TASAVVUF MÜLAKATLARI -1-

METAFİZİK UZMANI VOLKAN KEMAL ERGENEKON’DAN “TASAVVUF” ÜZERİNE SÖYLEŞİ!..

 

METİN ACIPAYAM: Tasavvuf mistizmi olarak algılanmaktadır sizce doğru mu ?
VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Batılı yazarlar tasavvuf = islam mistizmi derler. Bu bence son derece yanlış bir tanımlama çünkü mistizim aklın ürünü felsefe kaynaklıdır. Oysa ki tasavvuf vahit + aklın ürünü felsefe kaynaklıdır. Tasavvufta aksiyon mistizmi vardır. Felsefi mistizm (eflatunculuk) pasivitedir. Benim tasavvufu tanımlamam, tasavvufun baklava üzerine konan kaymak şeklindedir sadece tasavvufun ehli sünnet kaynaklı değil Şiada da geçerli olduğu bilinmelidir. Nitekim bugün Qum medreselerinde de tasavvuf dersleri okutulmaktadır.
METİN ACIPAYAM: Peki buna göre Eflatunculuk, Ruhbaniyet islamda yoktur mu demek istiyorsunuz ?


VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Tasavvufta; islamda insanlığın hayatın dışına çıkış yoktur. Tasavvufta aktif yaşam biçimi vardır. Hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünya için yarın ölecekmiş gibi ahiret uğruna çalışma vardır. Felsefi mistizim (eflatunçulukta) Hinduizm ve diğer dinlerde cinsel perhiz, açlık, hayattan el etek çekmek, hiç evlenmemek, çalışmamak, üretmemek gibi umdeler vardır. Oysa ki bu ilkeler ülkeleri ve insanları geriye götürür.
METİN ACIPAYAM: Peki ama islamda riyaziyat yok mudur ?
VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Elbette ki islamda da riyaziyat vardır ama bu diğer dinlerde ki gibi daimi değil geçici olarak nefsi terbiye etmek için gerçekleştirilir. Genelde tarikatlarda çile haneye kırk gün girilir bu süreçte belirlenen zikirler çekilir, visal oruçları tutulur.
METİN ACIPAYAM: Zikir dedinizde o konuyu biraz açar mısınız hocam ?
VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Zikir Kuran da yaklaşık ikiyüz yerde geçmekte. Bakara suresi 152. ayeti kerimesinde ” Beni zikredin ki, bende sizi anayım ” buyrulmaktadır. Raad suresi 45. ayeti kerimesinde ise ” Gönlüzü açın gönüller sadece Allahın zikri ile tatmin bulup (mutmayin bulup mutlu olurlar ” denmektedir. Rabbimiz (c.c) tarafından. Ancak herkesin ruhsal ve bedensel kapasitesi aynı değildir. Bundan mütevellit herkes kapasitesi güçünde zikir çekmelidir. İfrat ve tefritin insan psikolojisini bozduğu unutulmamalıdır. Ayrıca aşırı zikir görünmez varlıkları çekmektedir.
METİN ACIPAYAM: Riyaziyat sırasında ki oruçtan da bahseder misiniz?
VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Esasen ramazan ayında tutulan otuz gün orucun dışında Eyyamı biz ve savmı visal oruçları vardır. Eyyamı biz orucuna örnek; pazartesi ve perşembe günleri tutulan oruçlar, her ayın üç ve onbeşinci günleri tutulan oruçlar, muharremin ilk on günü tutulan oruç, Muharrem, Recep ve Şaban aylarında tutulan oruç örnek verilebilir. Savmı visal orucu ise iftar etmeksizin üç gün peş peşe tutulan oruçtur. Aslında bu oruç sadece peygamberlerin sünnetinde vardır insanlara yasaklanmıştır ama buna rağmen Mevlana Hazretleri Şems-i Tebriz-i Hazretleri ile birlikte visal orucu tutmuştur.Bu ameliye basireti son derece arttırıcı unsurdur.
METİN ACIPAYAM: Basiret dediniz de batılı düşünürler sezgiyi basiret olarak tanımlamaktadırlar bu sizce doğru mu ?
VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Bu özellikle Fransız filozof Berksonun nazariyesidir.Oysa ki sezgi basiret değildir çünkü sezgi hayvada olur. Basıret ise insan da bulunmaktadır. Basireti feraset, keşif, ilham veya kalp gözü olarakta vasıflandırabiliriz. Basiret akıl üstü kudrettir. Nitekim Enam suresi 102 ve 104. ayetlerde Kuaranın çift anlamlı olduğu ifade edilmektedir. Bu şu demektir Kuran akıl ve duyu organları ile yorumlanır birde basiret ile yorumlanır. Zaten bundan mütevellit kalp gözü olmadığı için müşrikler bir türlü iman etmemişlerdir.
METİN ACIPAYAM: Basiretin sağlanması için ne gereklidir ?
VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Bu konuya girersek Tafk ve Tafakkuğu açıklamak gerekir. Tafk, başladığı işte sebat göstermektir. Tafakkuğu ise dinin derinliklerine ulaşmak gayret göstermektir. Peygamberimiz (saav) bazı sahabilerin tafakkuğa ulaşması için özel dua etmiştir. İbn-i Abbas (ra) gibi. Bu çalşımaya girenin basiret gözü açılır. Avamdan Havvasa geçer. Havastan da Havassul Havasa geçer. Avam sadece dış bünyeyi görür, Havas seçkin gruptur, Havvasul Havas sırrı kimseye açmazlar sır aralarında kalır.
METİN ACIPAYAM: Tasavvufta melamet nedir ?
VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Melametlik insanların horlamasına rağmen dininden taviz vermeden yaşamaktır. Günümüzde çarşaflı bir kadının o tesettürü ile İstanbul gibi bir şehirde yaşaması gibi veya bir müminin sarık cübbe ile gezmesi gibi. İslam bunla mı oluyor denebilir oysa ki bir hadisi şerifte Resullullah (sav) efendimiz ahir zaman da benim bir sünnetimi ihya edene ayağa kaldırana şehir sevabı vardır diye buyurmuşlardır. Muhiddini Arabi Hazretleri peygamberlikten sonra en büyük makam olarak melamiliği görmüştür. Melamiliğin en önemli temsilcileri peygamberler olmuştur.
METİN ACIPAYAM: Peki melamilikte ızdırap söz konusu ızdırap gerçekten insanı tekamüle götürür mü?
VOLKAN KEMAL ERGENEKON: İbn-i Kayyim bir eserinde şöyle der ”her benlik ızdırabı tadacaktır arınmak içinde zaten ızdırap olmalıdır. Izdırap olmadan felah olmaz.” Bence de ızdırap bir eğitimdir ve tekamüldür. Ancak islamda sonsuz bir ızdırap yoktur. Bütün önderlerin yaşamlarında ızdırap eğitimleri görülür. Sevgili peygamberimiz (sav), İmam Humeyni (ra), Mahatma Gandi, Buda ve tüm peygamberler (as) nitekim İmam Humeyni Hazretleri bir konuşmasında zevk ve sefa içerisinde yaşayan liderler ülkelerini çöküşe götürmüştür diye buyurmuştur. Buna en güzel örnekte Şah Rıza Pehlevi, Saddam Hüseyin, Çovuşesko ve karısı, daha önce ki tarihlere gidecek olursakta Rus çarlarını, 14. Luiyi, Emevi Hanedanlarını göstere biliriz.
METİN ACIPAYAM: Mülâkâtın başında daimi Riyaziyatın sakıncalarından bahsetmiştiniz bunun fizyolojik ve sosyolojik kısmını biraz açabilir misiniz?
VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Hıristiyan dünyasından örnek verecek olursak özellikle Katolik mehsebinde papazların ve rahibelerin evlenmesinin yasaklanmış olması ruhban sınıfında büyük oranda sapkınlığa yol açmıştır. Homoseksüellik ve lezbiyenlik gibi. Maddi hayattan sürekli uzaklaşmak ise insan fıtratına ters olması veçilesi ile şuur altında aşırı mal biriktirme duygusu ve hırsı oluşturmuş ve bu da rahiplerin yolsuzluk skandallarına sebep olmuştur. Görüldüğü gibi ifrat ve tefrit insan yapısını bozmaktadır. Nitekim son papa Katolik dünyasında görülmemiş bir şekilde bu çalkantıdan rahatsız olduğu için görevinden istifa etmek zorunda kalmıştır. Saygı selam ve dualarımla…
METİN ACIPAYAM: Teşekkür ederim.

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s