PSİKOLOJİK SAVAŞ MÜLAKATLARI -1-

 VOLKAN KEMAL ERGENEKON İLE “PSİKOLOJİK SAVAŞ VE TSK” BAŞLIKLI SÖYLEŞİ

VOLKAN KEMAL ERGENEKON KİMDİR?

 

Volkan Kemal Ergenekon 1959 yılında Erzurum’da doğdu. 1977 yılında Kuleli Askeri Lisesi’nden, 1982 yılında da Kara Harp Okulu’ndan mezun oldu. 1983’te Tuzla Piyade okulunu bitirdi ve 1986’da İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde mastır çalışması yaptı.
1989’da Türk Silahlı Kuvvetleri’nden emekli olduktan sonra sırasıyla Milli Gazete’de personel müdürlüğü, Yörünge Dergisi’nde dış politika yazarlığı ve İngilizce çevirmenlik görevlerinde bulundu. 1991–1993 yılları arasında İran’da hem metafizik ile ilgili konularda hem de Fars dili üzerine eğitim aldı. Bu dönemde Tahran’da İslami Birlik gazetesinde Farsça ve Türkçe makaleler yazdı.

 

Qum kentinde tanınmış Ayetullahlardan ve Pakistan sınırındaki Budistlerden metafizik konularında yararlandı. 1994’te Türkiye’ye dönerek Beklenen Vakit gazetesinde ekonomi servisi sorumlusu olarak bir yıl görev yaptı.

1995 yılından itibaren ise araştırmalarını tamamen metafizik ve parapsikoloji konularına ayırdı. MÜ TV, Star TV, ATV, TGRT, TV 8, KanalTürk, Mpl, Kanal 9, Ülke Tv, Tv 5 televizyonlarında ve ayrıca Moral FM ve Akra FM radyo kanallarında metafizik konularında çeşitli programlara katıldı. Evli ve 3 çocuk babası olan Volkan Kemal Ergenekon İngilizce, Farsça ve Osmanlıca bilmektedir. Şuan (2011 itibariyle) İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde Mastır yapmaktadır.

2007 yılında Düşünce Yayınları tarafından 4. Boyutun Sakinleri – CİNLER  isimli bir kitabı yayınlanmıştır.

 

 

METİN ACIPAYAM: Hocam merhabalar.

 

VOLKAN KEMAL ERGENEKON:  Merhabalar efendim.

 

METİN ACIPAYAM: Dilerseniz sorumuza geçelim.

 

METİN ACIPAYAM: Günümüzde topla tüfekle savaşın bittiğine şahit olmaktayız. Artık kitleler Psikolojik Savaş ile yıpratılmakta. Ruhbilimsel (psikolojik) savaş hakkında ne söylemek istersiniz?

 

VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Bismillahirrahmanirrahiym…

 

Hamd bizleri yaratan Rabbimize (cc) salat ve selam sevgili Peygamberimiz Resulullah  (S.A.V) efendimizin, tüm peygamberlerin pak ehli Beytinin ve onların yolundan giden ashabın tabiin ve tabai tabii nin tüm şehit ve gazilerin üzerine olsun…

 

Öncelikle tenezzül buyurup bu röportajı benimle yaptığınız için sizlere müteşekkir olduğumu ifade ederek başlamak istiyorum sözlerime. Her zaman şunu ifade etmeye çalışmışımdır. Psikoloji en temel unsurların başın da gelir ve üniversitelerin son sınıfına kadar mecburi ders olarak okutulmalıdır. Çünkü psikolojisi güçlü olmayan bir insan mesleğinde başarılı olamaz. Hem kendisine, hem ailesine , hem de çalıştığı kuruma, devlete zarar verir istemeyerek te olsa. Güçlü olan ise zirveye taşır. Bundan mütevellit , her fert çok iyi derecede psikoloji ve sosyoloji ilmine vakıf olmalı bence. Konumuza gelince. Bu askeri alanda da kuşkusuz böyle. Nitekim PSİKOLOJİK HARP ders olarak Harp Okullarında özellikle okutulmakta önemine binaen. Bu alan , tarih boyunca tüm devletler tarafından dikkate alınmış, konunun ciddiyetle üzerine düşen devletler , savaşlardan ve barış anlaşmalarından muvaffakiyetle çıkmışlardır…

