde ise mufassaldır.

İbni Sina’nın ilimleri tasnif meselesinde yaptığı büyük hatalardan birisi, “şeriatle felsefe arasında zıtlık yoktur.” anlayışını benimsemesidir. İşte bu telakki sebebiyledir ki, felsefî ilimlerin dalları olarak gösterdiği amelî ilimleri (ahlâk, tedbir-i menzil ilmi ve siyaset ilmi) aynı zamanda şerî ilimlerden saymıştır. İbni Sina’nın çeşitli alimlerce eleştirilmesinin sebebide bu yüzdendir.

İbni Sinan felsefi ilimleri nazarî ve amelî olmak üzere başlıca iki büyük kısma ayırmıştır. İbni Sina’ya göre nazari ilimlerin gayesi hakikat, amelî ilimlerin gayesi ise hayırdır, bu ilimlerden nazari ilimlerin bölümlerini tabiî ilimler, riyazi ilimler ve ilahî ilimler teşkil eder. İbni Sina’ya göre ilahî ilimler beş ve tabiî ilimler iki kısma ayrılmıştır.

Tabiî ilimler;

  • Aslî olan tabiat ilimleri: (8 bölümden ibarettir.)
  • Ferî olan tabiat ilimleri: (7 bölümden ibarettir.)

Riyazî ilimlerde dört kısımdır. Bunlar: Sayı ilmi, geometri, heyet ilmi, musiki ilmidir. İbni Sina bu Farabi’nin ve Aristo’nun tesiri altında kalmıştır. Hatta Aslî ilimler tamamen Farabî’nin eserlerinden alınmıştır diyebiliriz.

 

İBNİ HALDUN’A GÖRE İLİMLERİN TASNİFİ

İbni Haldun ilimleri aklî ve naklî olmak üzere ikiye ayırmıştır. Bu ilimlerden aklî ilimler dörde, ilahî ilimler ise sekiz kısımdır.

Aklî ilimler: Mantık, Talimi (Riyazî) ilimler, Tabiî ilimler ve İlahi ilimlerdir.

   Nakli İlimler: Tefsir ilmi, Kıraat ilmi, Hadis ilmi, Usul-u fıkıh, Fıkıh, Kelam ilmi, tasavvuf ilmi, Rüya tabiri ilmidir.

İbn-i Haldun yukarıdaki ilimlerden başka lisan, kimya, esrar-al huruf, sihir ve tılsım ilimlerinden de bahsetmektedir.

 

BÜYÜK MÜTEFEKKİR İMAM GAZALİ’NİN TASNİFİ

İslam tarihinin büyük mütefekkiri olan Gazali’nin ilimlerin tasnifi meselesinde ayrıca durmamız gerekiyor. Özellikle İbn-i Sina ve Farabi’nin ilimleri tasnifine itiraz etmiştir. Bu itirazları şöyle sıralayabiliriz:

  • İlim marifettir. Bu lafzi bir tariftir. Burada ilim aynı mânaya gelebilen başka bir kelimeyle tarif edilmiştir.
  • İlim, malûmu olduğu gibi bilmektir. Bu tarifde tekrar ve fazlalık vardır. İlmi böyle tarif etmek, “mevcud” u sübutu ve vücudu olan şey diye tarif etmeğe benzer.
  • İlim öyle bir şeydir ki, kendisiyle bilinir ve onunla insan âlim olur. Bu tarif şerhten ve br mahiyete delil olmaktan mahrumdur.
  • İlim öyle bir varlıktır ki, onunla muttasıf olan yaptığı şeylerden emin olur.
  • İlim birşeye olduğu gibi inanmaktır.

Özellikle Mutezile’nin yaptığı bu tarife Gazali iki cihetten itiraz ediyor. Bu itirazlar şöyledir;

  1. Bu ifadeyle ilim hususileştirilmiştir. Halbuki ilmin hiçbirşey olmayan “ma’dum” la da alakası yoktur.
  2. Bu tarifle inançla ilim birbirine karıştırılmıştır. Hiç bir ilmi olmayan mukallidin de inanç sahibi olduğunu unutmamak lazımdır.

Gazali’nin El-Risale el- Leduniye eserindeki izahına göre; ilim müşterek bir isimdir. Yani muhtelif şeylere ilim denilebilir. Bu sebeble de  ilmi hakiki bir manada tarif etmek güçtür. Bununla beraber ona göre ilim, “eşyanın hakikat, mahiyet ve şekillerini aklın alması” diye tarif edilebilir. (Gazali’nin El-Risale el- Leduniye adlı eseri, s.4. Ayrıca Gazali ilim tarifinde İmam Harameyn’den istifade etmiştir. Bknz. Şer al-Mevakıf, c. I, s.44)

***

Gazali’nin ilimleri tasnifi meselesine gelecek olursak: Bu mevzuda kesin bir tasniften bahsedemiyoruz. Çünkü Gazali ilimleri muhtelif eserlerinde muhtelif şekillerde tasnif etmiştir. Bu eserlerin en meşhurlarından olan El-Risale el- Leduniye adlı eserinde ilimleri şerî ve aklî olmak üzere ikiye ayırmıştır. Şerî ilimler iki kısımdır. Bunlar: Aslî olan tevhid ilmi ve İlm-i Furu’dur. Aklî ilimler ise üç guruba ayrılır. Bunlar: Riyâzî ve mantıki ilimler, Tabiî ilimler, İlâhi ilimlerdir.

