MECELLE HAKKINDA -1-

Mecelle  –TAKDİM-

Mecella hakkında

Garp ideolojisine kalben bağlı olan cumhuriyet güruhunun, cumhuriyetin hemen ardından kabul eyledikleri İsviçre Medeni kanunundan evvel, Medeni kanunumuz; Mecellei Ahkâmı Adliye idi.

Mecelle mer’iyete konulmadan evvel umumi olarak hakimler fıhık kitaplarında yazılı olan Hanefi mezhebi içtihatlarından mamûlinbih olan meselelere hükmeder ve şeyhülislamlar tarafından verilen fetva ve mecmualarından istifade ederlerdi. Bu durum günümüz hukuk düzeni içerisindeki temyiz mahkemeleri işlevindedir.

Hanefi mezhebinde bir hayli içtihat vardır. Bunlardan zamana bağlı ve halkın seviye ve haline uygun olanı arayıp ortaya koymak bir hayli bilgiye bağlı idi. Zamanla bu meziyete hâiz olan hakimlerin sayısı azalmıştı. İşte Mecelle bu ihtiyacı temin maksadıyla, bütün içtihatları bünyesinde toplamak ihtiyacıyla yapılmıştı.

Mecelle’nin hazırlanma yıllarında iki görüş hakimdi Bu görüşlerin ilki, hukuk ve fıkıh bilgisinden mahrum bazı Batı temâyüllü Devlet adamları Türk medeni kanunu olarak Fransız medeni kanunun tercümesine taraftardı. Fransız Maslahatgüzarı da bu uğurda durmadan çalışıp gayret sarfetmekte idi. Said Paşa’nn hatıratında yazdığına göre Ali Paşa Sultan Abdülazize takdim ettiği lâyihada tab’ayı hıristiyanın hukuk ve menafii ve memleketten müstefid olmaları için Fransız Medeni Kanununun (Code Civil) Memaliki Osmaniyede tatbikini tasviye ediyordu. Nihayet başta Ahmed Cevdet Paşa olduğu halde Milli Kanun taraftarı olan ekseriyet galip gelerek Mecellenin tanzimine karar verildi.

***

Code Civil (Kod sivil) üzerinde kısaca durmak isterim.

Mecelle ile alakalı ilerliyen zamanlarda geniş manada tetkik edeceğimiz Kodesivil hakkında değerli hukukçu Dr. A. Refik Gür “Hukuk tarihi ve tefekkürü bakımından MECELLE” isimli eserinde şunları yazıyor;

“Fransız medenî mevzuatını çevreleyen Code, sekiz asırlık bir hukuk inkişafının verdiği meyve olarak derlenmiştir. Fransız hususi hukukunu tedvin etmek fikri ilk defa 1791 Anayasası’nda kabul edilmiştir. Tedvin keyfiyeti Conbacêrês tarafından ele alınarak iki proje halinde Convention’a takdim edilmiş, fakat Convention bu projeleri reddetmişti: “Drectoire” idaresi aynı müellife üçüncü bir proje daha hazırlatmıştı. Fakat, Napolêon Bonapart, Code Civil’i hazırlatarak teşriî meclisce tasdikini temin etmişti. Fransızca ve İngilizce’de kanun manasına gelen “c o d e” Fransa’da yapılan ve Napolêon Bonapart zamanında 1804 tarihinde isdar edilen şekliyle, aynı zamanda beş kanun (Cing Code) adıyla anılan kanunlar mecmuasından (Mecelle) ibaret olup, 21 Mart 1804’de medenî 28 Ağustos 1807’de ticaret, 24 Nisan 1806’da hukuk muhakemeleri usûlü, 20 Nisan 1810’da ceza hukuku ve ceza muhakemeleri usûlü kanunlarını ihtiva eder. Hazırlanışında Bigot, Tranchet de Prêmenu ve Portalis, Maleville adlı müelliflerin büyük çalışmaları geçmiştir. Medeni Kanun bir mukaddime ile:

  • Şahıslar,
  • Mallar,
  • Mülkiyetin İktisabı

Bahislerine ait üç kitaptan teşekkül eden 2281 maddeyi ihtiva eder. (Dr. A. Refik Gür “Hukuk tarihi ve tefekkürü bakımından MECELLE” 3. Baskı, Sebil Yayınevi, s.22-23)

***

Garp temayülüne kendini kaptıran bir takım aydınlar, yeni ahkamı adliye hükümleri bildiren hukuk çalışması yerine, bu Fransız mamülü Kod sivili tatbik etmek istiyorlardı. Fakat muvaffak olamadılar, Ahmet Cevdet Paşa’nın ağırlığıyla Mecelle’nin hazırlanmasına karar verilmiştir.

Mecelle bir ilmi Hey’et tarafından Hicri 1284 tarihinde başlayarak Hicri 1293 tarihinde hitama ermiştir. Hukuk üstadı Ali Himmet Berki’nin aktarımlarından öğrendiğimize göre, Mecelle heyeti muayyen günlerde toplanır, yazılacak mevzuların tertip ve tahriri görüşülerek kaleme alınmak üzere içlerinden birine havale olunur ve karar veçhile yazıldıktan ve tekrar kısım kısım maddeler üzerinde bir defa daha görüşüldükten sonra kabul olunan şekilde tespit olunur ve her madde yazılış bakımından Reis Cevdet Paşa’nın tashihinde geçerdi. Hey’et azasından Muallimhanei Nüvvab (Hakim yetiştiren) mektebi müdürü Yunus Vehbi efendi merhum, Mecellenin tedvininde cereyan eden münakaşa ve müzakereleri talebeye anlatır ve hiç bir maddenin müzakeresiz yazılmadığını hikâye ederdi.

Mecelle’nin üslubu

Ali Himmet Berki’ye göre eserler üç üslubla söylenir ve yazılır. Bunlar;

  • Âli uslub
  • Mütavassıt uslub
  • Sâde uslub

Umumiyetle belâgata müteallik eserlerde âli uslub, kanunlarda ve ilim fenne ait metinlerde Mütavassıt uslub, mufassal eserlerde şerh ve hâşiyelerde sâde uslub kullanılır. Mecelle mütevassıt uslubla kaleme alınmış, ve sonuna kadar öyle devam etmiştir.

Mecelle görülen kitaplarla hülâsaten Borçlara, Ayni Haklara, Haksız fiillere, her türlü şirkete, sulhe, ibraya, ikrara, dava ve beyyinelerin nevileriyle, usulü muhakemeye, kaza ve hakimliğe ve tahkime ait bahisleri muhtevidir.

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s