Artık savaşın, sadece konvansiyel silahlarla kazanılmadığı günümüz de daha çok gün yüzüne çıkmıştır. HARP TARİHİNE baktığımız da PSİKOLOJİK HARBİN çok çok eskilere dayandığı görülür. Savaş öncesi ,karşı tarafın moralini bozmak için , korkutucu kıyafetler giymek , davul ve diğer aletler ile moral bozmak, nara atmak bunların o günün koşullarında en çok kullanılan yöntemlerinden birisi idi. Bildiğiniz gibi, Mehter Takımının en önemli işlevlerinden birisi buydu. Dünyanın en büyük askeri mızıka Takımı olan Mehter feth edilecek kaleye gelmeden 30 km’den sesi duyulur ve karşı tarafı moralman çökertirdi. Moğolar gibi acımasız ordular ise aşırı katliam örneği göstererek karşı tarfı yıldırıp korkutarak kaleleri savaşsız teslim alıyorlardı. Diri diri toprağa gömme , kafaları uçurup yakma gibi. Günümüz de IŞİD’in uyguladığı gibi. Bir iki ve üçüncü sorularınıza böylece global bir cevap vermiş oluyorum zannederim.

 

METİN ACIPAYAM: Psikolojik savaş yöntemi yeni bulunan bir sistem midir?

 

VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Tarihe baktığımız da bunun çok çok eskilere dayandığına şahit oluruz. Mesela Annibal’ın filleri ön safta kullanması buna tipik bir örnektir. Ghandi’nin pasif savunma ile psikoljik olarak emperyalist İngilizleri dize getirmesi, Yıldırım Beyazıd’ın Niğbolu surlarına düşman safları gece yarıp Doğan Beye seslenmesi, Sultan Alparsla’nın kefen giyip Malazgirt Meydanın da görünmesi savaş öncesi, Emperyalist ABD ile yine emperyalist SSCB arasında ki soğuk savaş, spor müsabakalarında ki rekabet, mücadeleler v.b.

Bunların en tipik örnekleri …

 

METİN ACIPAYAM: Psikolojik savaş stratejisi sadece devletlerle alakalı bir hadise midir?

 

VOLKAN KEMAL ERGENEKON:Hayır. Psikolojik savaş her alanda uygulanan bir yöntem. Şirketler arası rekabet savaşında, siyasi partiler arasında ve daha da alta indirgersek, aile içi mücadeleler de, komşu ilişkilerinde.

 

Stalin ile Troçki arasındaki psikolojik harp buna güzel bir örnek olabilir. Veya Şah ile İmam Humeyni arasında ki uzun psikolojik savaş. Bu arada şirketlerin reklamlar yolu ile birbirlerini yıpratma yalanlama savaşları. Siyasi partilerin birbirlerine kurdukları kumpaslar, yalan haberler vs.

Örnekleri çoğaltmak mümkün. O yüzden günümüzde kişisel gelişim kitapları artık daha revaçta. Bunun çok büyük bir güç olduğunu toplumlar ve bireyler farketmiş vaziyette bence. Yeterli olmasa da!..

 

METİN ACIPAYAM: “Ordu milletin yumruğudur” diyen Necip Fazıl’ın hitap ettiği Necip Türk Milleti, asırlardır ordu’suna en çok güvenen bir millettir. Asker-millet kavramı o kadar oturmuş bir tabirdir ki, milletimiz çocuklarını askere gönderirken davul zurna ile göndermektedir. Bu millet askerine “Yavru Muhammed” tabiriyle “Mehmetçik” asker ocağına ise “Peygamber Ocağı” diyerek hem askerine hemde bulunduğu kuruma bir kutsaliyet vermiştir. Böylesi bir durum hiç bir millette yoktur. Kendi Peygamberinin ismini alan hiç bir askerde yoktur dünyada. Bu noktadan hareketle görüşlerinizi alalım?

 

VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Maalesef üzülerek belirtmek isterim ki; bugünkü Türk Silahlı Kuvvetleri’ne Peygamber Ocağı demek çok zor. Namaz kılıyor diye personelini refüze eden bir ordu peygamber ocağı olabilir mi?

