PARAPSİKOLOJİ VE ZİHİN KONTROLÜ MÜLAKATLARI -2-

Zihin kontrolü konusunda çalışan devletler ve uygulamaları

METİN ACIPAYAM : Hocam zihin kontrolü denince pisijik güç geliyor bu konunun tarihini bize kısaca anlatabilir misiniz ?

VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Metin Bey, Pisijik güç zamanın kendisi kadar eski olmakla birlikte bilimsel çevreler tarafından maalesef yeni yeni ciddiye alınmaya başlandı. Artık bilimsel deneyler Pisijik güçlerin var olabileceğini ve onları kontrol edebilirsek, dşünce okumak, zamanda yolculuk, gelecekte ki hadiseleri hissedebilmek gibi imkansız olduğunu düşündüğümüz olayları keşfetmemizin mümkün olabileceğini göstermektedir. Tüm eski inançlarda ve İslam akayidinde insan kainatın bir parçası olarak algılanırken 16.yy da İSAAC NEWTON REUNE DECARTES tarafından insan bir makine gibi algılanmaya başlanmış ve fizik kurallarına tabii tutulmuştur. Nitekim bildiğiniz gibi tüm Ortodoks bilim buradan türemiştir. İnsanı bir makına gibi algılarsak kendi kendini tamir etmesi düşünülemez ve kainatla bir bütünlük oluşturması beklenemezdi. Bu yaklaşım bilimin ilerlemesinde pozitif katkılar sağlarken en basit bir yara iyileşmesini bile açıklayamamaktadır. DR. Rıza Nur ‘un ki kendisi ataistdi ve Atatürk döneminde dört ayrı bakanlık yaptı. Sağlık Bakanlığı dahil. Hayat ve Hatıratım isimli kitabın ikinci cildinde siil hastalığını doktorların iyileştirememesine rağmen yaşlı komlu bir teyzenin okuyarak iyileştirmesini hayretler içerisinde anlatır. Bunun gibi pek çok rahatsızlıklar metafizik metodlarla iyileştirilmektedir.

METİN ACIPAYAM Modern bilim bu konuya nasıl bakıyor efendim ?

VOLKAN KEMAL ERGENEKON: : Modern bilim artık maddenin atom altı parçacıklarına inebilmekte, orada bir görünüp bir kaybolan ışık parçacıklarını (foton,kuant) varlığından ve bu fotonların düşünce gücünden etkilendiğinden bahsetmekte. Zaten insanın pisijik gücünün maddeyi etkilemesi işte bu atom altı boyutta gerçekleşmektedir.

METİN ACIPAYAM: Kainatta kaç boyut var ve boyutlar arası geçiş mümkün müdür ?

VOLKAN KEMAL ERGENEKON Kainatta onbir boyut olduğunu modern bilim kabul etti ve aynı zamanda bu boyutların arasında geçiş olabileceğide kabul edilmekte. İnsan tıpki bir balığın denizde veya akvaryumda yüzmesi gibi dördüncü boyutta yaşarken titreşimini yeter seviyeye çıkarttığında diğer boyutlarada geçebilir. Işık hızında ki bir varlığın hız kestiğinde (bu yaklaşık olarak metaryelize olarak bir alt boyuta geçmesi gibi) işte bu onbir boyutun hepsine birden kollektif bilinç = saftada = saf enerji = aklı evvel (tasavvufta ki deyimi ile) İnsan gerekli çalışmalarla kollektif bilince ulaşmayı (özüne, Rabbine) başarabilirse diğer insanları eşyaları ve olaylarıda etkileyebilir. Uzakta ki bir olayda yerden, nesneden, kişiden haber alabilir hale gelebilir. Beyin belirli çalışmalarla disipline edilecek olunursa diğer alemleri algılamaya yarayacak yeni sinaptik (iki sinir hücresinin birbirine temas ettiği nokta) yollar oluşabilir ve kişi diğer alemlerin canlıları ile iletişime geçebilecek kapasiteye ulaşabilir.

METİN ACIPAYAM: Peki bunu herkes başarabilir mi ?

VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Bazı kişilerde bu yetenek doğuştan varken nadiren ağır hastalıklar sonucuda elde edilebilir. Aynı şekilde belirli zikirlerle bu yetenekler sonradan da kazanılabilinir. Bu kollektif bilinci yani öze ulaşmak için eski kültürlerde halisinojen maddelerle birlikte insanı transa sokan davul ve benzeri aletlerle kullanılırdı.

METİN ACIPAYAM: Gece namazı neden bu konularda çok önemli ?

VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Yapılan bilimsel deneyler DMT (dimetil triptofan) nın insan beyninde, epifez dediğimiz bezden gece 1 ila 5 arasında salgılandığını (gece 03 te pik yapmaktadır) ve halisinojen bir madde olduğunu gösteriyor. Bu aynı zamanda üzerlik otunun toğumunda da bulunmakta olup Güney Amerika yerlileri ve Şaman rahipler tarafından transa geçmek ve diğer boyutların canlıları ile iletişime geçmek için kullanılmıştır. Gece ibadetinin ve teeccüt namazının daha eftal olmasının temelinde bu bilimsel gerçeklik vardır. Aynı zamanda epifez bezinden melatonin hormonuda salgılanarak insanı derin uykuya sokar. Nefsini yenip gece ibadetine kalkan kişi hormonlarının etkisi ile demetil triptofan diğer boyutlara geçişi hızlandıracaktır.

