İSLAM HUKUKUNA GİRİŞ -16-

İslam Ceza Hukukunun Tecavüze Uğrayan Hakkındaki Hükmü

İslam Ceza Hukukunda tecavüze uğrayanın canına, malına veya haklarından herhangi birisine tecavüz edilen kişidir. İslam hukukunda tecavüze uğrayan kişiye de mecniyyunaleyh adı verilir. İslâm hukuku tecavüze uğrayan kişinin idrak ve ihtiyar sahibi olmasını –suçluda aradığı gibi- şart koşmaz. Çünkü suçlu cezaî mesuliyete haizdir ve bundan dolayı muaheze olunur. Hem mesuliyet kanun koyucusunun buyruklarına isyan fiiline tereddüb etmektedir. Kanun koyucunun buyruklarına ise ancak idrak ve ihtiyar sahibi olan kimse muhattab olur. Tecavüze uğrayan kişi ise mesul değildir. O tecavüze uğramıştır ve uğradığı tecavüz dolayısıyla tecavüz edene karşı (suçlu) bir hak elde etmiştir. Hak sahibinin idrak ve ihtiyar sahibi olması şartı yoktur. Onun sadece hakkı elde etmeye ehliyetli olması şartı vardır.

Suçlardan doğan haklar iki türlüdür.

  • Allahu Tealanın hakları
  • İnsanların hakları
  • Allahu Tealanın hakları cemiyet menfaatını alakadar eden, cemiyet nizamını ilgilendiren suçlardan neşet eder.
  • İnsanların hakları ise fertlerin hukukunu ilgilendiren suçlardan doğar. Bu durumda tecavüze uğrayan kişi mümeyyiz veya gayrımümeyyiz, akıllı veya deli olabilir. Tıpkı bunun gibi tecavüze uğrayanın bir fert olmayıp bir kitle olması da mümkündür. Tecavüz zina veya irtidad suçu gibi bir suç ise sadece fertlere değil topluma karşı sayılır.

Tecavüze uğrayan hususi şahsiyetine sahip olabileceği gibi, manevi kişiliğe sahip tüzel kişi de olabilir. Suçlunun bir şirketin, bir vakfın veya devletin malını çalması gibi. Eğer suç mahali hayvan veya katı madde cinsinden olan bir mülk ise, yahut da inanç değerleri ise o takdirde tecavüze uğrayan hayvan veya malın sahibi, yahut da o inanca bağlı olan gurublardır. Görülüyor ki tecavüze uğrayan her halükarda ya bir fert olarak veya bir gurubun temsilcisi olarak insandır.

İslam hukuku; anasının karnından çıkmamış da olsa insanı tecavüze uğrayan şahıs olarak kabul eder. Meselâ, bir kişi hamile bir kadının böğür veya karın boşluğuna vursa, çocuğunu düşerse bu takdirde bir suç değil iki suç işlemiş olur. Anneyi yaralama ve yavruyu düşürmekle hem anneye, hem de karnındaki yavruya tecavüz etmiş olacağından düşürdüğü yavrunun diyetini ödemesi yaraladığı annenin de yarı diyet olarak cezasını vermesi gerekir. Keza anne bir ilaç içerek çocuğunu düşürse düşürdüğü çocuğun diyetini ödemesi icab eder.

Bu noktada yavrunun tarifi yapılırken bazı fakihler annenin düşürdüğü et veya kemikten müteşekkil, suret kazanmış ve çocuk olduğu belirlenen yaratık olarak kabul ederler. Bazıları ise ceninin hilkatı belirlenmiş olan varlık olduğunu belirtirler. Üçüncü bir gurup ise ceninin hayatî bir varlığa sahip olan canlı olduğunu ifade ederler.

İslam hukukunda genel kaide insanın ölümle şahsiyetinin son bulacağıdır. Ölen kişinin varlığı kalmaz. Malı ve hukuku borçlularına ve vereselerine intikal eder. İnsanın malı ve hukuku ile birlikte kendisi suç mahalli olduğuna göre öldükten sonra insanın suç mahalli olabilmesi kişinin de iftira ettiği vakayı ispat edebilmek hakkı vardır.

Devam edecek

metinacipayam@hotmail.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s