EHL-İ SÜNNET VE İTİKAT YAZILARI -1-

İtikadı Bozuk Zümrelerin Hezeyan Dolu Görüşlerine Cevablar

 -TAKDİM-

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşundan bir yıl sonra ilga edilen Hilafet ve sonrasında Mustafa Kemal diktatörlüğünde yeni kurulan devletin bir “din projesi” vardır. Bu proje 1924 Mart’ında Hilafetin ilgası ile başlayan bir vetiredir aslında. Zira o tarihe kadar bütün siyasi ve idari değişikliklerin hepsi İslam’ın öz yapısı ve muhteviyatını hedef almıştır. O ana kadar Milli Mücadele’nin ruhunu teşkil eden hissiyat-ı diniye ile çatışmamak temel bir idari umde idi (prensipti.) Lakin Türk-Yunan Harbi’ni olabildiğince mübağlağalandırarak O’nun amil ve faili durumundaki bir takım şahıslara münakaşasız bir otorite kazandırmak sureti ile adeta bir “mit” ihdas edilmiş ve o şahıslar birer mitoloji kahramanı mevkiine yükseltilmiştir. Onlar da böyle bir otorite sahibi olunca kalplerinde her zaman barınan hissiyat olan “İslam düşmanlığını” diledikleri gibi tatbik mevkiine koymuşlardır. Laikliğin anayasaya 1937 tarihinde girmiş olmasına rağmen, her fırsatta tatbik edilmiş ve icraya dökülmüştür Laiklik. Üstelik henüz adı telaffuz edilmeyen Laiklik Cihan tarihinde sırf idari ve siyasi sahada dine yabancılaşmak manasını ihtiva ettiği halde, Türkiye’de hayatı ferdi ve içtimai planda da tamamen ladini kılmak istikametinde şümullü, sert ve zecri bir üslupla tatbik edilmeye başlanmıştır. Bu tutum orijinal muhtevası itibariyle laiklikle zıt kutupları teşkil eden İslam dinine yeni bir rol tanımayı icab ettirmiştir. Bu rol, İslam’ı mabede ve vicdanlara hapsetmek şeklinde ifade olunabilir. İslam’ın ve Müslümanların bu role razı edilebilmesi için Cumhuriyet tarihi boyunca gizli ve aşikâr bir surette ifa edilmiş faaliyetler burada saded haricidir. Ancak biz, şu tespitle iktifa edelim ki, devletin sırf İslamiyet’e karşı olan “Din Projesi”bu suretle ve şu lazıme ile başlamış ve günümüze kadar da çeşitli suretlerde devam ederek gelmiştir. Bu sinsi ve hainevi suni suretlerin çeşitli vecheleri ve vetirelerinin olduğu aşikar.

 

Bu yazı serimizde, aşağıdaki 30 maddede tesbit edilen yanlış ve zararlı görüşlere cevablar verilecektir. Bu cevablar, İslam’ın iki ana kaynağı olan Kur’an ve Sünnet esas alınmak süretiyle verilecektir.

 

Şu hakikat unutulmamalıdır ki, Anadolu ve ümmetin kurtuluşu Ehl-i Sünnet vel cemaat yoluyla gerçekleşecektir.

 

Yazı serimiz takdim yazısının akabininde ilk maddemiz olan “Kader” meselesi ile devam edecektir.

 

Cevab verilecek yanlış görüşler

 

  • Recmi inkar ediyoruz. Recimci mantığı recmediyoruz.
  • Kadere İnanmıyoruz.Yazıldı-çizildi hurafesini umursamıyoruz.
  • 3- Kur’an’a abdestsiz ya da cünüp ve ya adetli dokunmakta sakınca görmüyoruz.
  • 4- Ölülerimize Kur’an okumuyoruz.
    5- Kandillerle hiç işimiz olmaz.
    6- İsa, Mehdi ve Deccal hikayelerine inanmıyoruz.
    7- Kur’an-Buhari-Müslim “Sünni Teslis”ine iman etmiyoruz.
    8- Teravih diye bir namaz kılmıyoruz.
    9- Evliya sınıfı diye bir şey kabul etmiyoruz.
    10- Mezhebimiz yok! Tarikatımız yok!
    11- Hadisleri Din kaynağı kabul etmiyoruz.
    12- Türbelere tapınan müşriklerden uzağız.
    13- Kur’an’ın yanına ilave edilen kitapları recmediyoruz!
    14- Tevessül, Rabıta, Menkıbe, Himmet, Tevbe Alma vs… Saçmalıklarının karşısındayız.
    15- Cariyelik, Kölelik ve kafa kesen “Sünni Terör”ün karşısındayız.
    16- Panik yapmayın kabirde azap yok!
    17- Mezarlardan şefaat bekleyen sapıkları tekfir etmek görevimiz.
    18- Allah ile arasına aracı koyanlar, Ebu Cehi ‘in amentüsüne iman edenlerdir.
    19- Şeyhini Allah sanan kıpkızıl kafirlerin yakasını bırakmayacağız.
    20- Kainat bilmem kimin hürmetine yaratılmamıştır, kahrolsun hurafeciler.
    21- Gelenek dininin mürtediyiz, “Müslüman”dan başka adı kabul etmiyoruz.
    22- Uçtu-kaçtı masalarına, uydurma hadislere ve yalan yanlış keramet hikayelerine karşıyız.
    23- “Boş ol” demeyle kadını boşayan dine “Boş ol” diyoruz, boşadık bu sapkın din anlayışın.
    24- Muhammed (AS) ölümlü bir insandır, ölmüştür ve toprak olmuştur. Onu Allah sanan kafirler buna inanmasa da bu böyledir.
    25- Şehitlerin savaşması, evliyanın çarpması vs… Saçmalıklara asla inanmayacağız. Bir zahmet Filistin’e uğrasın bu hayali kahramanlar.
    26- Dokunulmazlık, günahsızlık yoktur, masum imam yoktur. Peygamber bile olsa herkes yargılanır hesap verir o kadar!
    27- Kafa kesmeyi, cariyelere tecavüz etmeyi, küçük çocukları evlendirmeyi din sayan “EHL-İ SÜNNET DİNCİ ANARŞİ” ile mücadelemiz ölene kadar sürecektir.
    28- Ayetleri koyun yedi sanan ilerizekalılar kusura bakmasınlar, biz onların inandığı dine inanmıyoruz.
    29- Tek kaynak Kur’an’dır. O halde hadis ve sünnet çöpe…
    30- Tefsir geleneğini kutsayan anlayışa karşıyız.

 

METİN ACIPAYAM

metinacipayam@hotmail.com

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s