METİN ACIPAYAM: Bu tür halüsinojen maddeler istikbarak örgütlerincede kullanılmışmıdır ?

VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Artık sadece beynimizin değil kalbimizinde ortamda ki bilgiyi alıp yorumlayıp beyne sunduğunu biliyoruz. Ayrıca genlerimizin değişmez değil çevre faktörleri değiştikçe genlerimizinde bunlara adaptasyon sağladığını bedenimizin, yeteneklerimizin, algımızın geliştiğini biliyoruz. LSD, DMT gibi halüsinojen insanların beyinlerini okumak onları yönlendirmek veya onların güçlerinden faydalanarak istihbarat veya faili mechul cinayetleri çözmek için kullanılmaktadır. Bu amaçla istihbarat örgütleri sayısız deneyler yapmıştır. Amaç; ardında hiç bir iz bırakmayan süikastçiler yetiştirmektir.

METİN ACIPAYAM: CIA nın gizli deneyleri hakkında ana hatlarıyla bilgi verir misiniz ?

VOLKAN KEMAL ERGENEKON: CIA toplumdan, farkında olmayan kimselere biyolojik ve kimyasal işlemler uygulamıştır. Üçüncü dünya liderleri için suikastler planlamıştır. Zihin kontrolünde uzman Nazi savaş suçlusu doktorları yargılamayarak gizlice ABD ye getirtmiştir. CIA biyolojik silahlara milyonlarca dolar harcamıştır. Fort Ditrick te şarbon veba hastalıkları üretmiş Newyork ta kimyasal savaş deneyi yapmıştır. Günümüzde ikiz kulelere uyguladığı gibi sarin gazını askeri gönüllüler üzerinde denemiştir. Bunu askerlerden gizlemiş soğuk algınlığına karşı deney yapıyoruz diye bildirmiştir. Bu konuda uygun denekler olarak evsizler, fahişeler, mahkumlar ve azınlıklar kullanılmıştır. Deneyde LSD verilmekte ödül olarakta asla etik olmayacak bir şekilde eroin verilmiştir. Bu konuda uyuşturucu aldığı bilinen askerlerde kullanılmıştır. Bu tür habersiz yapılan deneyler hipotrak yemini ile asla bağdaşmaz. Nitekim ABD hava kuvvetlerinde görev yapan pilotların yakalandıkları zaman Kuzey Kore de biyolojik silahlar kullandıklarını itiraf etmişlerdir.

METİN ACIPAYAM: ABD nin uç deneylerinden biraz bahseder misiniz ?

VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Uç deneylerde önce hafıca kaybı ouşturulur sonra o kişiye yeni bir kimlik verilir giriş kodu verilip amaç doğrultusunda kullanılır. Nitekim CIA bu çalışmalara 1957 yılından beri devam etmektedir. Sorgu için potansiyel kurbanları düşman bilim adamları ve çift taraflı ajanları omuştur. Hafıza kaybı için iki yöntem uygulanmıştır. Elektro şok ve pisijik dalış.

METİN ACIPAYAM: Hocam elekto şok hepimizin bildiği ve duyduğu bir yöntem. Pisijik dalış konusunu biraz daha açmanız mümkün mü ?

VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Pisijik dalış tekniğisürekli aynı mesajı dinletme yolu ile gerçekleştirilmektedir. Bu yöntemde hipnoz ön plana çıkmaktadır. Kendi kendine hipnoz yöntemi ile yetiştirilen suikastçı yakalandığında hiçbir şeyi hatırlayamamaktadır. CIA hipnoz ve uyuşturucularla kendi suikastçisini yaratmaya çalışmıştır. Bu suikastlere kendi devlet başkanları Robert Kennedy nin öldürülüşü bunun en güzel örneğidir.

METİN ACIPAYAM: Peki Rober Kennedy ne için öldürülmüştü hocam ?

VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Bence en önemli sebeplerin başında zenci ayrımına karşı gelmesi, Vietnam savaşına karşı gelmesi, Fidel Kastronun Kübası ile barış yapmak istemesi ve mason olmayışı. Bu faktörler siyonist yahudi silah tüccarlarını ilaç sektörünü tedirgin etmiştir. Savaşa karşı olan Robert Kennedy bu güruhun tekerine çomak sokmuştur. CIA soğuk savaş döneminde her gayri meşru işi haklı gösteriyor karşı çıkanlara vatan haini damgası vuruyordu. Ulusal güvenlik adına her icraatı meşrulaştırıyor öldürdüğü kişilere kaza süsü veriyordu. Hipnoz deneyleri için elli kurum ile irtibatı olan CIA bu kuruluşlara 30 milyon dolar ödemiş 44 üniversite ve 12 hastane üzerinde bu konuda çalışmalar yapmıştır. Suikast yöntemleri kitapçığında bu konu ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Mossad nin çalşıma faaliyetide bundan farklı değildir. Oda bu tür çalışmaları tamamen etik dışı bir şekilde Filistinli müslüman esilere uygulamaktadır.

METİN ACIPAYAM : Verdiğiniz bilgilerden dolayı çok teşekkür ederim ,

VOLKAN KEMAL ERGENEKON: Bana bu fırsatı verdiğiniz için ben teşekkür ederim…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s