 

Hanımı başörtülü diye Orduevine alınmayan  lojmana sokulmayan bir ordu peygamber ocağı olabilir mi? Subayı -Astsubayı içki içmiyor diye fişlenen bir Ordu da bunlardan bahsedebilmek mümkün mü ? Evladının diploma törenini başörtülü diye tel örgünün arkasın da gözyaşları ile seyreden anneyi hatırlarsınız. Gaziantep’in kurtuluş yıldönümü törenlerinde staddan başörtülü diye kovulan anneyi hatırlarsınız. Şehitlerin cenaze namazına katılmayan generaller vesaire. Bunlar yüz kızartıcı bir çok hareketler.

 

Nitekim Başbuğ da bu konuda çok büyük hatalar yaptıklarını bir röportaj da itiraf etti. Umarım samimidir. Şunu unutmayalım ki; dinsiz bir Ordu asla başarılı olamaz. Tarih bunu göstermiştir. Çünkü harp, ölme ve öldürme sanatına dayanır. Ancak İlahi Kelimatullah için asker ölüme gider. Diğerleri lejyoner ordusudur ki akıbetleri hepimizce malum…

 

METİN ACIPAYAM: Yukarıdaki sorumuzdan hareketle; kendi askerine ve ocağına bu denli kutsaliyet üslubuyla yaklaşan milletimizin dinine karşı, Askeriye’nin içinde bir takım yapılanmalar sürekli olarak çalışmaktalar. Gerçi İttihat Terakki’den bu yana Askeriye’miz milletimizin değerlerine küfrü moda haline getirmiştir. Acaba psikolojik savaş dediğimiz yöntem TSK’ya da uygulanmış mıdır? Eğer böyle birşey yapılıyor ise, bu faaliyetlerin ordu üzerinden yapılmasının amacı nedir?

 

VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Elbette ki emperyalist Batının bizim üzerimizde ki yıkıcı psikolojik harekatları saymakla bitmeyecek kadar çoktur. Özellikle siyonist Yahudilerin. Amaç Ordumuzu milli ve dini duygulardan uzaklaştırmak sureti ile zayıflatmak. Çünkü en büyük güç bir ordu için moral değerlerdir. Şerefli Ordumuz bu güç sayesinde kendisinden üç kat daha güçlü orduları dize getirmemişmidir. Başka milletlerin muharebelerin de de bunun örnekleri vardır. Japon Çin savaşı gibi. Afganlı mücahitlerle SSCB nin savaşı gibi. ABD-VİETNAM Savaşı gibi. Örnek çoğaltmak mümkün.

 

METİN ACIPAYAM: Psikolojik savaş yönteminin bir kolu da dezenformasyon, yani; bilgi çarpıtmadır. Ülkemizde bu nasıl uygulanmaktadır?

 

VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Dezanfarmasyon Psikolojik Harp te en çok uygulanan metodlardan birisidir. A.B.D bu konu ile ilgili Hollywood ile direkt dirsek temasındadır. Amerikan Sinema sektörü ile CIA arasında çok sıkı bir işbirliği bulunmaktadır. Yaptıkları filmler ile ABD ye karşı konulamayacağı sürekli işlenir. RAMBO filmlerin de olduğu gibi. Çizgi romanlar da da bunları görmek. Çünkü önce Tommiks Teksas ile başladılar kendilerine sempati besletmeye sonra filmler de beyin yıkama olayları gelişti. Mesela Sovyatler Birliğini bu yola yıktılar. Kültür Mübadelesi çerçevesin de Rolling Stones adlı Rock gurubunu yolladı ABD.  Sovyet gençleri Light showları ve tırlarla gelen müzik sistemlerini görünce kendilerinin ne kadar geri kapitalist sistemin ne denli ileri seviye de olduğunu gördüler ve yavaş yavaş öğrenci hareketleri başladı. Zaten ABD OTPOR hareketi ile bütün ülkelere böyle girdi. Geoge Soros’un başını çektiği hareket bildiğiniz gibi.

 

Yugoslavya da , Gürcistan da böyle olmadı mı ?…

 

METİN ACIPAYAM: Geoge Soros’u çok iyi bilirim.

VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Evet.

 

METİN ACIPAYAM: Başka bir soruya geçelim.

Hain Yapılanma olan FETHULLAH hareketi hakkında ne söylemek istersiniz? CIA güdümünde olan bu hareketin kitleleri nasıl ve hangi şekilde yıprattıkları hakkında düşüncenizi alabilir miyim?

VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Bakınız istihbarat da KOZA diye bir deyim vardır. Bu kozalar, küçük yaşta yetiştirilir, bir milletin, içine o milletin bir nüvesiymiş gibi sokulur ve gerekli tahribatı bu şekilde en güzel şekide başardıktan sonra görevini tamamlamış olur.

 

Fetullah Hareketi de aynı Lawrens örneğin de olduğu gibi bu tahribatı yaptı ve yapmakta kısmen de olsa devam ediyor. Tabanına saygım sevgim var. Hepsi pırlanta gibi aileler. Kültürlü seviyeli İslam ahlakı ile ahlaklanmış ve iyi yetişmişler.

 

Ancak üst kademe için aynı şeyi söyleyemeyeceği maalesef. DİNLERARASI DİYALOG denilem şey aslında Ümmet için en büyük İHANETLERDEN birisidir. Bu yolla İslam Akıdesi sulandırılmakta ve Hristiysanlığa entegre edilmektedir. Müslümanlar pasifize edilmekte, ruhları çalınmaktadır. Sayın Prof.Dr.Yümni Sezen hocamızın DİALOG İHANETİ isimli kitabını tüm arkadaşlarımıza tavsiye ediyorum. BAHAİLİĞİ de araştırmanızı salık veririm. O zaman arada ki sinsi bağlantıyı hemen fark edeceğiniz umuyorum.

 

METİN ACIPAYAM: Yümni Sezen hoca, çok sevip saydığım bir şahıstır. Bu vesile ile o değerli ismi de anmış olduk. Genel mevzuumuz bu olmadığı için üzerinde pek fazla durmayalım. Başka bir soruya geçelim.

 

METİN ACIPAYAM: Son olarak klasik bir savaşta güvenlik orduyu ilgilendirirken, Psikolojik savaşta halk ne gibi önlemler almalıdır?

 

VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Öncelikle bu konu da halkın çok çok şuurlu olması lazım. Unesco verilerine göre Bir Japonun yılda 25 kitap bitirdiğini bizde ise 24 kişinin yılda bir kitap okuduğunu göz önüne alacak olursak bu çok zor gibi gözüküyor. Türkiye de Kütüphanelere kayıtlı sayısı 485 bin. İngiltere de 30 milyon vesaire.

 

Öncelikle zayıf yanımız bu. İkinci zayıf yanımız KAVMİYETÇİLİK. Emperyalistler bizi en çok buradan vurmakta ki bölüp parçalayıp küçük lokmalar haline getirsinler. Hazım zorluğu çekmesinler. Diğer yumuşak karnımız da MEZHEPÇİLİK hastalığı. Bu hastalık bugün Hükümeti ve komşularımız zora sokmuş, ABD ve İSRAİL in ekmeğine yağ sürmemize vesile olmuştur. Emperyalistlerin PSİKOLOJİK HARP de ki bugün en güçlü silahı MEZHEPÇİLİK VE KAVMİYETÇİK silahıdır. Kendi dolaylı yoldan kurdurdukları IŞİD, bugün bu görevi en güzel şekil de ifa etmektedir. ABD ve SİYONİST İSRAİL İLE EL SIKIŞAN HER DEVLET VE ŞAHIS, ÜMMETE İHANET İÇİNDEDİR. Ne bizleri yaratan Rabbimiz, ne de Peygamber efendimiz (sav) Kavmiyetçilik ve bölücülük yapandan razı değildir…Allahın (cc) ipine sarılmanın en güzel örneği Hizbullah ile Hamas ın Flistindeki mükenmmel dayanışmasıdır günümüzde.

 

İnşaallah bu örneklerin sayısı artar.

 

Saygı selam ve dualarımla…

 

METİN ACIPAYAM: Teşekkür ederiz efendim.

 

VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Rica ederim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s