Diğer eserlerinden al- Mustasfamin ilm’il-Usul’da ise ilimleri üçe ayırmıştır. Bunlar;

  • Sadece aklî olan ilimler: (hesap, hendese, nücum)
  • Sadece naklî olan ilimler: (tefsir ve hadis ilimleri gibi ilimler)
  • Hem aklî ve hem de naklî olan ilimler: (fıkıh ve usul-ü fıkıh)

İhya’da ise ilimlerin farz olmalarına göre şu şekilde ayırmıştır;

  • Şerî ilimler: (Kitap, sünnet, icma-ı ümmet, Asar-ı Sahabe)
  • Şerî olmayan ilimler: (3 bölümdür. Bunlar: a. Mahmud ilimler , b.Mezmum ilimler “sihir-tılsım”, c. Mübah ilimler “tarih ve şiir”

İhya’daki diğer tasnife göre ise, ilimler iyi ve kötü olmak üzere üçe ayrılır. Bunlar;

  • Azı ve çoğu mezmum olan ilimler (sihir, tılsımat, ve nücum ilimleri)
  • Azı ve çoğu mahmud olan ilimler (Allahın hikmetinden ve sıfatlarından bahseden ilimler)
  • Kâfi derecede olanı mahmud, fazlası ise mezmum olan ilimler (Farz-ı kifaye olan ilimler bu maddeye dahildir.)

Gazali’nin felsefi ilimleri İhya’da dörde, El- Munkiz eserinde ise altıya bölmüştür. Bunlar sırasıyla;

  • Riyazi ilimler (hesap, hendese, ilm-i heyet)
  • Mantıkî ilimler
  • Tabiat ilmi
  • İlâhi ilimler
  • Siyaset
  • Ahlak

Bundan başka İhya’da ahiret ilimlerini mükâşefe ve muamele diye ikiye ayırmıştır. Mükâşefe (Batın) ilmi ona göre ilimlerin en yükseğindedir. Bu ilim, arif ve sıddıkların ilmidir.

 

***

GAZALİ’DEN SONRA İLİMLERİN TAKSİMİNDEN BAHSEDEN İSLÂM MÜELLİFLERİ VE ESERLERİ

İslam tarihi boyunca ilimlerin tasnifi meselesine o kadar kafa yorulmuştur ki, bu mesele ile alakalı daha bir çok eser vardır. Lakin Cumhuriyet sonrasında İslam irfan müktesebatıyla münasebetimizi kuracak zincir koptuğu için bir çok eserden haberdar değiliz.

Aşağıda Gazali’den sonra bu mesele ile uğraşan mütefekkir müelliflerin bazı meşhur eserlerinin listesi verilmiştir.

  • Fahrettin er- Razi: Hadaik al-Anvar fi Hakaik al- Asrar
  • Kutbettin Mahmud b. Mes’ud eş-Şirazi: Durrat at-Tac (Unmuzec al Ulûm)
  • Şemseddin Muhammed b. İbrahim b. Said as-Sincari al-Efkani: İrşat el –Kasıd ila Asna’l Makasıd
  • As seyyid as-Şerif Ali b. Muhammed al-Cürcani: Kitap Şerh-i Mevakıf-ı Adudi’d –din ve diğer eseri Risale fi Taksimi’l-Ulum
  • Abu’l Abbas Ahmed b. Ali al- Kalkaşendî : Subh al-Aşâ
  • Abdullatif b. Abdurrahman al-Makdisî: Şifau’l-Müteellim fi Adabi’l-Muallim ve’l- Mutaallim ve Keşf az-Zunun
  • Abdurrahman Bistami: Durrat al-Ulum ve Cevheret al Fuhum
  • Molla Lütfi: al-Matalib al-İlahiye
  • Ahmed b. Yahya b. Muhammed al-Hafid al-Herevî: Kitabu’d-Durr an-Nadid Min mecmuati’l-Hafid
  • Celaleddin b. Muhammed b. As’ad as Sıddıki ad-Devvanî: Unmuzec-al Umûm
  • Celaleddin Abdurrahman as-Suyuti: an- Nikaye
  • Taşköprülüzade Mustafa: Mevzuat al-Ulûm
  • Şahabeddin b. Abdulhak: Feth al-Hayy al-Kayyûm bi şerhi Ravdati’l-Fuhum
  • Abdulkadir b. Muhammed al-Huseynî at-Taberi: Kitab Uyun al-Mesâil min Ayan ar-Resail
  • Muhammed Emin b. As-Sadrettin aş-Şirvani: al- Fevaid al-Hâkâniye
  • Katip Çelebi: Keşf az-Zunûn

Tanzimattan sonra yapılan İlimlerin Tasnifi

  • Mazbutatu’l Fünun
  • Beyanu’l-Unvan

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s